İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, Perşembe günü yaptığı açıklamada, eski Naziler tarafından kurulan aşırı sağcı Avusturya Özgürlük Partisi (FPÖ) ile diyalog başlatmaya hazır olduklarını belirtti. Haaretz gazetesinin aktardığına göre Saar, partinin son dönemde İsrail'e yönelik tutumunda bir değişim olduğunu ve "içerikli, açık ve dürüst bir diyalog" istediklerini ifade etti. Bu açıklama, İsrail'in Avrupa'daki aşırı sağ partilerle ilişkilerini yeniden değerlendirdiği bir dönemde geldi.
FPÖ'nün Tarihi ve İsrail İle İlişkileri
Avusturya Özgürlük Partisi (FPÖ), 1956 yılında eski Nazi Partisi üyeleri tarafından kurulmuş bir siyasi oluşum. Kurucuları arasında SS subayları ve Nazi döneminde aktif rol almış isimler bulunuyor. Parti, uzun yıllar boyunca Nazi geçmişiyle yüzleşmek yerine bu mirası örtbas etmekle eleştirildi. 1990'lı yıllardan itibaren Jörg Haider liderliğinde yükselişe geçen FPÖ, yabancı karşıtı ve İslamofobik söylemleriyle Avrupa'da tanındı. İsrail, tarihsel olarak FPÖ ile mesafeli bir ilişki sürdürdü ve partiyi antisemitizm ve aşırı sağcılık nedeniyle defalarca kınadı.
Ancak son yıllarda FPÖ'nün söyleminde bir değişim gözlemleniyor. Parti, özellikle 7 Ekim 2023'te Hamas'ın İsrail'e yönelik saldırılarının ardından İsrail'e destek açıklamaları yaptı ve antisemitizmle mücadele konusunda daha aktif bir görüntü çizdi. Bu değişim, İsrail'in Avrupa'daki aşırı sağ partilerle diyalog kurma yönündeki genel stratejisiyle örtüşüyor. İsrail, son yıllarda Macaristan'daki Fidesz, İtalya'daki Liga ve Fransa'daki Ulusal Birlik gibi partilerle ilişkilerini güçlendirdi.
İsrail'in Avrupa Stratejisi ve FPÖ ile Diyalog
İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar'ın açıklaması, İsrail'in Avrupa'daki siyasi yelpazenin sağındaki partilerle pragmatik ilişkiler kurma çabasının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Saar, FPÖ'nün İsrail'e yönelik tutumunda "gerçek bir değişim" olduğunu vurgulayarak, bu diyaloğun İsrail'in çıkarlarına hizmet edeceğini savundu. İsrail, özellikle Avrupa Birliği içinde İsrail karşıtı söylemlerin arttığı bir dönemde, kendisine destek veren siyasi aktörlerle işbirliği yapmayı hedefliyor.
FPÖ lideri Herbert Kickl ise partisinin İsrail ile diyaloğa açık olduğunu ve antisemitizmle mücadele konusunda kararlı olduklarını belirtti. Kickl, geçmişte göçmen karşıtı ve İslam eleştirmeni söylemleriyle tanınıyor. Parti, Avusturya'da yapılan son anketlerde birinci sırada yer alıyor ve hükümete ortak olma ihtimali bulunuyor. Bu durum, İsrail'in Avusturya'daki siyasi dengeleri göz önünde bulundurarak FPÖ ile temas kurma isteğini açıklıyor.
Ancak bu diyalog girişimi, İsrail içinde ve uluslararası alanda tartışmalara yol açabilir. FPÖ'nün geçmişi ve bazı üyelerinin antisemitik söylemleri, İsrail'in bu partiyi meşrulaştırıp meşrulaştırmadığı sorusunu gündeme getiriyor. İsrail'deki sol ve merkez partiler, hükümetin aşırı sağ partilerle işbirliği yapmasını eleştiriyor. Ayrıca, Avusturya'daki Yahudi cemaati de FPÖ ile diyaloğa temkinli yaklaşıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İsrail'in FPÖ ile diyalog arayışı, Avrupa'da aşırı sağın yükselişi ve İsrail'in uluslararası arenada yalnızlaşma endişesiyle yakından ilgili. Avrupa'da birçok ülkede aşırı sağ partiler ya iktidarda ya da iktidara ortak olma potansiyeline sahip. İsrail, bu partilerle ilişkilerini geliştirerek Avrupa'daki etkisini artırmayı ve İsrail karşıtı politikaların önüne geçmeyi amaçlıyor. Öte yandan, bu tür diyaloglar İsrail'in demokratik değerlerden ödün verdiği eleştirilerini beraberinde getiriyor.
Orta Doğu perspektifinden bakıldığında, İsrail'in Avrupa'daki aşırı sağ partilerle flört etmesi, bölgesel ittifaklarını da etkileyebilir. Özellikle Arap ülkeleri, İsrail'in bu tür partilerle yakınlaşmasını endişeyle izliyor. Arap Birliği, geçmişte Avrupa'daki aşırı sağ partilerin İslam karşıtı söylemlerini kınamıştı. İsrail'in bu partilerle işbirliği yapması, Arap dünyasıyla normalleşme sürecine zarar verebilir. Ayrıca, Filistin meselesiyle ilgili uluslararası kamuoyunda İsrail'in imajı daha da olumsuz etkilenebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail'in Avusturya'daki aşırı sağcı FPÖ ile diyalog başlatma girişimi, Türkiye açısından yakından takip edilmesi gereken bir gelişmedir. Öncelikle, FPÖ'nün geçmişte Türkiye karşıtı ve İslamofobik söylemleri bulunuyor. Partinin Avusturya'da yükselişi, Avrupa'daki Türk toplumu ve Müslümanlar için endişe verici olabilir. İsrail'in böyle bir partiyi meşrulaştırması, Türkiye'nin Avrupa'daki aşırı sağla mücadelesini zorlaştırabilir. Ayrıca, İsrail'in Avrupa'da aşırı sağ partilerle ittifak kurması, Türkiye'nin bölgesel dengelerdeki konumunu etkileyebilir. Türkiye, Filistin meselesinde İsrail'e karşı tutumunu sürdürürken, Avrupa'daki aşırı sağın yükselişine karşı da uyanık olmalıdır.