İsrail ordusu, Güney Lübnan'da belirli bir bölgenin boşaltılması için halka çağrıda bulundu. Bu adım, bölgede yeni hava saldırıları düzenleneceği sinyalini veriyor. Aynı gün İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, ABD'ye yönelik sert bir açıklama yaparak İran ile savaşta "oyunun kurallarının değiştiğini" söyledi ve İran'ın çıkarlarına veya güvenliğine yönelik herhangi bir saldırının daha hızlı ve acı verici bir yanıtla karşılanacağını belirtti. Bu gelişmeler, Batı Asya'da tansiyonun yeniden yükseldiğini gösteriyor.
İsrail'in Lübnan'daki Tahliye Emri
İsrail ordusu, Güney Lübnan'da bulunan belirli bir bölgenin sakinlerinden evlerini terk etmelerini istedi. Askeri yetkililer, bu kararın sivil kayıpları önlemek amacıyla alındığını belirtirken, bölgede Hizbullah'a ait hedeflere yönelik geniş kapsamlı bir operasyonun hazırlığı yapıldığı değerlendiriliyor. İsrail, son aylarda Lübnan sınırında artan çatışmalar nedeniyle sık sık benzer tahliye çağrıları yapıyor. Bu son emir, İsrail'in kara harekâtı veya yoğun hava bombardımanı öncesi rutin bir adımı olarak görülüyor. Lübnan hükümeti ise uluslararası topluma ateşkes için çağrı yapmaya devam ediyor.
İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), tahliye edilecek bölgenin sınırlarını net olarak belirtmedi ancak yerel kaynaklar, Litani Nehri'nin güneyindeki bazı köylerin hedef alındığını aktarıyor. Bölgeden gelen görüntülerde sivillerin araçlarıyla kuzeye doğru hareket ettiği görülüyor. İsrail'in bu adımı, 2006'daki Lübnan Savaşı'ndan bu yana en kapsamlı tahliye operasyonlarından biri olarak kaydediliyor.
İran'dan ABD'ye Sert Uyarı
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, İran'ın resmi haber ajansı IRNA'ya verdiği demeçte, ABD'nin İran'a yönelik politikalarını eleştirdi. Galibaf, "Oyunun kuralları değişti. ABD, İran'ın güvenliğine veya çıkarlarına yönelik herhangi bir saldırının karşılığını daha hızlı ve daha acı verici şekilde alacağını bilmelidir." ifadelerini kullandı. Bu açıklama, son dönemde İran ile ABD arasında artan gerilimin bir yansıması. İran, nükleer programı ve bölgesel milis gruplara desteği nedeniyle Batı'nın yaptırımlarıyla karşı karşıya. Tahran yönetimi, özellikle Suriye ve Irak'ta ABD güçlerine yönelik saldırılarıyla gündeme geliyor.
Galibaf'ın sözleri, İran'ın olası bir ABD veya İsrail saldırısına karşı misilleme tehdidini yinelediği anlamına geliyor. İran daha önce de benzer uyarılar yapmış, ancak bu kez "kuralların değiştiği" vurgusu dikkat çekici. Uzmanlar, bunun İran'ın caydırıcılık mesajı olduğunu ve bölgedeki vekil güçler üzerinden yanıt verebileceğini belirtiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Batı Asya'da tansiyonun yükselmesi, küresel enerji piyasalarını da etkiliyor. Lübnan ve İsrail arasındaki çatışmalar, Doğu Akdeniz'deki doğalgaz projelerini tehdit ediyor. İran'ın olası bir misillemesi, Hürmüz Boğazı'ndan geçen petrol sevkiyatını aksatabilir. ABD, bölgeye ek askeri güç konuşlandırarak İsrail'e destek veriyor. Rusya ve Çin ise taraflara itidal çağrısı yapıyor. Birleşmiş Milletler, sivil kayıpların artmasından endişe duyduğunu açıkladı.
İsrail'in Lübnan'daki operasyonları, Hizbullah'ın askeri kapasitesini hedef alıyor. Hizbullah, İran'ın bölgedeki en önemli vekil gücü konumunda. İsrail, Hizbullah'ın varlığını kendi güvenliğine tehdit olarak görüyor ve uluslararası kararlara rağmen bu örgütü meşru bir aktör olarak kabul etmiyor. Lübnan ise ekonomik krizle boğuşurken bir yandan da İsrail saldırılarına karşı koymaya çalışıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Lübnan ve İsrail arasındaki gerilimi yakından takip ediyor. Türkiye, bölgede istikrarın korunmasından yana ve İsrail'in Lübnan'a yönelik operasyonlarının sivil halkı hedef almasını eleştiriyor. İran ile ABD arasındaki gerilimde Türkiye, diplomasiye öncelik verilmesi çağrısı yapıyor. Enerji güvenliği açısından Doğu Akdeniz'deki istikrarsızlık, Türkiye'nin doğalgaz arama faaliyetlerini ve bölgesel ticaretini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca olası bir geniş çaplı savaş, Türkiye'ye yönelik mülteci akınını artırabilir. Bu nedenle Türkiye, diplomatik girişimlerle tansiyonun düşürülmesi için çaba harcamalı.