İsrail güçlerinin Suriye'nin güneybatısında yer alan Kuneytra vilayetine ilerlediği bildirildi. El Cezire televizyonunun aktardığına göre, İsrail ordusuna ait zırhlı araçlar ve askeri birlikler Kuneytra kırsalında hareketlilik gösteriyor. Suriye'nin 2011'den bu yana süren iç savaşında rejim güçlerinin zayıflaması ve İran destekli grupların bölgedeki varlığı, İsrail'in sınır hattındaki güvenlik endişelerini artırıyor. Kuneytra, İsrail'in 1967'de işgal ettiği ve 1981'de ilhak ettiği Golan Tepeleri'ne komşu bir bölge olması nedeniyle stratejik önem taşıyor. Son gelişme, bölgede yeni bir askeri tırmanma riskini gündeme getirdi.
Gelişmenin arka planı
Kuneytra vilayeti, Suriye'nin Dera ve Kuneytra illerini kapsayan güney cephesinde yer alıyor. İsrail, uzun süredir Suriye topraklarında İran Devrim Muhafızları'na bağlı Kudüs Gücü ve Hizbullah gibi unsurların varlığına karşı hava saldırıları düzenliyor. Ancak bu kez kara birliklerinin ilerlemesi, operasyonların kapsamının genişleyebileceği yorumlarına yol açtı.
Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad rejimi, iç savaşın son yıllarında Rusya'nın askeri desteğiyle toprak kazanımları elde etmiş olsa da, İsrail sınırına yakın bölgelerde kontrolü tam olarak sağlayamıyor. İsrail, 1974 tarihli Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması çerçevesinde oluşturulan tampon bölgeye yönelik ihlaller konusunda Suriye'yi suçluyor. Birleşmiş Milletler tarafından görevlendirilen UNDOF (BM Ayrıştırma Gözlemci Gücü) misyonu, bölgede ateşkesin gözetimini yürütüyor. Son hareketlilik, UNDOF'un raporlarına da yansıyabilir.
El Cezire'nin haberine göre, İsrail askerlerinin Kuneytra'nın kuzey kırsalındaki köylere girdiği ve bazı noktalarda mevzilendiği iddia edildi. Suriye resmi haber ajansı SANA ise henüz konuya ilişkin bir açıklama yapmadı. İsrail ordusu da operasyonla ilgili resmi bir teyit vermedi. Ancak bölgedeki yerel kaynaklar, son günlerde İsrail insansız hava araçlarının ve savaş uçaklarının bölge üzerinde yoğun keşif uçuşları yaptığını belirtiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
İsrail'in Kuneytra'ya yönelik kara ilerlemesi, Suriye iç savaşının seyrini etkileyebilecek bir adım olarak değerlendiriliyor. İsrail, 2013'ten bu yana Suriye'de İran ve Hizbullah hedeflerine yönelik yüzlerce hava saldırısı gerçekleştirdi. Bu saldırılar genellikle silah sevkiyatlarını ve askeri tesisleri vurmayı amaçlıyordu. Kara birliklerinin kullanılması, İsrail'in artık kalıcı bir güvenlik şeridi oluşturmayı hedefleyebileceği şeklinde yorumlanıyor.
Bölgesel uzmanlara göre, İsrail'in bu hamlesi birkaç faktörle bağlantılı: Birincisi, Suriye rejiminin İran'a olan bağımlılığı ve İran'ın Suriye üzerinden İsrail'e karşı bir cephe açma çabası. İkincisi, Rusya'nın Ukrayna savaşı nedeniyle Suriye'deki askeri varlığını azaltması ve İsrail'e karşı caydırıcılığının zayıflaması. Üçüncüsü, ABD'nin bölgedeki asker sayısını azaltma eğilimi ve İsrail'in kendi güvenliğini sağlama konusunda daha agresif bir tutum benimsemesi.
Uluslararası hukuk açısından, İsrail'in Suriye topraklarına kara unsurlarıyla girmesi, 1974 anlaşmasının ihlali anlamına gelebilir. BM Güvenlik Konseyi'nin 242 ve 338 sayılı kararları, toprak bütünlüğünü vurguluyor. Ancak İsrail, Golan Tepeleri'ni kendi toprağı olarak gördüğü için bu bölgeyi savunma hattı olarak değerlendiriyor. ABD'nin 2019'da Golan'daki İsrail egemenliğini tanıması, uluslararası alanda tartışma yaratmıştı.
Suriye'nin müttefiki Rusya'nın nasıl bir tepki vereceği merak konusu. Rusya Dışişleri Bakanlığı henüz bir açıklama yapmadı. İran ise İsrail'in eylemlerini kınayabilir. Türkiye, Suriye'nin toprak bütünlüğüne vurgu yaparak İsrail'in bölgedeki tek taraflı eylemlerine karşı çıkıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail'in Kuneytra'ya ilerlemesi, Türkiye'nin Suriye politikası ve bölgesel güvenlik dengeleri açısından yakından takip edilmesi gereken bir gelişme. Ankara, Suriye'nin toprak bütünlüğünü savunuyor ve İsrail'in Golan Tepeleri'ndeki işgalini tanımıyor. Bu tür bir kara harekatı, Türkiye'nin desteklediği muhalif grupların kontrolündeki bölgelere yakınlığı nedeniyle sahada yeni riskler doğurabilir. Ayrıca İran'ın Suriye'deki varlığına karşı İsrail'in artan agresifliği, Türkiye-İran ilişkilerini de etkileyebilir. Türkiye, bölgede istikrarın korunması için diplomatik girişimlerini sürdürürken, İsrail'in tek taraflı adımlarının uluslararası hukuka aykırı olduğunu vurgulamaya devam edecektir.