Bloomberg Opinion yazarı David Fickling'in analizine göre, nakit sıkıntısı çeken ülkeler petrol ithalatlarını finanse edebilmek için giderek artan şekilde Uluslararası İslami Ticaret Finansmanı Kurumu'na (ITFC) yöneliyor. Bu eğilim, küresel enerji piyasalarında fosil yakıtların hâlâ ne kadar merkezi bir yer tuttuğunu ve gelişmekte olan ekonomilerin bu bağımlılıktan kurtulmakta zorlandığını gözler önüne seriyor.
Fosil Yakıtlara Kolay Finansmanın Cazibesi
ITFC, İslam Kalkınma Bankası Grubu bünyesinde faaliyet gösteren ve üye ülkeler arasındaki ticaretin finansmanını destekleyen bir kuruluş. Son dönemde petrol ithalatçısı ülkelerin bu kuruma olan talebi belirgin şekilde arttı. Fickling'e göre bunun temel nedeni, fosil yakıt ticaretinin geleneksel olarak daha kolay ve hızlı finanse edilebilmesi. Petrol, uluslararası piyasalarda standart bir emtia olarak kabul gördüğü için teminatlandırılması ve akreditif gibi araçlarla finanse edilmesi yenilenebilir enerji projelerine kıyasla daha az risk içeriyor. Bu da bankaların ve finans kuruluşlarının petrol ithalatına daha istekli kredi açmasına yol açıyor.
Öte yandan birçok gelişmekte olan ülke, pandemi sonrası artan borç yükü, yükselen faiz oranları ve yerel para birimlerindeki değer kaybı nedeniyle dış ticaret finansmanında ciddi sıkıntılar yaşıyor. Bu ülkeler için ITFC gibi çok taraflı kuruluşlar, özel bankaların çekildiği alanda devreye girerek adeta can simidi işlevi görüyor. Ancak bu destek, ister istemez fosil yakıt bağımlılığını da sürdürüyor.
Küresel Enerji Dönüşümünde Çelişki
Uluslararası Enerji Ajansı ve benzeri kuruluşlar, dünyanın karbon emisyonlarını azaltmak için yenilenebilir enerjiye yönelmesi gerektiğini vurgularken, finansman akışlarının hâlâ büyük ölçüde fosil yakıtlara yönelmesi önemli bir çelişki oluşturuyor. Gelişmekte olan ülkelerin enerji ihtiyacı her geçen gün artarken, bu ihtiyacın karşılanmasında güneş, rüzgar gibi alternatiflerin finansmanı daha karmaşık ve maliyetli olabiliyor. ITFC'nin petrol ithalatına sağladığı kolaylık, kısa vadede enerji arz güvenliğini sağlasa da uzun vadede yeşil dönüşümü yavaşlatma riski taşıyor.
Fickling'in analizi, aynı zamanda İslami finans ilkeleriyle de ilgili bir tartışmayı gündeme getiriyor. Faizsiz finansman modelleri, risk paylaşımını esas alırken, fosil yakıt ticaretinin finansmanı çevresel ve etik açıdan sorgulanabilir. Ancak pratikte İslami finans kuruluşları da ticari gerçeklerden bağımsız hareket edemiyor ve üye ülkelerin enerji ihtiyaçlarını karşılamak zorunda kalıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ithalatında büyük ölçüde dışa bağımlı bir ülke olarak fosil yakıt finansmanındaki bu eğilimden doğrudan etkileniyor. ITFC, Türkiye'ye de petrokimya ve enerji sektöründe finansman sağlıyor; bu durum, cari açık üzerindeki baskıyı hafifletirken enerji arz güvenliğine katkı sunuyor. Ancak uzun vadede yeşil enerjiye geçiş hedefleri doğrultusunda bu tür finansmanların sürdürülebilirliği sorgulanmalı. Türkiye'nin İslami finans kuruluşlarıyla ilişkileri, hem ekonomik hem de diplomatik açıdan stratejik bir araç olarak öne çıkıyor.