İsrail'de yapılan yeni bir kamuoyu araştırması, ilk kez oy kullanacak seçmenler arasında aşırı sağ partilere verilen desteğin önemli ölçüde arttığını gösterdi. Ankete göre, özellikle genç seçmenler arasında radikal sağ görüşler hızla yayılıyor. Bu gelişme, İsrail siyasetinde uzun süredir devam eden sağa kayma eğiliminin yeni bir aşamaya geçtiği yorumlarına neden oluyor.
Anketin Detayları ve Çarpıcı Sonuçlar
Middle East Eye'ın haberine göre, anket, İsrail'deki ilk kez oy kullanacak seçmenlerin siyasi tercihlerini mercek altına aldı. Sonuçlar, aşırı sağ partilerin bu grupta beklenenden çok daha fazla destek bulduğunu ortaya koydu. Uzmanlar, bu eğilimin birkaç faktörden kaynaklandığını belirtiyor: artan güvenlik endişeleri, Filistin meselesine yönelik sert tutumlar ve sosyal medyada yayılan radikal söylemler.
Ankete katılan gençlerin önemli bir kısmı, İsrail'in Filistinlilere yönelik politikalarını daha da sertleştirmesini destekliyor. Ayrıca, yeni neslin, önceki kuşaklara kıyasla iki devletli çözüme çok daha mesafeli olduğu görülüyor. Bu durum, İsrail'de barış yanlısı sol partilerin gençler arasında neredeyse tamamen itibar kaybetmesiyle de örtüşüyor.
İsrail Siyasetinde Sağa Kayışın Arka Planı
İsrail'de son yıllarda siyasi yelpaze giderek sağa kayıyor. 2022 seçimlerinin ardından kurulan hükümet, tarihin en sağcı koalisyonu olarak nitelendirilmişti. Bu hükümette aşırı sağcı partiler kilit rol oynadı. Özellikle Itamar Ben-Gvir ve Bezalel Smotrich gibi isimler, Filistinlilere yönelik sert politikalarıyla öne çıktı. Bu isimlerin genç seçmenler arasında popülerlik kazanması, İsrail toplumunun genel olarak daha milliyetçi bir çizgiye kaydığının göstergesi olarak yorumlanıyor.
Uzmanlara göre, bu kaymanın nedenleri arasında uzun süredir devam eden İsrail-Filistin çatışması, artan güvenlik kaygıları ve sosyal medyanın etkisi bulunuyor. Gençler, geleneksel medya yerine sosyal medyadan besleniyor ve bu platformlarda radikal söylemler daha fazla ilgi görüyor. Ayrıca, işgal altındaki topraklardaki yerleşimci gençliğin siyasi aktivizmi de bu eğilimi güçlendiriyor.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
İsrail'deki bu iç siyasi gelişme, yalnızca ülke içi bir mesele değil; aynı zamanda bölgesel ve küresel dengeleri de etkiliyor. Aşırı sağın yükselişi, İsrail'in Filistin politikalarını daha da sertleştirmesine ve uluslararası alanda daha izole bir konuma sürüklenmesine yol açabilir. Bu durum, Orta Doğu barış sürecini olumsuz etkilerken, Arap ülkeleriyle normalleşme adımlarını da sekteye uğratabilir.
Öte yandan, ABD ve Avrupa ülkeleri, İsrail'deki aşırı sağın güçlenmesinden endişe duyuyor. Özellikle iki devletli çözümün giderek imkânsız hale gelmesi, Batı başkentlerinde kaygıyla izleniyor. Ancak İsrail hükümeti, uluslararası tepkilere rağmen politikalarından geri adım atmaya pek niyetli görünmüyor. Bu da İsrail'in Batı ile ilişkilerinde yeni gerilimlere kapı aralayabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail'de ilk kez oy kullanacak seçmenler arasında aşırı sağın yükselişi, Türkiye'nin Orta Doğu politikası açısından dikkatle izlenmesi gereken bir gelişmedir. Türkiye, uzun süredir Filistin davasını destekliyor ve iki devletli çözümü savunuyor. İsrail'de aşırı sağın güçlenmesi, Filistin meselesinde kalıcı bir çözüm umudunu zayıflatıyor. Bu durum, Türkiye'nin bölgede barış ve istikrar için yürüttüğü diplomatik çabaları da olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, İsrail'in sertleşen politikaları, Doğu Akdeniz'deki gerginliği artırarak Türkiye'nin güvenlik çıkarlarını tehdit edebilir. Türkiye, bu süreçte Filistinlilerin haklarını savunmaya devam ederken, bölgesel aktörlerle diyaloğunu da sürdürmeli.