İsrail, ABD Başkanı Donald Trump'ın talebi üzerine Beyrut'a yönelik bir saldırıyı geçici olarak durdururken, Güney Lübnan'daki hava saldırılarına devam etti. Beyrut ve Kudüs merkezli haber ajanslarına göre Salı günü yoğunlaşan çatışmalar, İsrail'in Hizbullah'a karşı başlattığı kara harekâtının bir parçası. İsrail ordusu, son 24 saat içinde Güney Lübnan'da en az 30 hedefi vurduğunu açıkladı. Çatışmalar, İsrail sınırındaki yerleşim birimlerine düzenlenen roket saldırılarının ardından tırmandı. Bölgedeki gazeteciler, İsrail savaş uçaklarının Lübnan hava sahasını ihlal ederek ses duvarını aştığını bildirdi. Hizbullah ise İsrail mevzilerine havan toplarıyla karşılık verdiğini duyurdu.
Trump'ın Devreye Girmesi ve Gerilimin Seyri
ABD Başkanı Trump'ın, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'yu arayarak Beyrut'a saldırıdan kaçınması yönünde talepte bulunduğu bildirildi. Reuters'ın aktardığına göre Trump, bölgede yeni bir savaşın çıkmasını istemediğini ve mevcut çatışmanın kontrolden çıkmasından endişe duyduğunu ifade etti. Netanyahu hükümeti, bu talep üzerine planlanan Beyrut saldırısını ertelerken, Güney Lübnan'daki operasyonlara odaklandı. İsrailli yetkililer, Hizbullah'ın sınır ötesi saldırılarına son vermek amacıyla gerekli tüm önlemleri alacaklarını vurguladı.
Hizbullah lideri Hasan Nasrallah, yaptığı açıklamada İsrail'in saldırılarını "meşru müdafaa" olarak nitelendirirken, grubun İsrail'e karşı "sürpriz" yanıtlar verebileceğini ima etti. İran'ın desteklediği Hizbullah'ın, Suriye iç savaşı sırasında edindiği askeri tecrübe ve gelişmiş füze cephaneliği, İsrail için ciddi bir tehdit oluşturuyor. İsrail istihbaratı, Hizbullah'ın elinde yaklaşık 150 bin roket ve farklı menzillerde füze bulunduğunu tahmin ediyor.
Bölgesel Tepkiler ve Uluslararası Boyut
Saldırılar, Arap dünyasında geniş yankı uyandırdı. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, tansiyonun düşürülmesi çağrısında bulunurken, Mısır ve Ürdün arabuluculuk teklif etti. Birleşmiş Milletler Lübnan Özel Koordinatörü Jan Kubis, çatışmanın "bölgesel bir felakete" dönüşebileceği uyarısında bulundu. BM Güvenlik Konseyi, acil toplantı kararı alırken, Rusya ve Çin de taraflara itidal çağrısı yaptı.
ABD Dışişleri Bakanlığı, İsrail'in meşru müdafaa hakkını desteklediğini ancak sivil kayıpların önlenmesi gerektiğini vurguladı. Beyrut'un Hizbullah kontrolündeki kent merkezine yönelik operasyon, Lübnan'ın zaten kırılgan olan siyasi yapısını daha da istikrarsızlaştırabilir. Lübnan Başbakanı Hassan Diyab, uluslararası topluma ülkesini koruması için çağrıda bulundu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Akdeniz'deki enerji çıkarları ve Suriye politikası açısından kritik önem taşıyor. İsrail-Hizbullah çatışmasının tırmanması, Doğu Akdeniz'deki doğalgaz arama faaliyetlerini ve bölgesel ticaret yollarını tehdit edebilir. Türkiye, hem Lübnan'daki Türk vatandaşlarının güvenliği hem de sınır komşusu Suriye'deki istikrarsızlığın yayılması endişesiyle hareket ediyor. Ankara'nın daha önce Hizbullah'ı doğrudan terör örgütü olarak sınıflandırmamasına rağmen, İsrail ile diplomatik ilişkilerin normalleşme süreci bu çatışma ortamında sekteye uğrayabilir. Ayrıca, bölgesel güç dengelerinde İran'ın etkisinin artması Türkiye'nin kendi güvenlik stratejilerini yeniden değerlendirmesine yol açabilir.