İspanya hükümeti, geçtiğimiz aylarda başlattığı genel af girişimi kapsamında, 1 milyon 170 bin düzensiz göçmenin başvurusundan 609 bin 737'sinin geçici çalışma izni aldığını duyurdu. Madrid yönetimi, uygulamanın hem göçmenlerin yasal statü kazanmasını hem de ülke ekonomisine kayıtlı işgücü olarak katkı sağlamasını hedeflediğini belirtti. Yetkililere göre, başvuruların incelenmesi devam ederken bu kişiler resmi iş piyasasında çalışmaya başlayabilecek.
Göçmen aflarının arka planı ve kapsamı
İspanya, uzun yıllardır düzensiz göçle mücadele ederken, özellikle Latin Amerika ve Afrika ülkelerinden gelen göçmenlerin yoğun olduğu bir ülke. Son yıllarda artan göç dalgaları, bazı sektörlerde işgücü açığını da beraberinde getirdi. Tarım, inşaat ve hizmet sektörlerinde yoğunlaşan düzensiz işçiler, çoğu zaman kayıt dışı çalışıyor ve sosyal güvenceden yoksun kalıyor. Hükümet, düzenli hale getirme programıyla bu kişileri yasal çerçeveye dahil ederek hem vergi gelirlerini artırmayı hem de sosyal uyumu güçlendirmeyi amaçlıyor.
Program kapsamında başvurular 1,17 milyona ulaşırken, 609 bin 737 kişi geçici çalışma izni almaya hak kazandı. Bu sayı, toplam başvuruların yaklaşık yüzde 52'sine denk geliyor. Başvurusu reddedilenler ya da halen incelenmekte olanlar için ise itiraz süreci devam ediyor. İspanya Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, sürecin şeffaf ve hızlı yürütüldüğünü vurguluyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Avrupa'da yeni bir model mi?
İspanya'nın bu adımı, Avrupa Birliği genelinde düzensiz göçle mücadelede farklı bir yaklaşım olarak değerlendiriliyor. Pek çok AB ülkesi göçmenleri sınır dışı etmeye veya geri göndermeye odaklanırken, İspanya düzenleme ve entegrasyon yolunu tercih etti. Ekonomistler, bu uygulamanın uzun vadede işgücü piyasasına olumlu yansıyacağını, kayıt dışı istihdamın azalacağını ve sosyal güvenlik sistemine katkıların artacağını öngörüyor. Ancak bazı eleştirmenler, genel afların yeni göç dalgalarını teşvik edebileceği ve sınır güvenliğini zayıflatabileceği uyarısında bulunuyor.
Uluslararası Göç Örgütü (IOM) verilerine göre, İspanya'da yaklaşık 500 bin ila 800 bin arasında düzensiz göçmen bulunduğu tahmin ediliyor. Af programı, bu kitlenin önemli bir bölümüne yasal statü sağlayarak hem insan hakları açısından hem de ekonomik entegrasyon açısından örnek oluşturabilir. Benzer uygulamalar İtalya, Portekiz ve Yunanistan gibi ülkelerde de zaman zaman gündeme geliyor, ancak İspanya bu kez kapsam ve hız açısından fark yaratmış görünüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, son yıllarda Suriye başta olmak üzere bölgesel krizler nedeniyle büyük bir göç dalgasıyla karşı karşıya. Yaklaşık 4 milyon düzensiz göçmene ev sahipliği yapan Türkiye, İspanya'nın uyguladığı türden kapsamlı bir yasallaştırma programı yerine geçici koruma ve gönüllü geri dönüş politikalarını tercih ediyor. İspanya örneği, göçmenlerin kayıtlı ekonomiye entegrasyonunun ekonomik faydalarını gösterirken, Türkiye'nin de mevcut göçmen nüfusunun işgücü piyasasına katılımını düzenlemesi açısından dersler barındırıyor. Ancak Türkiye'nin sosyopolitik yapısı ve AB ile ilişkileri göz önüne alındığında, birebir aynı modeli uygulaması mümkün görünmüyor. Yine de, göçmenlerin uyumu ve ekonomik katkısı konusundaki bu tür adımlar, ileride Türkiye için de örnek teşkil edebilir.