İsrail ordusu, Hizbullah'ın iki insansız hava aracı (İHA) ile İsrail askerlerini hedef almasının ardından 6 Eylül Pazar günü erken saatlerde Lübnan'ın güneyine hava saldırıları düzenlediğini açıkladı. İsrail, saldırıyı "güvenlik bölgesi" ilan ettiği bölgede konuşlu askerlerine yönelik saldırıya misilleme olarak nitelendirdi. Hizbullah ise İHA saldırısını doğruladı ve İsrail'in bölgedeki ihlallerine karşılık olduğunu belirtti.
Gelişmenin Arka Planı
Olay, İsrail ile Lübnan arasındaki sınır hattında uzun süredir devam eden gerginliğin son halkası olarak kaydedildi. İsrail ordusu, Pazar günü yaptığı yazılı açıklamada, Hizbullah'ın gece saatlerinde İsrail'e ait iki İHA'yı sınırın güneyine gönderdiğini, araçlardan birinin düşürüldüğünü, diğerinin ise hedefe ulaşamadan etkisiz hale getirildiğini duyurdu. Açıklamada, saldırıda can kaybı olup olmadığına dair bilgi verilmedi. İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), "Hizbullah'ın saldırısına karşılık olarak Lübnan'ın güneyindeki terör hedefleri vuruldu" ifadesini kullandı. Hizbullah'a yakın kaynaklar ise İsrail'in saldırılarında Lübnan topraklarında maddi hasar meydana geldiğini, ancak can kaybı olmadığını öne sürdü. Lübnan resmi haber ajansı NNA, İsrail savaş uçaklarının sınır köylerine alçak uçuş yaptığını ve birkaç noktaya füze isabet ettiğini bildirdi. Bölge halkı, sabahın erken saatlerinde patlama sesleriyle uyandıklarını belirtti. İsrail, 2000 yılında Lübnan'dan çekilmesinin ardından sınır hattında zaman zaman "güvenlik bölgesi" olarak tanımladığı alanlarda operasyonlar düzenliyor. Son aylarda Hizbullah ile İsrail arasında karşılıklı saldırılar artmış, özellikle İsrail'in Gazze'ye yönelik operasyonları sonrası Lübnan sınırında tansiyon yükselmişti.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İsrail-Hizbullah hattındaki gerilim, Orta Doğu'da vekalet savaşlarının yeniden alevlenme riskini taşıyor. Hizbullah, İran'ın bölgedeki en önemli müttefiklerinden biri olarak görülüyor ve İsrail'e karşı yürüttüğü mücadelede Tahran'dan askeri ve finansal destek aldığı biliniyor. İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları, İran'ın bölgedeki etki alanını sınırlamaya yönelik bir adım olarak yorumlanıyor. Öte yandan, Lübnan zaten derin bir ekonomik kriz ve siyasi istikrarsızlıkla boğuşuyor; yeni bir çatışma dalgası, ülkeyi daha da kırılgan hale getirebilir. Uluslararası toplum, taraflara itidal çağrısı yaparken, Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Görev Gücü (UNIFIL), sınır hattında devriye faaliyetlerini artırdığını duyurdu. ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, "İsrail'in kendini savunma hakkı" vurgulanırken, "gerilimin düşürülmesi" için diplomatik çabaların sürdüğü belirtildi. Rusya ve Çin ise taraflara provokasyondan kaçınma çağrısı yaptı. Avrupa Birliği, Doğu Akdeniz'deki istikrarsızlığın enerji güvenliğini tehdit edebileceği uyarısında bulundu.
Uzmanlar, İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarının Hizbullah'ı caydırmaktan çok, bölgede yeni bir cephe açma riski taşıdığını belirtiyor. Son yıllarda İsrail, Hizbullah'ın İHA kapasitesini ciddi bir tehdit olarak görüyor ve bu tür saldırıları önlemek için istihbarat faaliyetlerini yoğunlaştırıyor. Hizbullah'ın elindeki insansız hava araçları, İsrail'in hava savunma sistemlerini aşabilecek düzeyde gelişmiş olmasa da, sınır bölgelerinde askeri hedeflere yönelik kullanılması endişe yaratıyor. İsrail basını, ordunun kuzey sınırında ek birlik konuşlandırdığını ve demir kubbe bataryalarını takviye ettiğini yazdı. Lübnan tarafında ise Hizbullah, saldırının "işgal altındaki topraklara" yönelik bir meşru müdafaa olduğunu savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail-Hizbullah hattındaki gerilim, Türkiye'nin Doğu Akdeniz ve Orta Doğu politikalarını yakından ilgilendiriyor. Türkiye, Lübnan'ın istikrarını ve toprak bütünlüğünü desteklerken, İsrail'in sınır ötesi operasyonlarını bölgesel güvenlik için risk olarak görüyor. Olası bir geniş çaplı çatışma, Türkiye'nin enerji koridorları ve ticaret yolları üzerinde olumsuz etki yapabilir. Ayrıca, Türkiye'nin arabuluculuk rolü ve bölgedeki dengeler açısından tansiyonun düşürülmesi kritik önem taşıyor. Ankara, hem İsrail hem de Hizbullah ile kanallarını açık tutarak itidal çağrısını sürdürüyor.