İspanya'nın Kuzey Afrika'daki toprağı Ceuta'da polis, Temmuz ayında Fas'tan sınırı aşan 72 bin göçmenden en az 10 bininin hâlâ bölgede bulunduğunu ve plajlardan tahliye edildiğini açıkladı. Yetkililer, göçmenlerin barınma merkezlerine yönlendirildiğini belirtti. Olay, İspanya ile Fas arasındaki diplomatik gerilimi artırırken, Avrupa Birliği'nin göç politikalarını yeniden gündeme taşıdı.
Gelişmenin Arka Planı
Ceuta, İspanya'nın Fas kıyısındaki stratejik liman kenti olarak biliniyor. Temmuz 2021'de, Fas'ın sınır kontrolünü gevşetmesiyle binlerce göçmen yüzerek veya yürüyerek Ceuta'ya ulaştı. İspanya hükümeti, Fas'ın bu eylemini "şantaj" olarak nitelendirdi ve iki ülke arasında büyükelçiler geri çekildi. Göçmenlerin çoğu Fas, Cezayir ve Sahra altı Afrika ülkelerinden geliyordu. İspanya, Avrupa'ya giriş kapısı olan bu bölgede uzun süredir göç baskısıyla karşı karşıya. Ceuta ve Melilla, AB'nin Afrika'daki tek kara sınırları. Temmuz'daki olayda 72 bin kişi sınırı aşmış, ancak çoğu geri gönderilmiş veya ülkeyi terk etmişti. Kalan 10 bin kişi ise plajlarda ve sokaklarda yaşıyordu. Polis, son operasyonda bu kişileri toplayarak geçici barınma merkezlerine yerleştirdi. İspanya İçişleri Bakanlığı, operasyonun yasal ve insani olduğunu savunuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Ceuta krizi, Avrupa'nın göç yönetimi konusundaki bölünmüşlüğünü gözler önüne seriyor. İspanya, göçmenleri geri göndermek için Fas ile anlaşmalar yapmaya çalışırken, insan hakları örgütleri geri itmelerin (pushback) uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirtiyor. Avrupa Birliği, 2020'de yeni Göç ve İltica Paktı'nı gündeme getirdi ancak üye ülkeler arasında yük paylaşımı konusunda anlaşmazlık sürüyor. İspanya Başbakanı Pedro Sánchez, göç konusunda AB'den daha fazla destek istedi. Fas ise İspanya'nın Batı Sahra politikasını protesto etmek için göçmenleri araç olarak kullandığı iddialarını reddediyor. Öte yandan, göçmenlerin çoğu sığınma başvurusu yapma hakkına sahip. İspanya'da sığınma sistemi yavaş işliyor ve başvurular yıllar sürebiliyor. Bu durum, göçmenlerin kayıt dışı ekonomiye itilmesine neden oluyor. Uluslararası Göç Örgütü (IOM), Akdeniz'de bu yıl 1.000'den fazla göçmenin hayatını kaybettiğini bildirdi. Ceuta'daki gelişmeler, AB'nin dış sınırlarının güvenliği ve insan hakları arasındaki dengeyi nasıl kuracağı sorusunu derinleştiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, coğrafi konumu nedeniyle benzer göç baskılarıyla karşı karşıya. 2016 AB-Türkiye Mutabakatı, Türkiye'nin Avrupa'ya düzensiz göçü durdurmasını öngörüyor. Ancak Türkiye, Suriye, Afganistan ve Afrika'dan gelen milyonlarca göçmene ev sahipliği yapıyor. Ceuta'daki olay, Türkiye'nin göç yönetiminde yalnız olmadığını gösteriyor. AB'nin göç konusundaki tutumu, Türkiye'nin müzakere masasındaki elini güçlendirebilir. Ayrıca, Türkiye'nin Fas ile ilişkileri ve Akdeniz'deki dengeler açısından da yakından takip edilmeli. Göç dalgaları, bölgesel istikrarı tehdit ediyor; Türkiye'nin insani ve güvenlik odaklı politikaları önem taşıyor.