İspanya hükümeti, İtalya'ya, vatandaşlarına yönelik uygulanan sınır kontrollerini kaldırması için pazar gününe kadar süre tanıdı ve aksi takdirde misilleme yapılacağı uyarısında bulundu. Bu adım, iki AB üyesi ülke arasında göç politikaları ve sınır güvenliği konusundaki gerilimi tırmandırdı. İspanya Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, İtalya'nın Sebta krizi sırasında başlattığı sınır kontrollerinin Schengen kurallarına aykırı olduğu ve kaldırılmaması durumunda İspanya'nın eşdeğer önlemler alacağı belirtildi.
Ceuta Krizi ve İtalya'nın Tutumu
Geçtiğimiz haftalarda İspanya'nın Kuzey Afrika'daki özerk kenti Sebta'ya (Ceuta) Fas'tan binlerce kişinin yasadışı yollarla geçmesi, iki ülke arasında diplomatik krize yol açmıştı. Fas'ın, Batı Sahra konusundaki tutumunu protesto etmek amacıyla sınır kontrollerini gevşettiği ve göçmen akışına göz yumduğu iddia edilmişti. İspanya, Fas'ın bu hamlesini 'şantaj' olarak nitelendirmiş ve sınır güvenliğini artırmıştı. Bu gelişmeler üzerine İtalya, 1 Haziran'dan itibaren İspanya'dan gelen yolculara 14 günlük karantina zorunluluğu getirmişti. İtalya Sağlık Bakanı Roberto Speranza, bu kararın 'salgın riskine karşı koruma' amacı taşıdığını savunmuş, ancak İspanya bunu 'tek taraflı ve orantısız' olarak değerlendirmişti.
İspanya Dışişleri Bakanı Arancha González Laya, dün yaptığı açıklamada, 'İtalyan hükümetine, seyahat kısıtlamalarını kaldırması için pazar gününe kadar süre tanıdık. Aksi halde, İtalyan vatandaşlarına yönelik benzer önlemler almak zorunda kalacağız' dedi. González Laya, bu tür uygulamaların Avrupa Birliği'nin temel ilkelerinden biri olan serbest dolaşım hakkını ihlal ettiğini vurgulayarak, 'Salgınla mücadelede dayanışma şart, ancak bu, Schengen kurallarını hiçe sayarak yapılmamalı' ifadelerini kullandı.
Avrupa'da Seyahat Kısıtlamaları ve Schengen'in Geleceği
Bu kriz, Avrupa'da pandemi sonrası seyahat kısıtlamalarının nasıl yönetileceği konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi. Avrupa Komisyonu, üye ülkeleri koordineli hareket etmeye çağırırken, bazı ülkelerin tek taraflı kararlarla Schengen bölgesinin bütünlüğünü zedelediği eleştirileri yapılıyor. Almanya ve Fransa, sınır kontrollerinin geçici olarak uzatılmasına sıcak bakarken, İspanya ve Yunanistan gibi ülkeler daha esnek bir yaklaşım benimsiyor. Uzmanlar, bu tür anlaşmazlıkların Avrupa entegrasyonunu zayıflatabileceği uyarısında bulunuyor.
Öte yandan, İtalya'nın bu hamlesi, ülkedeki göçmen karşıtı söylemin güçlendiği bir döneme denk geldi. İçişleri Bakanı Matteo Salvini'nin liderliğindeki aşırı sağcı Lig Partisi, sınır kontrollerinin kalıcı hale getirilmesini savunuyor. Salvini, 'İspanya'nın göç politikaları yüzünden Akdeniz'de güvenlik riski artıyor. Biz kendi sınırlarımızı korumak zorundayız' açıklamasını yaptı. Bu durum, göç konusunun Avrupa siyasetinde ne kadar hassas bir denge unsuru olduğunu bir kez daha gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Avrupa Birliği ile ilişkilerinde göç konusunun ne kadar kritik olduğunu hatırlatıyor. AB'nin sınır güvenliği ve göç yönetimindeki iç anlaşmazlıkları, Türkiye ile yapılan 2016 göç anlaşmasının geleceğini de etkileyebilir. Türkiye, anlaşmanın yenilenmesi ve mali desteğin artırılması konusunda AB'yi sık sık eleştirmişti. Bu tür krizler, AB ülkelerinin ortak bir göç politikası geliştirememesinin bir sonucu olarak ortaya çıkıyor. Türkiye, bu süreçte kendi göç yükünü hafifletecek adımlar atılmasını beklerken, Avrupa'nın içinde bulunduğu bu istikrarsızlık, Ankara'nın elini güçlendirebilir. Ancak, sınır kontrollerinin artması, Türk vatandaşlarının Avrupa'ya seyahatini de olumsuz etkileyebilir.