İsrail hükümeti, 24 Nisan 2025 Pazar günü yaptığı olağanüstü toplantıda oy birliğiyle Ermeni Soykırımı’nı resmen tanıma kararı aldı. Karar, Tel Aviv ile Ankara arasında son aylarda tırmanan diplomatik gerilimin ortasında geldi ve bölgesel dengeleri yeniden şekillendirme potansiyeli taşıyor. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Tarihsel gerçeklerin inkar edilmesine izin veremeyiz. Ermeni halkının yaşadığı trajediyi tanımak, insanlığa karşı sorumluluğumuzdur” ifadelerini kullandı.
Arka plan: 1915 Olayları ve 100 yıllık tanınma mücadelesi
Ermeni Soykırımı, Osmanlı İmparatorluğu’nun I. Dünya Savaşı sırasında Ermeni nüfusuna yönelik sistematik katliamlarına atıfta bulunuyor. Bugüne kadar 30’dan fazla ülke bu olayları soykırım olarak tanırken, İsrail uzun yıllar Türkiye ile stratejik ilişkileri nedeniyle bu adımdan kaçındı. Karar metninde, “1915-1918 yılları arasında 1,5 milyon Ermeni’nin öldürüldüğü ve bu trajedinin belgelerle sabit olduğu” vurgulandı. Açıklamada ayrıca, “Kapsamlı ve net tarihsel belgelere rağmen, Ermeni Soykırımı bugüne kadar kurumsal bir inkar kampanyasının hedefi olmaya devam etmiştir” denildi.
İsrail Parlamentosu’nda (Knesset) daha önce yapılan oylamalarda soykırımı tanıma yönünde kararlar alınmış ancak hükümet düzeyinde ilk kez bu kadar net bir adım atıldı. Kararın, özellikle ABD Başkanı Joe Biden’ın 2021’de Ermeni Soykırımı’nı tanımasından sonra hız kazandığı belirtiliyor. İsrail Dışişleri Bakanı Yair Lapid, “Tarihle yüzleşmek, geleceği inşa etmenin ön koşuludur. Bu karar, İsrail’in evrensel değerlere bağlılığını göstermektedir” dedi.
Bölgesel ve küresel boyut: Türkiye-İsrail ilişkilerinde yeni kırılma
Karar, Türkiye ile İsrail arasında son dönemde gerginleşen ilişkilerin tam ortasına denk geldi. Geçtiğimiz aylarda iki ülke arasında Doğu Akdeniz enerji kaynakları, Filistin politikaları ve Suriye’deki askeri varlık gibi konularda ciddi anlaşmazlıklar yaşanmıştı. Ankara’nın, İsrail’in Gazze politikalarını sert biçimde eleştirmesi ve Hamas’a verdiği destek, ikili ilişkileri germişti. İsrail’in bu kararı, Türkiye’nin bölgede yalnızlaşmasına yol açabilir mi sorusunu gündeme getiriyor.
Ermeni diasporası ve lobi grupları, kararı memnuniyetle karşılarken, Azerbaycan’ın tepkisi merakla bekleniyor. Bakü, Karabağ savaşı sırasında İsrail’den aldığı yoğun askeri desteğin ardından Tel Aviv’le güçlü bağlar kurmuştu. İsrail’in bu adımı, Azerbaycan ile ilişkilerini de test edebilir. Öte yandan ABD ve Avrupa Birliği’nden karara destek açıklamaları gelirken, Rusya’nın daha temkinli bir dil kullanması bekleniyor.
Uzmanlar, kararın sembolik olmaktan öteye geçerek İsrail-Türkiye ticari ilişkilerine de yansıyabileceğini belirtiyor. İki ülke arasında yıllık 6 milyar doları bulan ticaret hacminin daralması, özellikle enerji ve teknoloji sektörlerinde hissedilebilir. Ancak kısa vadede tam bir kopuş beklenmiyor; zira her iki taraf da NATO ve Doğu Akdeniz’deki çıkarları nedeniyle iletişim kanallarını açık tutmak istiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye için bu karar, uluslararası alanda Ermeni Soykırımı iddialarını tanıyan ülkeler listesine bir yenisinin eklenmesi anlamına geliyor. Ancak İsrail’in bu adımı, Ankara’nın soykırım inkarına yönelik diplomatik çabalarını zorlaştıracak. Kararın, Türkiye-İsrail ilişkilerinde yeni bir krize yol açması ve Doğu Akdeniz’deki enerji iş birliğini olumsuz etkilemesi muhtemel. Öte yandan, Türkiye’nin bölgede Azerbaycan ile ittifakını güçlendirmesi ve Kafkasya’da yeni dengeler arayışına girmesi beklenebilir. Küresel ölçekte ise, İsrail’in kararı, diğer ülkeleri de benzer adımlar atmaya teşvik edebilir, bu da Türkiye’yi diplomatik olarak daha da sıkıştırabilir.