İsrail ordusu, Lübnan'ın başkenti Beyrut'un güney banliyölerine yönelik hava saldırılarını yoğunlaştırırken, aynı anda Hizbullah'ın kontrolündeki tarihi Haçlı kalesi Krak des Chevaliers'i geri almak için kara operasyonu başlattı. Ancak ABD Başkanı Donald Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile yaptığı telefon görüşmesinin ardından, İsrail'in Beyrut'a kara birlikleri gönderme planından vazgeçtiğini ve çatışmaların kademeli olarak azaltılacağını duyurdu. Trump, 'Ben müdahale ettim ve onları ikna ettim. Savaşın tırmanmasını önledik' ifadelerini kullandı.
Gelişmenin Arka Planı
İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), Perşembe günü yaptığı açıklamada, Lübnan sınırındaki askeri varlığını artırarak Hizbullah'ın mevzilerine yönelik kara harekâtını genişlettiğini duyurdu. Operasyon kapsamında, Suriye sınırına yakın bölgede bulunan ve 12. yüzyıldan kalma Krak des Chevaliers kalesinin Hizbullah militanlarından temizlendiği bildirildi. İsrail, bu kaleyi Hizbullah'ın bölgedeki lojistik ve komuta merkezi olarak kullandığını iddia ediyor. Aynı saatlerde Beyrut'un Dahiye bölgesine düzenlenen hava saldırılarında Hizbullah'ın silah depolarının hedef alındığı belirtildi. Saldırılarda can kaybı yaşandığı ancak kesin sayının henüz netleşmediği ifade ediliyor.
Lübnan Sağlık Bakanlığı, son 24 saatte ülke genelinde 45 kişinin hayatını kaybettiğini, 120'den fazla yaralının hastanelere kaldırıldığını açıkladı. Birleşmiş Milletler, İsrail'in Lübnan'a yönelik operasyonlarının uluslararası hukuku ihlal ettiğini belirterek taraflara itidal çağrısı yaptı. Fransa Dışişleri Bakanlığı, 'Beyrut'un bombalanması kabul edilemez. Sivil kayıplar durdurulmalı' açıklamasında bulundu.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Trump'ın ateşkes sinyali, İsrail'in Lübnan'daki operasyonlarını genişletme niyetini açıklamasından saatler sonra geldi. Bu durum, ABD'nin İsrail üzerindeki nüfuzunu bir kez daha ortaya koydu. Ancak İsrail'in Hizbullah'ı tamamen ortadan kaldırma hedefi, bölgede geniş çaplı bir savaş riskini beraberinde getiriyor. İran destekli Hizbullah, İsrail'e karşı kuzey sınırında roket saldırılarını sürdürüyor. İsrail Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi, 'Hizbullah'ı yok etmeden durmayacağız' derken, siyasi kanatta Trump'ın müdahalesinin etkili olduğu yorumları yapılıyor.
Uzmanlar, Trump'ın müdahalesinin ardındaki temel nedenin, ABD'de yaklaşan başkanlık seçimleri öncesinde Ortadoğu'da büyük bir çatışmanın ekonomik ve siyasi maliyetinden kaçınmak olduğunu belirtiyor. Ayrıca Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi bölgesel aktörlerin de İran'ın nüfuz alanını genişletecek bir savaştan endişe duyduğu ifade ediliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları, Türkiye'nin güney sınırında istikrarsızlık riskini artırmaktadır. Türkiye, bir NATO üyesi olarak Doğu Akdeniz'deki güvenlik dengelerinin bozulmasından endişe duymaktadır. Ayrıca Suriye'deki askeri varlığı ve Lübnan'daki Sünni gruplarla bağlantıları nedeniyle Ankara, çatışmaların yayılmasını engellemek için diplomatik girişimlerde bulunabilir. Trump'ın müdahalesi geçici bir yumuşama sağlasa da, uzun vadede Türkiye'nin hem İsrail hem de İran ile dengeli ilişkiler yürütme stratejisini zorlayabilir. Türkiye'nin bölgedeki insani krize dikkat çekmesi ve ateşkes çağrılarını sürdürmesi bekleniyor.