İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, Azerbaycan'da düzenlenen uluslararası bir zirve çerçevesinde Bahreyn Dışişleri Bakanı Abdullatif bin Rashid Al-Zayani ile bir araya geldi. İsrail ile Bahreyn arasında 2020 yılında imzalanan İbrahim Anlaşmaları sonrası kurulan diplomatik ilişkiler kapsamında gerçekleşen bu görüşme, iki ülke arasındaki üst düzey temasların nadir örneklerinden biri olarak kayda geçti. Zirve, bölgesel ve küresel aktörleri bir araya getiren çok taraflı bir platformda gerçekleşti.
Görüşmenin arka planı ve diplomatik bağlam
İsrail ve Bahreyn, 15 Eylül 2020'de Washington'da düzenlenen törenle İbrahim Anlaşmaları'nı imzalayarak diplomatik ilişki kurmuştu. Bu anlaşma, Birleşik Arap Emirlikleri'nin ardından Bahreyn'in de İsrail ile ilişkilerini normalleştirmesini sağlamıştı. O tarihten bu yana iki ülke arasında büyükelçilik açılışı, ticaret anlaşmaları ve karşılıklı ziyaretler gerçekleşse de, özellikle Gazze savaşı sonrası dönemde kamuoyu önünde yüksek profilli görüşmeler sınırlı kalmıştı.
Bahreyn Dışişleri Bakanı Al-Zayani'nin İsrail Cumhurbaşkanı Herzog ile görüşmesi, Manama yönetiminin İsrail ile ilişkilerini koruma yönündeki iradesini göstermesi açısından dikkat çekici. Ancak görüşmenin Azerbaycan gibi tarafsız bir ülkede ve çok taraflı bir zirve marjında yapılması, iki ülkenin iç ve bölgesel kamuoyu baskılarını dengelemeye çalıştığı şeklinde yorumlanabilir. Zirvenin ev sahibi Azerbaycan, İsrail ile yakın ilişkilere sahip olması ve aynı zamanda İran ile sınır komşusu olması nedeniyle diplomatik açıdan stratejik bir konumda bulunuyor.
Görüşmenin içeriğine dair resmi açıklama yapılmadı. Ancak İbrahim Anlaşmaları çerçevesinde ekonomik işbirliği, turizm, teknoloji ve güvenlik alanlarında işbirliğinin ele alındığı tahmin ediliyor. İsrail cumhurbaşkanlığı makamından yapılan kısa açıklamada, görüşmenin "ikili ilişkilerin güçlendirilmesi" amacı taşıdığı belirtildi. Bahreyn tarafından ise henüz bir açıklama gelmedi.
Bölgesel ve küresel boyut
İsrail'in Körfez ülkeleriyle ilişkileri, ABD'nin öncülük ettiği normalleşme sürecinin bir parçası olarak 2020'den bu yana kademeli şekilde gelişiyor. Ancak 7 Ekim 2023'te başlayan Gazze savaşı, Arap kamuoyunda İsrail'e yönelik tepkileri artırdı ve bazı Körfez ülkeleri ikili ilişkilerde mesafe koyma eğilimi gösterdi. Bahreyn, bu dönemde ticari ve diplomatik bağlarını tamamen koparmasa da, üst düzey ziyaretlerde temkinli bir tutum sergiledi.
Bu görüşme, İsrail'in bölgedeki diplomatik izolasyonunu kırma çabalarına işaret ediyor. Azerbaycan, İsrail ile İran arasında denge politikası izleyen ve aynı zamanda Türkiye ile müttefiklik ilişkisi bulunan bir ülke olarak, bu tür temaslara ev sahipliği yapabilecek ender platformlardan biri. Zirvenin niteliği henüz netleşmemekle birlikte, çok taraflı bir etkinlik olması, ikili görüşmelerin önünü açmış görünüyor.
Uluslararası ilişkiler uzmanları, İbrahim Anlaşmaları'nın kalıcılığını koruduğunu, ancak Gazze sorunu nedeniyle Körfez kamuoylarındaki meşruiyetinin zayıfladığını belirtiyor. Bahreyn'in görüşmeyi düşük profilli tutması, bu hassasiyetin bir yansıması olarak değerlendirilebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İsrail ile ilişkilerinde Gazze savaşı sonrası sert bir söylem benimsemiş, ticaret kısıtlamaları uygulamış ve bölgesel kamuoyunda Filistin yanlısı bir çizgi izlemiştir. Azerbaycan'ın ev sahipliğinde gerçekleşen bu görüşme, Türkiye'nin yakın müttefiki Azeristan'ın İsrail ile diplomatik kanallarını açık tutmasının bir yansımasıdır. Türk dış politikası açısından bu durum, Bakü'nün kendi stratejik çıkarları doğrultusunda hareket ettiğini ve Türkiye'nin bölgesel dengelerdeki etkisini sınırlayabileceğini gösteriyor. Ayrıca Bahreyn ile İsrail arasındaki temasların normalleşme sürecini canlandırması, Türkiye'nin bölgede yürüttüğü diplomasiye dolaylı etki edebilir. Enerji ve ticaret yolları açısından ise Körfez'de istikrarın korunması Türkiye'nin ekonomik çıkarlarına hizmet edebilir.