İspanya, Fas'tan gelen yoğun göç dalgasının ardından İtalya'nın İspanyol vatandaşlarına hava ve deniz yoluyla uyguladığı sınır kontrollerine misilleme yapmakla tehdit etti. Madrid yönetimi, Roma'nın bu adımını 'tek taraflı ve orantısız' olarak nitelendirirken, iki Avrupa Birliği ülkesi arasında diplomatik gerilim tırmanıyor. Geçtiğimiz hafta Fas'ın kuzeyindeki İspanyol yerleşim bölgesi Ceuta'ya binlerce göçmenin akın etmesi, bölgedeki göç politikalarını yeniden tartışmaya açtı.
Cevta'ya göç dalgası ve İtalya'nın tepkisi
İspanya'nın Kuzey Afrika'daki özerk kenti Ceuta'ya geçtiğimiz hafta 8.000'den fazla göçmenin sınırı aşarak girmesi, Avrupa'da yeni bir göç krizini tetikledi. Göçmenlerin büyük bölümü Fas vatandaşlarından oluşurken, aralarında Sudan ve Suriye uyrukluların da bulunduğu birçok kişi sınır kapısındaki güvenlik önlemlerinin zayıflığından yararlandı. İspanyol hükümeti, Fas'ın sınır güvenliğini bilinçli olarak gevşettiğini öne sürerken, Rabat yönetimi bu iddiaları reddetti.
İtalya ise göç dalgasının Avrupa'ya yayılma riskine karşı önlem aldığını belirterek, 21 Mayıs'tan itibaren İspanya'dan gelen yolculara yönelik sağlık ve kimlik kontrollerini sıkılaştırdığını açıkladı. Roma, özellikle İspanyol vatandaşlarının hava ve deniz yoluyla İtalya'ya girişlerinde ek belgeler talep ederek sınır kontrollerini uygulamaya koydu. Bu hamle, İspanya Dışişleri Bakanlığı tarafından 'müttefik bir ülkeye yakışmayan' bir davranış olarak kınandı.
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, yaptığı açıklamada, 'İtalya'nın bu kararı, Avrupa'nın ortak göç politikalarına zarar veriyor. Biz müttefiklerimizle dayanışma içindeyiz, ancak bu tür tek taraflı adımlara kayıtsız kalmayacağız' dedi. Sanchez, İtalya'nın uyguladığı kontrollere eşdeğer tedbirler alabileceklerini ima ederken, AB Komisyonu'ndan da sürece müdahil olmasını istedi.
Avrupa'da göç politikaları yeniden alevlendi
Ceuta krizi, Avrupa Birliği'nin uzun süredir üzerinde uzlaşamadığı ortak göç politikasını yeniden gündeme taşıdı. İtalya, özellikle Akdeniz üzerinden gelen düzensiz göçle mücadelede yalnız bırakıldığını savunurken, İspanya da Fas'la yaşadığı gerilimin Avrupa'nın ortak tutumunu gerektirdiğini vurguluyor. Fransa ve Almanya, iki ülke arasında arabuluculuk yapmaya çalışırken, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, üye ülkeleri dayanışmaya çağırdı.
Uzmanlar, İtalya'nın sınır kontrollerinin Schengen Anlaşması'na aykırı olabileceğine dikkat çekiyor. Schengen bölgesinde iç sınır kontrolleri, ancak kamu düzeni veya ulusal güvenlik gibi istisnai durumlarda geçici olarak uygulanabiliyor. İtalya'nın bu gerekçeyi sunduğu belirtilirken, Brüksel'in süreci yakından izlediği ifade ediliyor. Öte yandan, İspanya İçişleri Bakanlığı, Fas'la sınır yönetimini güçlendirmek için ek önlemler aldıklarını ve Ceuta ile Melilla'ya askeri takviye yaptıklarını duyurdu.
Bu gelişmeler, Avrupa'nın göç konusundaki kırılganlığını bir kez daha ortaya koyarken, üye ülkeler arasındaki güven bunalımını da derinleştiriyor. İtalya Başbakanı Mario Draghi, İspanya'nın göç akışını kontrol altına alamamasının tüm Avrupa'yı etkilediğini belirterek, 'Bu sadece İtalya'nın değil, Avrupa'nın ortak sorunudur. Ancak biz tek başımıza önlem almak zorunda kalmak istemiyoruz' ifadelerini kullandı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İspanya ve İtalya arasındaki bu kriz, Avrupa Birliği'nin göç politikalarındaki derin bölünmüşlüğü bir kez daha gözler önüne seriyor. Türkiye, 2016 anlaşmasıyla Avrupa'ya göç akışını kontrol etmede kilit rol oynarken, AB'nin yükü paylaşma konusundaki isteksizliği Ankara'nın elini güçlendiriyor. Benzer krizlerin yaşanması, Türkiye'nin göç konusundaki stratejik konumunu daha da önemli hale getiriyor. Öte yandan, bu tür iç sınır kontrolleri, AB'nin temel ilkelerinden olan serbest dolaşım hakkını zayıflatabilir ve Türk vatandaşlarının Avrupa'ya seyahatlerini etkileyebilir. Türkiye'nin AB ile müzakerelerinde göç konusundaki işbirliği, bu gelişmelerin ışığında daha da kritik bir başlık haline geliyor.