İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyinde Hizbullah hedeflerine yönelik hava saldırıları ve topçu atışlarına devam ediyor. Son 24 saat içinde en az 50 noktanın vurulduğu bildirilirken, saldırılarda sivil can kayıplarının arttığı belirtiliyor. Lübnan resmi haber ajansı NNA'ya göre, İsrail savaş uçakları Nabatiye, Bint Jbeil ve Marjayoun bölgelerinde yoğun bombardıman gerçekleştirdi. Saldırılarda 15 kişinin hayatını kaybettiği, 30'dan fazla kişinin yaralandığı aktarılıyor. İsrail ordusu ise operasyonların Hizbullah'ın askeri altyapısını hedef aldığını ve sivillerin zarar görmemesi için önlem alındığını açıkladı.
Çatışmaların Arka Planı ve Tırmanış
İsrail ile Hizbullah arasındaki çatışmalar, 7 Ekim 2023'te Hamas'ın İsrail'e düzenlediği saldırının ardından başlayan sürecin bir parçası olarak yeniden alevlenmişti. Hizbullah, Gazze'deki savaşa destek amacıyla İsrail'in kuzeyine roket ve füzeler fırlatmaya başlamış, İsrail de buna karşılık Lübnan'ın güneyindeki Hizbullah mevzilerini hedef almıştı. Son günlerde İsrail'in saldırılarını artırmasıyla birlikte sınır hattında şiddetli çatışmalar yaşanıyor. Lübnan Sağlık Bakanlığı, çatışmaların başladığı Ekim 2023'ten bu yana ülkede 400'den fazla kişinin öldüğünü, bunların çoğunun sivil olduğunu duyurdu.
Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Gücü (UNIFIL) bölgedeki durumdan derin endişe duyduğunu açıklarken, taraflara itidal çağrısı yaptı. UNIFIL Sözcüsü Andrea Tenenti, "Sivillerin korunması ve uluslararası insancıl hukuka saygı gösterilmesi hayati önem taşıyor" dedi. Ancak İsrail, Hizbullah'ın sınıra yakın bölgelere yerleştirdiği füze rampalarını ve tünelleri imha etmekte kararlı olduğunu vurguluyor. Hizbullah ise İsrail saldırılarına roket atışlarıyla karşılık veriyor ve İsrail'in Gazze'deki operasyonları sona ermeden ateşkes yapmayacaklarını belirtiyor.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Lübnan'daki çatışmalar, tüm bölgeyi istikrarsızlaştırma riski taşıyor. İran destekli Hizbullah'ın İsrail'le tam ölçekli bir savaşa girmesi durumunda, Suriye, Irak ve Yemen'deki milis gruplarının da dahil olabileceği geniş çaplı bir kriz yaşanabilir. ABD, İran ve Hizbullah'ı çatışmaları tırmandırmamaya çağırırken, bölgedeki diplomatik çabalar sürüyor. Fransa Dışişleri Bakanlığı, Lübnan'da siyasi krizin çözümü ve ateşkes sağlanması için taraflarla temas halinde olduklarını bildirdi. Ancak şu ana kadar kalıcı bir ateşkes için somut bir adım atılmış değil. Ekonomik olarak zaten zor günler geçiren Lübnan, çatışmaların uzaması halinde daha da derin bir krize sürüklenebilir. Turizm gelirleri düşerken, ülkedeki yabancı yatırımlar da azalma eğiliminde.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Lübnan'daki çatışmaların tırmanması, Türkiye için doğrudan güvenlik tehdidi oluşturmasa da bölgesel istikrarı bozma potansiyeli taşıyor. Türkiye, Lübnan'daki siyasi ve ekonomik krizin çözümü için geçmişte arabuluculuk rolü üstlenmişti. Çatışmaların yayılması, Suriye'den göç dalgalarını tetikleyebileceği gibi, Doğu Akdeniz'deki enerji arama faaliyetlerini de etkileyebilir. Ayrıca, Türkiye'nin İsrail ile normalleşme süreci bu çatışmaların boyutuna bağlı olarak sekteye uğrayabilir. Ankara, hem Filistin meselesinde duyarlılığını korurken hem de bölgesel barışı destekleme politikasını sürdürüyor. Bu nedenle Türkiye, Lübnan'daki gelişmeleri yakından izliyor ve tarafları itidale çağırıyor.