İsrail ve Lübnan arasında, Washington'da yürütülen müzakereler kapsamında, ABD'nin desteklediği bir pilot proje üzerinde mutabakat sağlanmaya çalışılıyor. Projeye göre, İsrail askerleri güney Lübnan'daki bazı bölgelerin kontrolünü Lübnan Silahlı Kuvvetleri'ne devredecek. İki ülkeden yetkililerin verdiği bilgiye göre, görüşmeler halen sürüyor ve taraflar arasında önemli ilerleme kaydedildi.
Gelişmenin arka planı
İsrail ile Lübnan arasında uzun yıllardır devam eden sınır anlaşmazlıkları, özellikle 2006 Lübnan Savaşı'ndan bu yana gerginliğin ana kaynaklarından biri. Güney Lübnan, Birleşmiş Milletler Geçici Görev Gücü (UNIFIL) denetiminde olmasına rağmen, Hizbullah'ın varlığı bölgede istikrarsızlığa yol açıyor. Pilot proje, İsrail'in güvenlik kaygılarını gidermeyi ve Lübnan'ın egemenliğini güçlendirmeyi hedefliyor.
Yetkililere göre, proje kapsamında belirlenecek ilk bölgelerde İsrail askerleri geri çekilecek ve kontrol Lübnan ordusuna devredilecek. Bu adım, iki ülke arasında uzun vadeli bir barış anlaşmasının önünü açabilecek güven artırıcı bir önlem olarak değerlendiriliyor. Ancak Lübnan tarafında Hizbullah'ın projeye yaklaşımı belirsizliğini koruyor. Hizbullah'ın, İsrail ile doğrudan iş birliği olarak algılanabilecek bu adıma karşı çıkması bekleniyor.
Washington'daki görüşmelerde, devredilecek bölgelerin büyüklüğü ve zamanlaması gibi taktiksel detaylar ele alınıyor. ABD, bölgedeki istikrarı artırmak ve İran'ın Lübnan'daki etkisini azaltmak amacıyla bu sürece arabuluculuk yapıyor. Projenin başarıya ulaşması halinde, İsrail-Lübnan sınırındaki diğer bölgelere de yayılması planlanıyor.
Bölgesel boyut
Bu gelişme, Doğu Akdeniz'deki güç dengelerini yakından ilgilendiriyor. İsrail ile Lübnan arasındaki deniz sınırı anlaşmazlığı da dahil olmak üzere, bölgedeki hidrokarbon kaynaklarının paylaşımına dair görüşmeler de devam ediyor. Pilot proje, kara sınırında iş birliği başlatmayı amaçlarken, deniz yetki alanları konusunda da benzer adımların atılması bekleniyor.
ABD'nin bu girişimi, aynı zamanda İran'ın bölgedeki nüfuzunu sınırlamaya yönelik daha geniş bir stratejinin parçası. Hizbullah'ın İran'dan aldığı destek, Lübnan'daki siyasi ve askeri dengeyi etkiliyor. Projenin başarısı, Hizbullah'ın silahsızlandırılması gibi daha büyük hedeflere ulaşılmasında bir basamak olabilir.
Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler de süreci yakından takip ediyor. UNIFIL'in bölgedeki varlığı, sınır güvenliğinin sağlanmasına ve herhangi bir çatışmanın önlenmesine yardımcı oluyor. Pilot proje kapsamında UNIFIL'in denetim rolü artabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki enerji politikaları ve bölgesel güvenlik stratejisi için önem taşıyor. Lübnan'daki istikrar, Türkiye'nin bölgedeki ticari ve diplomatik çıkarlarını doğrudan etkiliyor. İsrail ile Lübnan arasındaki normalleşme, Türkiye'nin de dahil olduğu Doğu Akdeniz gaz rezervleri paylaşım müzakerelerine olumlu yansıyabilir. Ancak, Hizbullah'ın süreci bloke etme ihtimali ve İran'ın tepkisi, Türkiye'nin Suriye ve Lübnan'daki dengeleri yeniden değerlendirmesine neden olabilir. Ankara'nın, ABD liderliğindeki bu girişim karşısında çok yönlü bir strateji izlemesi bekleniyor.