İsrail, İran'a yönelik olası bir askeri harekâtın eşiğinde olduğu bir dönemde, Genelkurmay Başkanı Korgeneral Herzi Halevi'nin doğrudan saldırıları komuta ettiği belirtilirken, İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) yüksek alarm durumuna geçti. Orta Doğu'da tansiyonun zirve yaptığı bu süreçte, İsrail'in güney ve kuzey sınırlarında güvenlik önlemleri artırıldı. Hamas'ın 7 Ekim saldırıları sonrası Gazze'de savaşan İsrail, İran'a yönelik muhtemel bir hava harekâtının sinyallerini veriyor.
Gelişmenin arka planı
İsrail Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi, İran'a yönelik saldırıların komutasını bizzat üstlenirken, bu durum Tel Aviv'in Tahran'a karşı daha agresif bir tutum sergileyeceğinin göstergesi olarak yorumlanıyor. İran'ın nükleer programına ilişkin endişeler ve İran'ın bölgedeki vekil güçlerle ilişkileri, İsrail'in teyakkuz halinde olmasının temel nedenleri arasında yer alıyor. İsrailli yetkililer, İran'ın İsrail'e yönelik saldırı kapasitesini sınırlamak için önleyici bir harekâtın kaçınılmaz olabileceğini ima ediyor. Bu bağlamda, İsrail Hava Kuvvetleri'nin uzun menzilli operasyon kabiliyetinin artırıldığı ve İran hedeflerine yönelik keşif uçuşlarının sıklaştırıldığı belirtiliyor.
İsrail'in bu hamlesi, uluslararası toplumda farklı yankılar uyandırıyor. ABD, İsrail'in kendini savunma hakkını tanırken, doğrudan bir çatışmadan kaçınılması çağrısında bulunuyor. Rusya ve Çin ise tırmanan gerilimden endişe duyduklarını ifade ediyor. Birleşmiş Milletler, bölgesel bir savaşın felaket boyutlarına ulaşabileceği uyarısında bulunurken, taraflara itidal çağrısı yapıyor.
Bölgesel veya küresel boyut
İsrail-İran arasındaki gerginlik, Orta Doğu'nun dengesini alt üst etme potansiyeli taşıyor. İran'ın Suriye, Lübnan (Hizbullah) ve Yemen'deki (Ansar Allah) müttefikleri, olası bir İsrail saldırısına misilleme yapabileceklerini sinyaliyor. Bu durum, bölgede yeni bir çatışma dalgasını tetikleyebilir. Öte yandan, enerji piyasaları da gerilimden etkileniyor; petrol fiyatları İran'a yönelik atılacak adımların Hürmüz Boğazı'nı etkileyebileceği endişesiyle yükseliş eğiliminde. Küresel güçler, diplomatik çözüm için İran'ın nükleer anlaşmasına ilişkin müzakerelerin yeniden başlatılması gerektiğini savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İsrail-İran arasındaki bu gerginlikte dikkatli bir denge politikası izlemek durumunda. İran'la enerji ve ticaret ilişkileri bulunan Türkiye, ayrıca İsrail'le de son yıllarda normalleşme adımları attı. Bölgedeki bir savaş, Türkiye'nin güney sınırlarında istikrarsızlık yaratabilir ve terör örgütlerine alan açabilir. Ayrıca artan petrol fiyatları, Türkiye'nin enerji maliyetlerini yükseltecek ve cari açığı olumsuz etkileyecektir. Türkiye, diplomatik girişimlerle tansiyonun düşürülmesi için arabuluculuk yapabilir veya bölgesel ittifaklara dahil olarak kendi güvenlik çıkarlarını koruyabilir.