İsrail kamu yayıncısı Kan’ın Çarşamba günü aktardığı güvenlik değerlendirmelerine göre, Hamas Silahlı Kanadı, Gazze Şeridi’nde iki yılı aşkın süredir devam eden savaşa rağmen askeri gücünün büyük bölümünü koruyor. Değerlendirmede, Hamas’ın yaklaşık 25 bin savaşçısının bulunduğu, bunlardan 2 bin 500’ünün ise İsrail güçlerine karşı aktif olarak savaştığı belirtiliyor. İsrail güvenlik kurumları, örgütün lojistik ve komuta kabiliyetinin de büyük ölçüde ayakta olduğunu düşünüyor.
Gelişmenin arka planı
Savaşın başlangıcından bu yana İsrail, Hamas’ın yaklaşık 15 bin savaşçısını etkisiz hale getirdiğini iddia ediyordu. Ancak son değerlendirmeler, örgütün hâlâ önemli bir insan kaynağına sahip olduğunu gösteriyor. Değerlendirmeye göre, kayıplara rağmen Hamas, savaş öncesindeki 30-35 bin kişilik gücünün büyük kısmını korumayı başarmış durumda. Bu durum, İsrail’in askeri stratejisinin sorgulanmasına neden oluyor.
İsrail savunma yetkilileri, Hamas’ın tüneller ve kentsel savaş taktikleri sayesinde kayıplarını sınırladığını, ayrıca bölge dışından lojistik destek almaya devam ettiğini belirtiyor. Raporda, özellikle Mısır sınırındaki kaçak tüneller ve Gazze’ye yardım amaçlı giren insani yardım malzemelerinin bir kısmının Hamas’ın silahlanmasında kullanıldığı vurgulanıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu gelişme, İsrail’in Gazze’deki askeri operasyonlarının hedeflerine ulaşıp ulaşmadığı konusunda uluslararası kamuoyunda tartışma yaratıyor. ABD ve Avrupa ülkeleri, sivil kayıplar ve insani kriz nedeniyle İsrail’e yönelik eleştirilerini artırırken, Hamas’ın askeri gücünü koruması, barış görüşmelerinin de geleceğini etkiliyor.
Bölgede İran destekli grupların Hamas’a verdiği destek sürerken, İsrail’in bir yandan da Lübnan sınırında Hizbullah ile çatışmaları devam ediyor. Uzmanlar, Hamas’ın elindeki 25 bin savaşçıyla uzun süreli bir direniş kapasitesi sergileyebileceğini, bunun da çatışmanın daha da derinleşmesine yol açabileceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İsrail-Filistin çatışmasında tarihsel olarak Filistin davasına yakın durmakta ve Hamas ile ilişkilerini diplomatik kanallarda sürdürmektedir. Hamas’ın askeri gücünü koruması, Türkiye’nin bölgedeki nüfuz mücadelesinde elini güçlendirebileceği gibi, İsrail ile olası bir normalleşme sürecini de karmaşık hale getirebilir. Özellikle Doğu Akdeniz’de enerji jeopolitiği ve Mısır ile yaşanan rekabet göz önüne alındığında, Türkiye’nin bu gelişmeyi dikkatle izlemesi ve diplomatik dengeleri gözetmesi gerekiyor. Ayrıca, Gazze’deki insani krizin derinleşmesi, Türkiye’nin bölgeye yönelik yardım politikalarını da doğrudan etkileyecektir.