İspanya, Fas'tan İspanya'nın Kuzey Afrika'daki özerk şehri Ceuta'ya yönelik göçmen akınının ardından Roma'nın aldığı benzer önlemlerin devamında, İtalya'dan gelen tüm hava ve deniz yolculuklarına sınır kontrolleri uygulama kararı aldı. Bu adım, iki Avrupa ülkesi arasında tırmanan diplomatik krizin en son halkası olarak değerlendiriliyor. İspanya İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, kontrol uygulamalarının derhal başladığı ve İtalyan vatandaşları ile İtalya'dan seyahat edenlerin pasaport ve kimlik kontrollerinden geçeceği belirtildi.
Gelişmenin Arka Planı
İspanya ve İtalya arasındaki gerilim, Mayıs ayında binlerce Fas vatandaşının yüzerek ya da tekneyle Ceuta'ya geçmesiyle alevlendi. İspanya, sınır güvenliğini artırdı ve Fas'ı göçmen akınını bilinçli olarak kullanmakla suçladı. Buna karşılık İtalya, İspanya'nın sığınma taleplerini işleme koyma konusundaki tutumunu eleştirdi. İtalya Başbakanı Mario Draghi, İspanya'nın göçmen politikasını 'kabul edilemez' olarak nitelendirdi. İspanya'nın şimdi İtalya'dan gelenlere yönelik sınır kontrolleri başlatması, Avrupa içinde serbest dolaşım ilkesinin sorgulanmasına neden oluyor ve Schengen anlaşmasının geleceğiyle ilgili endişeleri artırıyor.
Diplomatik kaynaklar, İspanya'nın bu hamlesinin misilleme niteliği taşıdığını ve iki ülke arasındaki ilişkilerde yeni bir düşük seviyeye işaret ettiğini belirtti. İtalyan hükümeti ise İspanya'nın kararını 'orantısız' bulduğunu ve Avrupa Birliği nezdinde itiraz edeceğini açıkladı. AB Komisyonu, üye devletlerin sınır yönetimi yetkisine saygı duyduğunu ancak Schengen'in temel değerlerinin korunması gerektiğini vurguladı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu kriz, Avrupa'da göç politikaları konusunda artan bölünmüşlüğü gözler önüne seriyor. Akdeniz'deki göç rotaları üzerindeki baskı, her iki ülkenin de iç siyasetinde hassas bir konu olmaya devam ediyor. İspanya ve İtalya, göçmenlerin varış noktası olarak sıkça tercih edilmesi nedeniyle yıllardır yükü paylaşma konusunda tartışıyor. Bu son gelişme, AB'nin ortak göç ve sığınma politikası oluşturma çabalarına darbe vurabilir. Uzmanlar, sınır kontrollerinin geçici olduğunu ancak kalıcı bir güven bunalımı yaratabileceğini ifade ediyor.
İspanya'nın aldığı bu önlem, Avrupa Birliği'nin bütünlüğünü tehdit edebilecek türden bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Fransa ve Almanya'dan henüz resmi bir yorum gelmezken, bazı diplomatlar bu durumun Avrupa'nın güney kanadında yeni bir krize yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Öte yandan, Fas'ın göçmen akınını bir koz olarak kullanması, uluslararası toplum tarafından da endişeyle karşılanıyor ve Kuzey Afrika ile Güney Avrupa arasındaki ilişkileri gerginleştiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türk dış politikası açısından dolaylı etkiler barındırıyor. Avrupa ülkeleri arasındaki sınır kontrollerinin artması, AB'nin iç dayanışmasını zayıflatabilir ve göç konusunda üye devletlerin daha katı önlemler almasına yol açabilir. Türkiye, 2016 Göç Anlaşması kapsamında AB ile yürüttüğü iş birliğinde bu tür krizlerin yaşanmaması için ortak politikalara önem verdiğini vurguluyor. Ayrıca Avrupa'da yeni demir perde benzeri kontrollerin, Türkiye'nin Batı ile ilişkilerini olumsuz etkileyebileceğini gösteriyor; ancak Ankara'nın bu süreçte AB'nin iç tartışmalarının dışında kalmaya özen göstermesi bekleniyor.