İspanya'nın Kuzey Afrika'daki özerk kenti Ceuta, Fas'tan gelen binlerce göçmenin sınırı geçmesiyle benzeri görülmemiş bir göç kriziyle karşı karşıya. Yerel yetkililer, İspanyol hükümetinin acil müdahale planı başlatmasını talep ederken, kentteki sosyal hizmetler kapasitesinin üzerinde zorlanıyor. Fas tarafından organize edildiği düşünülen kitlesel geçiş, iki ülke arasındaki diplomatik gerilimi de tırmandırdı.
Ceuta'da kriz büyüyor: Belediye acil yardım istiyor
Ceuta Özerk Kent Başkanı Juan Jesús Vivas, yaptığı açıklamada, son 48 saat içinde yaklaşık 8 bin kişinin kente sızdığını ve bu durumun 'ciddi bir insani krize' yol açtığını belirtti. Vivas, İspanya Başbakanı Pedro Sánchez hükümetine çağrıda bulunarak, kentin kaynaklarının tükenmek üzere olduğunu ve ordunun yanı sıra ulusal polis takviyesi gerektiğini ifade etti. Ceuta'da göçmenlerin geçici barınma merkezlerinde kapasite dolarken, yerel sağlık ocakları da yetersiz kalıyor.
Sınırın Fas tarafında toplanan yüzlerce kişinin, güvenlik güçlerinin müdahalesine rağmen geçiş yaptığı bildiriliyor. Görgü tanıkları, göçmenlerin büyük bölümünün genç erkekler ve aileler olduğunu, çoğunun Sahra Altı Afrika'dan geldiğini aktarıyor. İspanya hükümeti, Fas makamlarının göçmenleri bilinçli olarak sınıra yönlendirdiği yönündeki iddiaları araştırıyor. Ceuta ve Melilla, Avrupa Birliği'nin (AB) Afrika kıtasındaki tek kara sınırını oluşturmaları nedeniyle göç baskısına en açık noktalar olarak öne çıkıyor.
İspanya Başbakan Yardımcısı Carmen Calvo, krizi 'ulusal bir mesele' olarak nitelendirirken, hükümetin bölgeye ek güvenlik gücü sevk edeceğini duyurdu. İçişleri Bakanlığı ise, göçmenlerin kimlik tespiti ve geri gönderme işlemlerinin hızlandırılacağını açıkladı. Ancak sivil toplum örgütleri, göçmenlerin yasal haklarının korunması ve insani koşulların iyileştirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Büyüyen göç baskısı ve AB'nin sınavı
Ceuta'daki kriz, Avrupa'nın güney sınırlarındaki göç yükünün arttığı bir dönemde yaşanıyor. Geçtiğimiz yıl İtalya ve Yunanistan üzerinden AB'ye ulaşan göçmen sayısı azalırken, Batı Akdeniz rotası üzerinden İspanya'ya ulaşan göçmen sayısı rekor seviyelere ulaştı. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) verilerine göre, 2020 yılında İspanya'ya deniz yoluyla gelen göçmen sayısı önceki yıla göre yüzde 30 arttı.
Fas'ın göç konusunu dış politika aracı olarak kullandığı uzun süredir bilinen bir gerçek. Batı Sahra ve Ceuta-Melilla'nın statüsü gibi konularda İspanya ile yaşanan anlaşmazlıklarda, Rabat'ın göç politikasını koz olarak kullandığı belirtiliyor. Son kriz de, İspanya'nın koronavirüs aşısı tedarikinde Rusya ile iş birliği yapan Fas'la yaşanan diplomatik sürtüşmenin bir parçası olarak değerlendiriliyor. AB dönem başkanı Portekiz, konuyla ilgili olarak AB Komisyonu'na acil toplantı çağrısında bulundu. Avrupa Birliği, sınır güvenliğini artırmak ve insani yardımı koordine etmek amacıyla İspanya'ya destek teklif etti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Akdeniz havzasında benzer göç baskılarıyla mücadele eden bir ülke olarak, İspanya'nın karşılaştığı krizi yakından izliyor. Bu durum, Türkiye'nin de 2016 AB-Türkiye mutabakatı gibi düzenlemelerle göçmen akınlarını yönetme çabalarına paralel bir örnek teşkil ediyor. Türkiye'nin, AB'nin göç yükünü paylaşma konusundaki tutumunu eleştirişi, yaşanan krizin Avrupa'nın bu konudaki kırılganlığını gözler önüne seriyor. Ankara, benzer durumlarda uluslararası dayanışmanın önemini vurgulayarak, göç konusunun ülkesel bir sorun değil, küresel bir mesele olduğuna dikkat çekiyor. Bu kriz, Türkiye'nin AB ile yürüttüğü göç müzakerelerinde elini güçlendirecek bir gelişme olarak yorumlanabilir.