İsrail ordusu, 44 yıl önce Lübnan'da yaşanan Sultan Yakup Savaşı'nda hayatını kaybeden asker Yehuda Katz'ın naaşını bulduğunu açıkladı. İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) tarafından yapılan yazılı açıklamada, Katz'ın kimliğinin askeri ve adli tıp birimleri tarafından yapılan DNA analiziyle doğrulandığı belirtildi. Açıklamada, naaşın dün gece düzenlenen bir operasyonla Lübnan topraklarından güvenli bir şekilde çıkarıldığı ve İsrail'e getirildiği ifade edildi. Katz'ın ailesine bilgi verildiği ve naaşının bugün askeri törenle defnedileceği kaydedildi. Bu gelişme, bölgede uzun süredir kayıp olan askerlerin akıbetine ilişkin belirsizlikleri yeniden gündeme getirdi.
Gelişmenin arka planı
Yehuda Katz, 1982 yılında Lübnan'ın Bekaa Vadisi'nde meydana gelen Sultan Yakup Savaşı'nda öldürülen üç İsrail askerinden biriydi. Bu savaş, Birinci Lübnan Savaşı sırasında İsrail ordusunun Suriye güçleriyle karşı karşıya geldiği en çetin çatışmalardan biri olarak tarihe geçti. O dönemde Katz ile birlikte kaybolan diğer iki askerden biri olan Zechariah Baumel'in naaşı 2019'da, diğer asker Tzvi Feldman'ın naaşı ise 2022'de bulunarak İsrail'e getirilmişti. Katz'ın naaşının bulunmasıyla birlikte, Sultan Yakup Savaşı'nda kaybolan askerlerin tamamının naaşına ulaşılmış oldu.
Katz'ın naaşının bulunması, İsrail'de kayıp askerlerin geri getirilmesi konusuna verilen önemin bir göstergesi olarak yorumlanıyor. İsrail hükümeti, uzun yıllardır kayıp askerlerin naaşlarını bulmak için gizli operasyonlar yürütüyor. Bu operasyonların çoğu zaman istihbarat raporlarına ve bölgedeki yerel kaynaklardan elde edilen bilgilere dayandığı biliniyor. Katz'ın naaşının bulunması, İsrail kamuoyunda duygusal bir yankı uyandırırken, yetkililer bu tür operasyonların devam edeceğini belirtiyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Bu gelişme, İsrail ile Lübnan arasındaki hassas dengeler üzerinde yeni bir tartışma başlattı. İsrail'in Lübnan topraklarında gerçekleştirdiği bu tür operasyonlar, iki ülke arasındaki ilişkileri zaman zaman gerginleştiriyor. Özellikle son dönemde İsrail'in Suriye ve Lübnan'daki hedeflere yönelik hava saldırıları düzenlemesi, bölgedeki gerilimi artırmış durumda. Katz'ın naaşının bulunması, İsrail'in güvenlik güçlerinin operasyonel kapasitesini bir kez daha gözler önüne sererken, Hizbullah'ın tepkisi merak konusu oldu. Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah'ın daha önce kayıp askerlerin naaşlarının bulunması karşılığında İsrail'den pazarlık talepleri olduğu biliniyor. Bu tür operasyonlar, İsrail'in esir ve kayıp askerler konusundaki kararlılığını gösterirken, bölgedeki tansiyonu da etkileyebilecek nitelikte.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İsrail'in Lübnan'da gerçekleştirdiği bu askeri operasyonu yakından izliyor. Ankara, bölgedeki istikrarın bozulmasına yol açabilecek tek taraflı askeri adımlara karşı olduğunu sık sık dile getiriyor. Bu gelişme, Türkiye'nin Orta Doğu'daki krizlerde arabuluculuk rolünü zorlaştırabilir; zira İsrail'in Lübnan'daki varlığı, Hizbullah ile yaşanan gerilimleri artırabilir. Türkiye, Lübnan'ın egemenliğine saygı gösterilmesi gerektiğini savunuyor. Bu tür operasyonların bölgesel güvenliğe etkisi, Türk dış politikasının dikkatle değerlendirdiği konular arasında.