Lübnan devlet medyası, İsrail ordusunun ülkenin güneyindeki bir köye düzenlediği saldırıda en az 11 kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi. Saldırı, İsrail ile Hizbullah arasındaki çatışmaları sona erdirmek için ABD'nin arabuluculuğuyla varılan ateşkesi tehlikeye atıyor. Lübnan makamları, yenilenen saldırıların ateşkesi ciddi şekilde sarstığını ve bölgede istikrarın henüz sağlanamadığını vurguladı.
Ateşkesin Arka Planı ve İhlaller
İsrail ve Hizbullah arasında 27 Kasım 2024'te yürürlüğe giren ateşkes, 13 aydan uzun süren çatışmalara ara vermeyi amaçlıyordu. Anlaşma, İsrail'in Lübnan'ın güneyinden çekilmesini, Hizbullah'ın Litani Nehri'nin güneyindeki askeri varlığını sonlandırmasını ve Lübnan ordusunun bölgeye konuşlanmasını öngörüyordu. Ancak son haftalarda karşılıklı suçlamalar arttı; İsrail, Hizbullah'ın ihlallerini gerekçe göstererek hava saldırılarını sürdürürken, Lübnan da bu saldırıların ateşkesi fiilen bitirdiğini savunuyor.
Son saldırı, ateşkesin kırılganlığını bir kez daha gözler önüne serdi. Lübnan devlet medyasına göre İsrail savaş uçakları, güneydeki bir köyü hedef aldı; saldırıda 11 sivil öldü, çok sayıda kişi yaralandı. İsrail ordusu ise saldırının Hizbullah'ın altyapısını hedef aldığını ve sivil kayıpları önlemek için önlem alındığını iddia etti. Lübnan, saldırıyı kınayarak BM Güvenlik Konseyi'ni acil toplantıya çağırdı.
Ateşkesin uygulanmasını denetleyen ABD ve Fransa, taraflara itidal çağrısı yaptı. ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, "Ateşkesin korunması için tüm taraflarla temas halindeyiz" dedi. Fransa da saldırıyı endişeyle karşıladığını bildirdi. Ancak diplomatik çabalar şu ana kadar yeni bir tırmanmayı önleyemedi.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
İsrail-Hizbullah çatışması, Orta Doğu'da zaten kırılgan olan güvenlik dengelerini daha da bozuyor. Ateşkesin çökmesi, İran'ın bölgedeki etkisini artırabilir ve Suriye üzerinden yeni gerilim hatları oluşturabilir. Ayrıca, Gazze'deki savaşın sona ermemesi, Lübnan cephesindeki istikrarsızlığı derinleştiriyor. Uluslararası toplum, ateşkesin sürmesi için diplomatik baskıyı artırıyor; ancak İsrail'in askeri operasyonları durdurma konusundaki isteksizliği, kalıcı bir çözüm umudunu zayıflatıyor.
BM yetkilileri, saldırıların sivil altyapıya zarar verdiğini ve insani krizi büyüttüğünü belirtiyor. Lübnan zaten ekonomik çöküşle boğuşurken, yeni çatışmalar ülkeyi daha da zorluyor. Mülteci akınları ve sınır güvenliği endişeleri, komşu ülkeleri de etkiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İsrail-Hizbullah çatışmasını yakından izliyor; çünkü Lübnan'daki istikrarsızlık doğrudan Türkiye'nin güvenliğini ve bölgesel dengeleri etkiliyor. Ateşkesin bozulması, Türkiye'nin Suriye ve Irak'taki Kürt gruplarla mücadelesini zorlaştırabilir ve mülteci baskısını artırabilir. Ayrıca Türkiye, İsrail'in saldırılarını kınayarak Filistin ve Lübnan halkının yanında olduğunu vurguluyor. Ankara, diplomatik kanalları kullanarak ateşkesin korunması için çağrı yapıyor; ancak İsrail ile ilişkilerdeki gerilim, Türkiye'nin arabuluculuk rolünü sınırlıyor. Bölgesel tırmanma, Türkiye'nin enerji güvenliği ve ticaret yolları için de risk oluşturuyor.