İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyinde belirli bölgelerin boşaltılması için yeni emirler yayınladı ve bu emirlerin hemen ardından, sadece dakikalar sonra, söz konusu bölgelere hava saldırıları düzenledi. Middle East Eye'ın canlı blogunda yer alan habere göre, İsrail ordusu sosyal medya üzerinden yaptığı duyuruda, Lübnan'ın güneyindeki bazı köy ve kasabaların sakinlerinden evlerini terk etmelerini istedi. Bu emirlerin ardından kısa süre içinde bölgede patlama sesleri duyuldu ve İsrail savaş uçaklarının bölgeyi vurduğu bildirildi.
Saldırıların Arka Planı ve Ateşkes İhlalleri
İsrail ile Hizbullah arasında 27 Kasım 2024'te yürürlüğe giren ateşkes anlaşması, her iki tarafın da zaman zaman ihlalleriyle sarsılıyor. Anlaşma, İsrail'in Lübnan'dan çekilmesini ve Hizbullah'ın Litani Nehri'nin güneyindeki varlığını sonlandırmasını öngörüyordu. Ancak son haftalarda İsrail, Hizbullah'ın yeniden yapılanma çabalarını gerekçe göstererek Lübnan'ın güneyine yönelik saldırılarını sürdürüyor. Bu son tahliye emirleri, İsrail'in askeri operasyonlarını genişletme niyetinde olduğunu gösteriyor.
Lübnan resmi haber ajansı NNA, İsrail'in tahliye emirlerinin ardından güneydeki birçok bölgeye saldırı düzenlediğini duyurdu. Saldırılarda can kaybı olup olmadığına dair henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Ancak bölgeden gelen ilk bilgiler, panik halinde evlerini terk eden sivil halkın büyük bir kısmının kuzeye doğru kaçtığını gösteriyor. Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Görev Gücü (UNIFIL), taraflara itidal çağrısında bulunarak, sivil halkın korunması gerektiğini vurguladı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İsrail'in bu saldırıları, Orta Doğu'da zaten kırılgan olan istikrarı daha da tehlikeye atıyor. Ateşkesin tamamen çökmesi durumunda, İsrail ve Hizbullah arasında yeni bir geniş çaplı savaşın patlak verme riski bulunuyor. Bu durum, başta İran olmak üzere bölgesel aktörleri de doğrudan etkileyebilir. İran, Hizbullah'ı destekleyen en önemli güç olarak, İsrail'in saldırılarına karşılık verme konusunda istekli görünmese de, Hizbullah'ın zayıflatılmasını kendi güvenliğine tehdit olarak algılıyor. Öte yandan ABD, İsrail'e verdiği desteği sürdürürken, ateşkesin korunması için diplomatik çabalarını sürdürüyor. Ancak İsrail'in tek taraflı askeri hareketleri, Washington'ın arabuluculuk çabalarını zorlaştırıyor.
Uluslararası toplum, İsrail'in tahliye emirlerini ve ardından gelen saldırıları endişeyle karşıladı. Avrupa Birliği ve bazı Arap ülkeleri, taraflara provokasyondan kaçınma çağrısı yaptı. Ancak İsrail, saldırıların Hizbullah'ın ateşkesi ihlal etmesine yanıt olduğunu savunuyor. Lübnan hükümeti ise İsrail'i ateşkesi ihlal etmekle suçluyor ve uluslararası toplumu müdahaleye davet ediyor. Bu gelişmeler, Orta Doğu'da yeni bir gerilim dalgasının habercisi olabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Lübnan'daki gelişmeleri yakından takip ediyor. İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları, Türkiye'nin bölgedeki istikrar ve güvenlik endişelerini artırıyor. Türkiye, ateşkesin korunması ve sivil kayıpların önlenmesi çağrısında bulunuyor. Ayrıca, İsrail'in saldırıları, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki enerji politikalarını ve güvenlik stratejilerini de etkileyebilir. Türkiye, Hizbullah'ı terör örgütü olarak tanımlamakla birlikte, İsrail'in saldırılarının bölgesel istikrarı bozacağını ve yeni bir mülteci dalgasına yol açabileceğini düşünüyor. Bu nedenle Türkiye, diplomatik kanalları kullanarak taraflar arasında arabuluculuk yapmayı ve gerilimi düşürmeyi hedefliyor. Ayrıca, İsrail'in saldırıları, Türkiye'nin Suriye ve Irak gibi komşu ülkelerdeki çıkarlarını da dolaylı olarak etkileyebilir.