İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyinde Hizbullah'a ait bir tüneli patlattıktan sonra yaptığı açıklamada, örgüte yönelik daha fazla saldırı düzenlemeye hazır olduğunu bildirdi. Patlama, İsrail askerlerinin stratejik yüksekleri ele geçirdiğini duyurmasından bir hafta sonra gerçekleşti. Olay, bölgede zaten kırılgan olan ateşkesi daha da tehlikeye atıyor.
Operasyonun Ayrıntıları ve Arka Plan
İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), söz konusu tünelin Hizbullah tarafından İsrail topraklarına sızmak amacıyla kullanıldığını iddia etti. Patlatma işlemi, sınır bölgesinde haftalardır süren gerginliğin ardından geldi. İsrail, bir hafta önce Lübnan sınırındaki stratejik öneme sahip yüksekleri kontrol altına aldığını açıklamıştı. Bu hamle, Hizbullah'ın bölgedeki hareket kabiliyetini kısıtlamayı hedefliyordu.
Hizbullah'tan henüz resmi bir açıklama gelmedi ancak örgüte yakın kaynaklar, patlamanın büyük bir provokasyon olduğunu ve karşılıksız kalmayacağını belirtiyor. Lübnan hükümeti ise İsrail'i ateşkesi ihlal etmekle suçladı. Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Görev Gücü (UNIFIL), taraflara itidal çağrısı yaptı.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, kabine toplantısında yaptığı konuşmada, "Hizbullah'a karşı savunmamızı kararlılıkla sürdüreceğiz. Tünelleri yok etmeye devam edeceğiz ve gerekirse daha ileri operasyonlar düzenleyeceğiz" dedi. Savunma Bakanı Yoav Gallant ise ordunun "her senaryoya hazır" olduğunu vurguladı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Olay, İsrail ile Hizbullah arasındaki 2006 yılındaki savaştan bu yana en ciddi tırmanmalardan biri olarak değerlendiriliyor. İsrail'in tünel patlatma operasyonları, 2018'de başlatılan "Kuzey Kalkanı" operasyonunun bir parçası. Ancak bu son patlama, İsrail'in kara harekâtını genişletme niyetinin bir işareti olarak yorumlanıyor.
Hizbullah, İran'ın bölgedeki en önemli vekil gücü konumunda. İsrail'in saldırıları, doğrudan İran'ı da hedef alıyor. Tahran yönetimi, henüz resmi bir açıklama yapmasa da, İran Devrim Muhafızları'na bağlı Kudüs Gücü komutanı İsmail Kaani'nin geçtiğimiz günlerde Lübnan'ı ziyaret ettiği biliniyor. Bu ziyaret, İran'ın Hizbullah'a verdiği desteğin süreceğinin göstergesi.
ABD, İsrail'in kendini savunma hakkını desteklediğini açıkladı ancak taraflara gerilimi düşürme çağrısı yaptı. Beyaz Saray Sözcüsü, "İsrail'in güvenliği bizim için önceliklidir, ancak bölgesel bir savaşın kimseye faydası olmaz" dedi. Rusya ise İsrail'i "provokasyon" yapmakla suçladı ve Suriye üzerinden Hizbullah'a silah sevkiyatının artabileceği sinyalini verdi.
Avrupa Birliği Dış İlişkiler Servisi, Lübnan'daki istikrarsızlığın Akdeniz'de göç dalgasını tetikleyebileceği uyarısında bulundu. Son aylarda Lübnan ekonomik krizle boğuşuyor ve siyasi istikrarsızlık had safhada. İsrail ile Hizbullah arasındaki çatışmalar, ülkeyi daha da kaosa sürükleyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail-Hizbullah gerilimi, Türkiye'nin güney sınırına yakın bir coğrafyada yaşanıyor. Lübnan'daki istikrarsızlık, Suriye üzerinden Türkiye'ye yönelik yeni göç dalgalarını tetikleyebilir. Ayrıca, Doğu Akdeniz'deki enerji dengeleri ve deniz yetki alanları konusunda Türkiye'nin pozisyonunu dolaylı olarak etkileyebilir. Türkiye, bölgede ateşkesin korunması ve diplomatik çözüm için çağrılarını sürdürüyor. Ancak İsrail'in operasyonları, Türkiye'nin desteklediği Filistin davası ve Hamas ile Hizbullah arasındaki dayanışma nedeniyle Ankara'nın tepkisini çekebilir. Olası bir büyük çatışma, Türkiye'nin enerji güvenliği ve ticaret yolları için de risk oluşturuyor.