İsrail ordusu, 11 Şubat 2025 Salı günü güney Lübnan'a yönelik düzenlediği insansız hava aracı (İHA) saldırılarında 8 sivilin ölümüne yol açtı. Saldırılarda, bir baba ve iki çocuğu da dahil olmak üzere aynı aileden üç kişi hayatını kaybetti. Bu kanlı operasyon, ABD Başkanı Donald Trump'ın bir gün önce İsrail ve Hizbullah arasında gerilimin düşürülmesi yönünde yaptığı açıklamanın hemen ardından geldi. Olay, bölgede ateşkes umutlarının ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Gelişmenin Arka Planı
Saldırı, İsrail'in Lübnan sınırındaki askeri operasyonlarının yoğunlaştığı bir dönemde meydana geldi. Son haftalarda İsrail, Hizbullah'ın roket ve füze saldırılarına karşılık olarak güney Lübnan'daki hedeflere yönelik hava saldırılarını artırmıştı. 10 Şubat'ta Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "İsrail ve Hizbullah'ın ateşkese doğru ilerlemesinden memnuniyet duyuyorum. Bölgede barışa ihtiyaç var," ifadelerini kullanmıştı. Ancak bu çağrı, sahadaki gerçekliği yansıtmaktan uzak kaldı.
İsrail ordusu, saldırının Hizbullah'ın bir roket hücresine karşılık olarak düzenlendiğini iddia etse de, ölenlerin tamamının sivil olduğu doğrulandı. Lübnan Sağlık Bakanlığı, saldırıda 5'i çocuk olmak üzere 8 kişinin hayatını kaybettiğini, 15 kişinin de yaralandığını duyurdu. Olay yerindeki görgü tanıkları, İHA saldırılarının sivil yerleşim alanlarını hedef aldığını ifade etti.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Saldırı, Ortadoğu'daki kırılgan dengeleri yeniden sarsarken, uluslararası toplumdan da tepki çekti. Birleşmiş Milletler Lübnan Özel Koordinatörü, sivillerin hedef alınmasının savaş suçu teşkil edebileceğini belirterek taraflara itidal çağrısı yaptı. Avrupa Birliği, saldırıyı kınayan bir açıklama yayımlarken, ABD Dışişleri Bakanlığı ise henüz resmi bir yorumda bulunmadı.
Bu olay, aynı zamanda İsrail-Lübnan arasındaki sınır ihlallerinin yeni bir boyuta ulaştığını gösteriyor. 2020'deki patlayıcı yüklü kargo kazası ve 2021'deki roket saldırılarının ardından, son dönemde tansiyon giderek yükseliyor. İran destekli Hizbullah'ın, İsrail'in Gazze'deki operasyonlarına misilleme olarak kuzey cephesini açması, bölgesel bir savaş riskini artırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Lübnan'daki sivil kayıplarının ardından İsrail'i kınayan bir açıklama yaparak, bölgedeki istikrarın bozulmasının herkes için tehdit oluşturduğunu vurguladı. Ankara, Akdeniz'deki enerji kaynakları ve Doğu Akdeniz'deki nüfuz mücadelesi bağlamında Lübnan'ın istikrarına önem veriyor. Ayrıca, Türkiye'nin Filistin davasına verdiği destek nedeniyle İsrail'in saldırgan politikaları, Ankara tarafından yakından takip ediliyor. Bu tür saldırılar, Türkiye'nin bölgesel barış girişimlerini zorlaştırmakla kalmıyor, aynı zamanda Türk kamuoyunda da İsrail karşıtı tepkileri artırıyor. Türkiye için asıl endişe, çatışmanın Lübnan ve Suriye'ye sıçrayarak yeni bir mülteci krizine yol açması ve Türkiye'nin güney sınırlarını istikrarsızlaştırmasıdır.