İsrail, İran'ın 1 Ekim'de İsrail'e yönelik büyük çaplı füze saldırısına misilleme olarak bugün erken saatlerde İran topraklarındaki askeri hedeflere hava saldırıları düzenledi. Başkent Tahran ve İsfahan kentinde patlamalar meydana gelirken, İran hava savunma sistemlerinin devreye girdiği bildirildi. Saldırı, İsrail ile İran arasında uzun süredir devam eden gölge savaşın açık çatışmaya dönüşme riskini artırıyor. ABD'li yetkililer, İsrail'in operasyonu önceden bildirdiğini ancak ABD'nin katılmadığını açıkladı.
Saldırının Ayrıntıları ve Arka Planı
İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) tarafından yapılan açıklamada, saldırıların İran'ın füze ve insansız hava aracı üretim tesisleri ile havadan erken uyarı sistemlerine yönelik olduğu belirtildi. İsfahan'daki Natanz nükleer tesisine yakın bölgelerden de patlama sesleri geldiği ancak tesisin hedef alınmadığı ifade edildi. İran devlet televizyonu, saldırıda sınırlı hasar oluştuğunu ve hava savunma sistemlerinin saldırıları başarıyla püskürttüğünü duyurdu. Ancak bağımsız kaynaklar, özellikle Suriye sınırı yakınlarındaki İran destekli milis mevzilerinde ciddi hasar olduğunu bildiriyor.
1 Ekim'de İran, İsrail'e 180'den fazla balistik füze fırlatarak misilleme sözünü yerine getirmişti. İsrail, bu saldırıda ciddi can kaybı yaşanmadığını ancak ülke genelinde panik yarattığını açıklamıştı. Bugünkü operasyon, İran'daki askeri altyapıya yönelik İsrail'in bugüne kadarki en büyük doğrudan saldırısı olarak kayda geçti.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu saldırı, Orta Doğu'da zaten yüksek olan tansiyonu daha da artırdı. İran, Dışişleri Bakanlığı sözcüsü aracılığıyla yaptığı açıklamada, "bu tür saldırılara karşı koyma hakkını saklı tuttuğunu" ve "uygun zamanda yanıt vereceğini" duyurdu. Suriye ve Lübnan Hizbullah'ı da İran'ı destekleyen açıklamalar yaparken, Suudi Arabistan ve BAE tarafları itidale çağırdı.
ABD Başkanı Joe Biden, İsrail'in kendini savunma hakkını vurgularken, ABD Başkan Yardımcısı Kamala Harris de "İran'dan gelebilecek her türlü saldırıya karşı İsrail'in yanındayız" dedi. Pentagon ise bölgedeki askeri varlığını artırdığını ve ek deniz gücü konuşlandırdığını duyurdu. Rusya ve Çin ise tansiyonun düşürülmesi çağrısı yaparak tarafları diyaloğa davet etti.
BM Güvenlik Konseyi, gelişmeleri değerlendirmek üzere acil toplantı kararı alırken, Irak ve Katar gibi ülkeler arabuluculuk teklif etti. Ekonomik cephede ise petrol fiyatları saldırı haberiyle yüzde 5'in üzerinde yükseldi ve küresel piyasalarda risk algısı arttı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran'la komşu ve enerji ticaretinde önemli bir ortak; aynı zamanda İsrail'le de askeri ve diplomatik bağları bulunuyor. Bu gelişme, Türkiye'nin Kuzey Irak ve Suriye'deki terörle mücadele operasyonlarını etkileyebilecek bölgesel bir istikrarsızlık riski doğuruyor. Ayrıca, artan petrol fiyatları Türkiye'nin cari açığını ve enerji maliyetlerini olumsuz etkileyebilir. Ankara'nın hem İran'la hem de İsrail'le dengeli bir diplomasi yürütmesi, tansiyonun düşürülmesi ve bölgesel bir savaşın önlenmesi açısından kritik önem taşıyor.