İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda'nın özerk hükümet başkanları, Birleşik Krallık'tan bağımsızlık veya daha fazla özerklik taleplerini güçlendirmek amacıyla Galler'in başkenti Cardiff'te "tarihi" nitelikte bir zirvede bir araya geldi. Toplantıda, İngiltere'nin kuzeyindeki Greater Manchester Belediye Başkanı Andy Burnham'ın Birleşik Krallık'ın mevcut merkezi yönetim yapısını eleştirirken kullandığı söylemlerden ilham alındığı belirtildi. Liderler, Londra'daki Westminster hükümetinin bölgelere yeterli yetki ve kaynak aktarmadığını savunarak, "Burnham'ın dilini" kullanarak ekonomik ve siyasi özerklik çağrısı yaptı.
Bağımsızlık Hareketinin Arka Planı
İskoçya Başbakanı Nicola Sturgeon, Galler Başbakanı Mark Drakeford ve Kuzey İrlanda Başbakan Yardımcısı Michelle O'Neill'in katıldığı toplantı, Birleşik Krallık'ın geleceğine dair artan belirsizlik ortamında gerçekleşti. Brexit sonrası dönemde, İskoçya ve Kuzey İrlanda'nın Avrupa Birliği'nden ayrılma kararına karşı çıkan seçmenleri, bölgesel yönetimlerin Londra ile olan ilişkilerinde daha fazla söz hakkı talep ediyor. Özellikle İskoçya'da 2014'te yapılan bağımsızlık referandumunun ardından, Brexit'in yarattığı ekonomik ve siyasi sonuçlar yeni bir referandum çağrılarını güçlendirdi. Galler'de ise bağımsızlık desteği tarihsel olarak daha düşük olsa da, son yıllarda Galler milliyetçiliği yükselişte. Kuzey İrlanda'da ise Brexit sonrası ortaya çıkan ticaret sınırı sorunları, bölgenin Birleşik Krallık içindeki konumunu yeniden tartışmaya açtı.
Cardiff zirvesinde konuşan liderler, Birleşik Krallık'ın dört uluslu yapısının "artık işlemediğini" ve merkezi hükümetin bölgesel ihtiyaçları görmezden geldiğini vurguladı. Andy Burnham'ın daha önce İngiltere'nin kuzeyindeki belediyeler için talep ettiği "fiscal devolution" (mali özerklik) kavramını benimseyen liderler, kendi bölgeleri için de benzer yetkiler istedi. Burnham, İngiltere'deki bölgesel eşitsizlikleri sık sık dile getirerek, Londra merkezli politikaların kuzeyi ihmal ettiğini savunuyordu. İskoç ve Galli liderler, bu söylemi kendi bağımsızlık veya özerklik taleplerine uyarlayarak, "Londra'nın bize dayattığı politikalara hayır" mesajı verdi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Birleşik Krallık'ın olası bir dağılması, Avrupa ve dünya siyaseti açısından önemli sonuçlar doğurabilir. İskoçya'nın bağımsızlığı halinde, ülkenin nükleer silahlardan arındırılması ve NATO üyeliğinin yeniden müzakere edilmesi gündeme gelebilir. Ayrıca İskoçya, bağımsız bir ülke olarak Avrupa Birliği'ne yeniden katılmak isteyebilir; bu da Brexit sonrası dengeleri değiştirebilir. Galler'in bağımsızlığı ise şu an için daha düşük bir olasılık olarak görülse de, özerklik taleplerinin artması Westminster'ı zorlayabilir. Kuzey İrlanda'da ise İrlanda ile birleşme fikri, Brexit sonrası dönemde daha fazla destek bulmaya başladı. Bu gelişmeler, Birleşik Krallık'ın uluslararası alandaki ağırlığını ve istikrarını sarsabilir. Ayrıca, İspanya'daki Katalonya bağımsızlık hareketi gibi diğer Avrupa bölgelerindeki ayrılıkçı hareketleri de cesaretlendirebilir. Avrupa Birliği, bölünmüş bir Birleşik Krallık yerine istikrarlı bir üye devlet tercih ederken, bu tür gelişmeler karşısında temkinli bir tutum izliyor.
Ekonomik açıdan, İskoçya'nın bağımsızlığı halinde para birimi, borç ve ticaret anlaşmaları gibi konularda belirsizlikler yaşanabilir. İskoçya, Birleşik Krallık'ın bir parçası olarak kullandığı sterlinden vazgeçip kendi para birimini oluşturma veya euroya geçme seçeneklerini tartışmak zorunda kalabilir. Galler ve Kuzey İrlanda için ise ekonomik bağımlılık daha yüksek olduğundan, bağımsızlık maliyetleri daha ağır olabilir. Cardiff zirvesi, bu ekonomik kaygıları da ele alarak, bölgelerin kaynaklarını daha etkin kullanma ve kendi ekonomik politikalarını belirleme çağrısı yaptı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Birleşik Krallık'taki bağımsızlık hareketleri doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, küresel güç dengeleri ve Avrupa'nın siyasi istikrarı açısından dolaylı etkileri olabilir. Türkiye, Birleşik Krallık ile ticari ve savunma alanında güçlü ilişkilere sahip. Birleşik Krallık'ın zayıflaması veya dağılması, NATO içindeki dengeleri ve Avrupa'daki güç boşluklarını etkileyebilir. Ayrıca, Birleşik Krallık'ın AB'den ayrılmasının ardından Türkiye ile imzaladığı serbest ticaret anlaşması, olası bir bağımsız İskoçya ile yeniden müzakere gerektirebilir. Türkiye, Avrupa'daki ayrılıkçı hareketleri yakından izlerken, kendi bölgesel sorunları (Kıbrıs, Kürt meselesi) nedeniyle bu tür gelişmelere temkinli yaklaşıyor. Ancak, Birleşik Krallık'ın istikrarı, Türkiye'nin Batı ile ilişkilerinde önemli bir denge unsuru olmaya devam ediyor.