ABD'deki bilim insanları, İspanyol fetihleri sırasında Şili'deki mumyalarda çiçek hastalığına (smallpox) ait DNA parçaları buldu. Bu bulgu, virüsün Amerika kıtasına Avrupalıların gelişinden önce de var olabileceğini düşündürüyor.
Arkeolojik Keşif ve Bilimsel Analiz
Washington, 30 Temmuz - İspanyol konquistadorlar yaklaşık beş yüzyıl önce Yeni Dünya'ya ulaştıklarında, Amerika'yı kolonileştirmek için tüfekler, toplar, zırhlar, atlar ve saldırı köpekleri getirdiler. Ancak en büyük darbeyi bambaşka bir şeyle vurdular: çiçek hastalığı ve diğer Avrasya hastalıkları.
Yeni bir araştırmaya göre, İspanyol işgalciler tarafından getirilen bu hastalıklar, yerli nüfusun tahminen %90'ını öldürdü. Ancak son keşif, bu anlatıyı değiştirebilir. Şili'deki mumyalardan alınan örneklerde, 16. yüzyıla tarihlenen çiçek hastalığı virüsü DNA'sına rastlandı. Bu örnekler, virüsün Avrupalıların gelişinden çok önce Amerika'da dolaşımda olduğunu gösteriyor.
Bilim insanları, genom sekanslama ve filogenetik analiz yöntemlerini kullanarak, bulunan virüsün modern varyantlarla olan ilişkisini inceledi. Sonuçlar, bu eski virüsün, Avrupalı varyantlardan ziyade Güney Amerika'ya özgü bir soy hattına ait olduğunu işaret ediyor. Bu bulgu, hastalığın Avrupa'dan bağımsız olarak kıtada var olduğu hipotezini güçlendiriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu keşif, yalnızca tarih yazımını yeniden şekillendirmekle kalmıyor, aynı zamanda modern epidemiyolojiye de ışık tutuyor. Virüslerin nasıl yayıldığını ve zaman içinde nasıl evrildiğini anlamak, gelecekteki salgınlara hazırlanmada kritik önem taşıyor. Çiçek hastalığı, 1980'de eradike edilmiş olsa da, virüsün kökenleri ve yayılma dinamikleri hâlâ tartışma konusu.
Uzmanlar, bu çalışmanın “Kolomb takası” (Columbian Exchange) olarak bilinen transatlantik hastalık alışverişi anlayışımızı kökten değiştirebileceğini belirtiyor. Geleneksel görüş, çiçek hastalığının Amerika'ya 1492 sonrasında Avrupalılar tarafından taşındığını savunuyor. Ancak mumyalarda bulunan DNA, bu görüşe meydan okuyor ve hastalığın Pasifik rotası veya başka yollarla daha erken bir tarihte kıtaya ulaşmış olabileceğini düşündürüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin tarihsel salgınlarla mücadele deneyimi açısından önem taşıyor. Osmanlı İmparatorluğu döneminde çiçek hastalığına karşı aşılamanın öncülerinden olan Türkiye, bugün de salgın kontrolünde küresel bir aktör. Keşif, virüslerin kökenleri ve yayılma yolları konusundaki bilgimizi yenileyerek, uluslararası iş birliğinin önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Türkiye'nin sağlık ve bilim alanında bu tür araştırmalara katkı vermesi, hem bölgesel hem de küresel sağlık güvenliğine katkı sağlayabilir.