İsrail askerleri, işgal altındaki Batı Şeria’da bir Filistinli bebeği vurarak hayatını kaybetmesine neden oldu. Olay, 15 Şubat 2025 sabahı erken saatlerde Ramallah yakınlarındaki El-Mazraa el-Şarkiye köyünde meydana geldi. Ailenin içinde bulunduğu araca ateş açan İsrail güçleri, 18 aylık Meryem Mustafa’yı olay yerinde öldürürken, anne Nida Mustafa (32) ve baba Ahmed Mustafa (35) ağır yaralandı. Yaralılar, yakındaki bir Filistin hastanesine kaldırıldı. Filistin Sağlık Bakanlığı, bebeğin başından vurulduğunu ve kurtarılamadığını açıkladı.
Gelişmenin arka planı: Gazze savaşının yansımaları
İsrail ordusundan yapılan açıklamada, askerlerin “şüpheli bir araca” ateş açtığı, ancak ölen ve yaralananların sivil olduğu belirtildi. Ordu, olayla ilgili soruşturma başlatıldığını duyurdu. Filistinli yetkililer ise saldırının plansız ve orantısız olduğunu, ailenin herhangi bir tehdit oluşturmadığını savundu. Batı Şeria, İsrail’in 7 Ekim 2023’te Gazze’ye yönelik başlattığı savaştan bu yana şiddetin en yoğun yaşandığı bölgelerden biri haline geldi. Birleşmiş Milletler verilerine göre, savaşın başlamasından bu yana Batı Şeria’da 800’den fazla Filistinli öldürüldü; bunların en az 180’i çocuktu. Aynı dönemde İsrail yerleşimcilerinin saldırıları da yüzde 300 arttı.
Bu olay, uluslararası toplumun Gazze’deki ateşkes çağrılarına rağmen Batı Şeria’daki gerilimin azalmadığını gösteriyor. İsrail, son 18 ayda Batı Şeria’da binlerce Filistinliyi gözaltına alırken, askeri operasyonlarını da sıklaştırdı. Cenin ve Nablus gibi kentlere düzenlenen baskınlarda siviller sık sık hedef alınıyor. ABD ve Avrupa Birliği, İsrail’e “orantılı güç kullanımı” çağrısında bulunsa da, somut bir yaptırım uygulanmadı.
Bölgesel ve küresel boyut: Filistin sorununun unutulmayan yüzü
Batı Şeria’daki bu tür olaylar, Filistin yönetiminin meşruiyetini ve kontrol kapasitesini zedeliyor. Ramallah merkezli yönetim, İsrail işgali altında giderek daha fazla güç kaybederken, Hamas ve İslami Cihat gibi silahlı gruplar bölgede etkinliğini artırıyor. Uzmanlar, bu durumun uzun vadede yeni bir çatışma dalgasını tetikleyebileceği uyarısında bulunuyor. Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin (UCM) 2024’te İsrail liderleri hakkında savaş suçu soruşturması başlatması, Batı Şeria’daki olayların da hukuki boyutunu gündeme taşıyor. Ancak İsrail, UCM’nin yetkisini tanımadığını yineliyor. Bu arada, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde Filistin’e tam üyelik talebi, ABD’nin vetosu nedeniyle bir kez daha reddedildi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye’nin Filistin meselesindeki geleneksel duruşunu bir kez daha hatırlatıyor. Ankara, İsrail’in Batı Şeria’daki saldırılarını düzenli olarak kınarken, Filistin yönetimiyle yakın diplomatik ilişkilerini sürdürüyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İsrail’e yönelik sert eleştirileri ve Gazze’ye insani yardımları, Türkiye’nin bölgedeki etkisini korumasını sağlıyor. Ancak ikili ticaret hacmi 2023’te 6,5 milyar doları bulan Türkiye-İsrail ilişkileri, bu tür olaylar nedeniyle zaman zaman gerilse de tamamen kopmuş değil. Batı Şeria’daki istikrarsızlık, Doğu Akdeniz’deki enerji işbirliği projelerini de olumsuz etkileyebilir. Türkiye, Filistinlilerin haklarını savunan bir pozisyon alarak hem iç kamuoyundaki desteğini pekiştiriyor hem de İslam dünyasında liderlik rolünü güçlendiriyor.