İspanya Başbakanı Pedro Sánchez, 23 Temmuz'da yapılacak erken genel seçimlerle siyasi kariyerinin en büyük kumarını oynuyor. Ülkedeki son kamuoyu araştırmaları, sosyalist liderin iktidarı sağcı bloka kaptırabileceğine işaret ediyor. Mayıs ayındaki yerel ve bölgesel seçimlerde ağır yenilgi alan Sánchez, erken seçim kararıyla hem partisini hem de ülkenin siyasi geleceğini riske atmış durumda.
Seçim kararının arka planı
Pedro Sánchez, 29 Mayıs'taki yerel seçimlerde Halk Partisi (PP) ve aşırı sağcı Vox'un oluşturduğu muhalefet blokuna karşı ciddi bir hezimet yaşadı. Sosyalist İşçi Partisi (PSOE), ülke genelinde önemli belediyeleri ve bölgesel yönetimleri kaybetti. Bu sonuçların ardından Sánchez, beklenmedik bir hamleyle genel seçimleri yedi ay öne çekti. Karar, İspanyol siyasetinde deprem etkisi yarattı.
Ülke, Temmuz ayında yapılacak seçimlerle Avrupa Birliği dönem başkanlığını devralmaya hazırlanırken, siyasi belirsizlik derinleşiyor. İspanya, 1 Temmuz'da AB Konseyi dönem başkanlığını İsveç'ten devralacak. Ancak seçim atmosferi, ülkenin AB gündemini gölgeleyebilir.
Anketlere göre, Alberto Núñez Feijóo liderliğindeki Halk Partisi şu anda önde gidiyor. Ancak PP'nin tek başına iktidar olması zor görünüyor. Vox ile kurulacak bir koalisyon hükümeti ihtimali, İspanya'nın son 40 yıldır ilk kez aşırı sağ bir partiyi hükümete taşıyabilir. PSOE'nin ise sol ittifaklarla çoğunluğu sağlaması giderek zorlaşıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
İspanya'daki seçim, sadece ülke içi dinamiklerle sınırlı değil. Avrupa genelinde aşırı sağın yükselişi, İspanya'da da kendini gösteriyor. Vox'un olası iktidar ortaklığı, AB içinde göç, iklim ve ekonomik politikalar konusunda dengeyi değiştirebilir. Ayrıca İspanya'nın NATO içindeki rolü ve Ukrayna'ya verdiği destek de tartışmaya açılabilir.
Ekonomik açıdan İspanya, pandemi sonrası toparlanmada olumlu sinyaller veriyordu. Ancak yüksek enflasyon, işsizlik ve bölgesel ayrılıkçılık gibi sorunlar seçmenin gündeminde. Sánchez hükümeti, asgari ücret artışları ve sosyal yardımlarla sol seçmeni konsolide etmeye çalışsa da anketler bu stratejinin yeterli olmadığını gösteriyor.
Seçim sonuçları, Avrupa Parlamentosu seçimleri öncesinde kıtanın siyasi yönelimini de etkileyecek. Fransa ve Almanya'daki benzer eğilimlerle birlikte İspanya, Avrupa'da sağ rüzgarın güçlenip güçlenmeyeceğinin test alanı olacak.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İspanya'daki seçim, Türkiye-AB ilişkileri açısından dolaylı ama önemli sonuçlar doğurabilir. İspanya, Türkiye'nin AB üyelik sürecine geleneksel olarak ılımlı yaklaşan ülkelerden biriydi. Sánchez hükümeti, göç yönetimi ve ekonomik işbirliği konularında Türkiye ile diyalogu sürdürdü. Olası bir PP-Vox hükümeti, Türkiye'nin AB perspektifine daha mesafeli yaklaşabilir ve Akdeniz'deki enerji rekabetinde Yunanistan ve Kıbrıs Rum Kesimi'ne daha yakın bir çizgi izleyebilir. Ayrıca İspanya'nın NATO içindeki konumu, Türkiye'nin ittifak içi dengelerini etkileyebilir. Ekonomik açıdan, İspanyol turistlerin Türkiye'ye ilgisi ve ticaret hacmi istikrarlı seyrediyor; siyasi değişim bu trendi bozmayabilir.