İsrail askeri savcılığı, Gazze'de öldürülen 6 yaşındaki Filistinli kız çocuğu Hind Rajab ile birlikte öldürülen Filistinli sağlık görevlilerinin ölümüne ilişkin cezai soruşturma başlattığını duyurdu. Bu hamle, uluslararası toplumun ve insan hakları örgütlerinin artan baskısı altında geldi. Bununla birlikte, Dünya Merkez Mutfağı ve Sınır Tanımayan Doktorlar'a bağlı yardım çalışanlarının ölümüyle ilgili diğer üç olayda ise soruşturma açılmaması dikkat çekti.
Soruşturma kapsamı ve detaylar
İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), 29 Ocak'ta Gazze'nin batısındaki bir olayda Hind Rajab'ın öldürülmesiyle ilgili olarak askeri polis soruşturması başlattığını doğruladı. Aynı olayda, kız çocuğuna yardım etmek için gelen Filistin Kızılayı'na bağlı iki ambulans ekibi de hedef alınmış ve en az 6 sağlık görevlisi hayatını kaybetmişti. Olay, İsrail güçlerinin sivil halka yönelik saldırılarına ilişkin ciddi insan hakları ihlali iddialarını yeniden gündeme getirdi.
IDF'in açıklamasına göre, soruşturma "kurallara uygunluğun" belirlenmesi amacıyla başlatıldı; ancak daha önce benzer olaylarda yapılan soruşturmaların genellikle askerlerin eylemlerini meşru gördüğü ve herhangi bir cezai işlem yapılmadığı biliniyor. Bu nedenle, başlatılan soruşturmanın sonucu merakla bekleniyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Hind Rajab'ın ölümü, sosyal medyada geniş yankı uyandırmış ve uluslararası kamuoyunda İsrail'in Gazze'deki operasyonlarına yönelik tepkileri artırmıştı. Birleşmiş Milletler ve insan hakları örgütleri, sivil kayıpların azaltılması çağrısında bulunurken, İsrail'in bu tür soruşturmalarının yeterli olmadığını savunuyor. Özellikle, Dünya Merkez Mutfağı'na bağlı 7 yardım görevlisinin Nisan ayında İsrail hava saldırısında öldürülmesi ve Sınır Tanımayan Doktorlar'a bağlı çalışanların benzer şekilde hedef alınması, uluslararası toplumun tepkisini çekmişti.
Bu gelişmeler, İsrail'in Gazze'deki savaş yöntemlerine ilişkin uluslararası hukuk ihlali iddialarını güçlendiriyor. Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin (UCM) İsrail ve Hamas liderlerine yönelik savaş suçu soruşturması sürerken, İsrail'in kendi içinde yürüttüğü soruşturmaların uluslararası toplum nezdinde tatmin edici bulunması beklenmiyor. Ayrıca, bu olayların Avrupa Birliği ve diğer Batılı ülkelerin İsrail'e yönelik politikalarında değişikliğe yol açıp açmayacağı tartışılıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Gazze'deki insani krizin başından bu yana İsrail'in saldırılarını kınamakta ve Filistin halkının haklarını savunmaktadır. Bu soruşturma kararı, uluslararası toplumun baskısıyla alınmış olsa da, İsrail'in daha önceki benzer olaylarda soruşturmaların kapatılması geleneği göz önüne alındığında, sonucun somut adalet sağlaması şüpheyle karşılanmaktadır. Türkiye, bu tür olayların bağımsız uluslararası soruşturmalarla aydınlatılması gerektiğini savunmakta ve Gazze'de ateşkesin sağlanması için diplomatik girişimlerini sürdürmektedir. Bu gelişme, Türkiye'nin bölgedeki insani diplomasi çabalarını haklı çıkarır niteliktedir.