İsrail'de 2 Kasım 2022 tarihinde yapılan parlamento seçimleri, ülkenin son dört yılda beşinci kez sandık başına gitmesiyle siyasi istikrarsızlığın sürdüğünü gösterdi. Seçim, eski Başbakan Binyamin Netanyahu'nun iktidara dönme çabası ile mevcut Başbakan Yair Lapid'in merkez sol koalisyonunu koruma mücadelesi arasında geçti. Kesin olmayan sonuçlara göre, Netanyahu liderliğindeki Likud Partisi ve müttefikleri Knesset'te 65 sandalye kazanarak çoğunluğu elde etti. Bu sonuç, İsrail siyasetinde yeni bir dönemin habercisi olabilir. Seçim, ülkenin iç politikası kadar Orta Doğu dengeleri açısından da yakından takip edildi.
Seçimin Arka Planı ve Siyasi Dengeler
İsrail'de siyasi kriz, 2019'dan bu yana hükümet kurma çabalarının başarısızlıkla sonuçlanmasıyla derinleşti. Nisan 2019, Eylül 2019, Mart 2020 ve Mart 2021 seçimlerinin ardından kurulan kısa ömürlü koalisyonlar, ülkeyi erken seçime götürdü. Bu seçimde de benzer bir tablo ortaya çıktı: siyasi yelpaze parçalı, ittifaklar kırılgan. Netanyahu, yolsuzluk davası nedeniyle iktidardan uzaklaşmış olsa da seçmen tabanını koruyor. Lapid ise Arap partileri ve sağcı Yamina gibi çeşitli gruplardan oluşan koalisyonu bir arada tutmaya çalışıyordu. Seçim sonuçları, Netanyahu'nun dönüşüne işaret ediyor; ancak koalisyon görüşmeleri haftalar sürebilir.
Seçim kampanyası, ekonomik sorunlar, güvenlik endişeleri ve yargı reformu tartışmaları etrafında şekillendi. Netanyahu, yargı sistemine yönelik eleştirilerini sürdürerek tabanını konsolide etti. Lapid ise istikrar ve ekonomik iyileşme vaatleriyle öne çıktı. Arap toplumu partileri ise Filistin meselesi ve ayrımcılık konularında seslerini yükseltti. Seçime katılım oranı yüzde 70 civarında gerçekleşti; bu, İsrail'de genellikle yüksek bir oran olarak kabul edilir.
Seçim sonuçlarına göre, Likud 32, Yesh Atid 24, Dini Siyonizm 14, Ulusal Birlik 14, Şas 11, Birleşik Tevrat Yahudiliği 7, Yisrael Beiteinu 6, Ra'am 5, Hadash-Ta'al 5, İşçi Partisi 4 ve Meretz 0 sandalye kazandı. Bu tablo, Netanyahu'nun sağ blokla hükümet kurabileceğini gösteriyor. Ancak cumhurbaşkanının koalisyon kurma görevini kime vereceği ve görüşmelerin nasıl sonuçlanacağı belirsizliğini koruyor.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
İsrail seçimleri, Orta Doğu'da değişen güç dengeleri bağlamında kritik bir önem taşıyor. Netanyahu'nun iktidara dönmesi halinde, İbrahim Anlaşmaları çerçevesinde Arap ülkeleriyle ilişkilerin daha da derinleşmesi bekleniyor. Ancak Filistin sorununa yönelik politikaların sertleşmesi ve İran'a karşı daha agresif bir tutum izlenmesi olası. Lapid'in alternatif koalisyonu ise daha ılımlı bir çizgi izleyebilirdi; ancak seçim sonuçları bu ihtimali zayıflattı.
ABD yönetimi, İsrail'in istikrarına önem veriyor ve yeni hükümetle çalışmaya hazır olduğunu belirtti. Ancak Netanyahu'nun yargı reformu planları ve Filistin politikaları, Washington ile olası gerilimleri gündeme getirebilir. Avrupa Birliği de seçim sonuçlarını dikkatle izliyor; özellikle iki devletli çözüm konusundaki belirsizlik endişe yaratıyor.
Bölgesel aktörler açısından, İsrail'in iç siyaseti, Suriye, Lübnan ve Gazze'ye yönelik politikaları etkileyecek. Netanyahu'nun koalisyon ortağı olması muhtemel aşırı sağcı partilerin varlığı, Batı Şeria'daki yerleşim faaliyetlerini hızlandırabilir ve Filistinlilerle çatışmaları tırmandırabilir. Bu durum, bölgede istikrarsızlığı artırabilir. Ayrıca, İran nükleer anlaşması görüşmeleri ve İsrail'in İran'a yönelik olası askeri adımları, yeni hükümetin dış politikasının merkezinde yer alacak.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail'deki seçim sonuçları, Türkiye-İsrail ilişkileri açısından da önem taşıyor. Son yıllarda normalleşme sürecine giren ikili ilişkiler, Netanyahu'nun olası dönüşüyle yeni bir sınavdan geçebilir. Türkiye, Filistin meselesine verdiği öncelik nedeniyle İsrail'in sert politikalarını eleştiriyor. Netanyahu hükümeti, Doğu Akdeniz'deki enerji işbirliği ve turizm gibi alanlarda işbirliğini sürdürebilir; ancak Filistin konusundaki görüş ayrılıkları gerilimi artırabilir. Türkiye, bölgesel istikrar için İsrail ile diyalog kanallarını açık tutmaya çalışacaktır. Ayrıca, ABD'nin İsrail politikalarına etkisi, Türkiye'nin Washington ile ilişkilerini dolaylı olarak etkileyebilir.