İsrail güvenlik yetkilileri, Gazze Şeridi'nin bazı bölgelerinden kısmi bir askeri çekilme ve bu bölgelere 'Uluslararası İstikrar Gücü' adı verilen çokuluslu bir gücün konuşlandırılmasını öngören bir planı değerlendiriyor. Kanal 12'nin haberine göre, üst düzey güvenlik kaynakları, İsrail askerlerinin Gazze'nin belirli kesimlerinden çekilmesini ve bu alanların uluslararası bir güç tarafından devralınmasını içeren bu planın, mevcut çatışmaların yönetimi ve bölgenin gelecekteki istikrarı açısından önemli bir dönüm noktası olabileceğini ifade ediyor. Plan, savaşın başlangıcından bu yana İsrail ordusunun yoğun kara operasyonları yürüttüğü Gazze'de yeni bir aşamaya geçiş sinyali olarak yorumlanıyor.
Gelişmenin Arka Planı
İsrail'in Gazze'deki askeri varlığı, 7 Ekim 2023'teki Hamas saldırısının ardından başlatılan ve büyük bir yıkıma yol açan operasyonlarla yoğunlaşmıştı. Ordu, kuzey Gazze'den güneye doğru ilerleyerek birçok bölgeyi kontrol altına aldı; ancak bu durum, uluslararası alanda sivillerin korunması ve insani yardım akışı konusunda ciddi eleştirilere neden oldu. Kısmi çekilme planı, İsrail'in askeri hedeflerini büyük ölçüde gerçekleştirdiği, Hamas'ın organize direnişinin büyük ölçüde kırıldığı veya en azından zayıflatıldığı bölgelerde uygulanabilir. Bu plan, İsrail ordusunun yoğunluğunu azaltarak hem askeri yükü hafifletmeyi hem de uluslararası baskıyı azaltmayı hedefliyor.
Ayrıca, İsrail yönetiminin Gazze'nin savaş sonrası yönetimi konusunda net bir politika belirleyemediği biliniyor. Başbakan Binyamin Netanyahu, Hamas'ın tamamen yok edilmesi hedefini yinelesede, bölgenin gelecekteki siyasi yapısına dair somut öneriler ortaya koymaktan kaçınıyor. Bu belirsizlik, ABD ve diğer Batılı ülkelerin Gazze'nin yeniden inşası ve yönetiminde Filistin Otoritesi'nin rol alması yönündeki baskılarıyla birleşince, İsrail içinde farklı planlar masaya yatırılıyor. Kısmi çekilme planı, bu tartışmaların bir ürünü olarak öne çıkıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Gazze'de uluslararası bir gücün konuşlandırılması fikri, bölgedeki güç dengelerini yakından ilgilendiriyor. Mısır ve Ürdün gibi komşu ülkeler, Gazze'ye asker gönderme konusunda isteksiz davranırken, bazı Avrupa ve Körfez ülkelerinin bu tür bir misyonda yer alabileceği konuşuluyor. Özellikle, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn gibi ülkelerin İsrail ile normalleşme anlaşmaları çerçevesinde bu tür bir güce katkı sağlayabileceği iddia ediliyor. Ancak, böyle bir gücün görevi ve yetkileri konusunda net bir tanım yapılmış değil; bu da planın uygulanabilirliği önünde önemli bir engel olarak duruyor.
ABD yönetimi, Gazze'de kalıcı bir ateşkes ve iki devletli çözüm doğrultusunda diplomatik çabalarını sürdürürken, İsrail'in bu planı hayata geçirmesi durumunda bunun bölgesel istikrara katkı sağlayabileceği belirtiliyor. Ancak, uzmanlar, uluslararası bir gücün varlığının Hamas'ın yeniden yapılanmasını engelleyemeyeceği, hatta bazı kesimler tarafından işgalin meşrulaştırılması olarak algılanabileceği uyarısında bulunuyor. Ayrıca, İran ve müttefiklerinin bu gelişmeye nasıl tepki vereceği de belirsizliğini koruyor; bölgesel gerginliklerin daha da artma riski bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Gazze'deki savaşın başlangıcından bu yana Filistin halkının yanında yer alarak ateşkes çağrılarını yüksek sesle dile getiriyor. İsrail'in kısmi çekilme planı ve uluslararası güç konuşlandırma fikri, Ankara'nın bölgesel politikaları açısından yakından izleniyor. Türkiye, Gazze'nin geleceği konusunda Filistin devletinin toprak bütünlüğünü ve Filistin halkının meşru temsilini esas alan bir yaklaşımı savunuyor. Kısmi çekilmenin kalıcı bir çözüme dönüşmemesi halinde, bu gelişmenin bölgedeki istikrarsızlığı derinleştirebileceği değerlendiriliyor. Ankara'nın, uluslararası gücün oluşumunda söz sahibi olmaya çalışması ve Filistin yönetiminin rolünü önceleyen bir tutum sergilemesi bekleniyor.