Marshall Adaları'nın başkenti Majuro'da, alüminyum bir çıkarma gemisinin pruvasında duran bilim insanı Anne Cohen, birkaç metre ötede zümrüt yeşili lagünde süzülen sarı bir robota odaklanmıştı. 'Yellowfin' adı verilen bu insansız yüzey aracı, mercan araştırmacısının en önemli yardımcılarından biri haline gelmişti. Woods Hole Oşinografi Enstitüsü'nden Cohen ve ekibi, küresel ısınma nedeniyle dünya genelinde yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan mercan resiflerini kurtarmak için 'süper resif' olarak adlandırılan, yüksek sıcaklıklara dayanıklı mercan türlerini arıyor.
Okyanus Isınmasına Karşı Genetik Sığınak
İklim değişikliği nedeniyle deniz suyu sıcaklıkları rekor seviyelere ulaşırken, dünya mercan resiflerinin yaklaşık yüzde 50'si son 30 yılda yok oldu. Bilim insanları, 1.5 santigrat derecelik küresel sıcaklık artışı senaryosunda bile mercanların yüzde 70-90'ının kaybedileceğini öngörüyor. Woods Hole ekibi, bu karamsar tabloya rağmen, Pasifik Okyanusu'ndaki bazı mercanların beklenenden daha dirençli olduğunu keşfetti. Cohen'in liderliğindeki proje, bu dirençli mercanların genetik özelliklerini haritalayarak, küresel ölçekte restorasyon çalışmalarına rehberlik etmeyi amaçlıyor.
Yellowfin adlı otonom araç, lagünün farklı derinliklerinde sıcaklık, tuzluluk ve pH değerlerini ölçerken, su altındaki sensörler mercanların fotosentez hızını ve beyazlama stresini kaydediyor. Elde edilen veriler, hangi mercan türlerinin daha sıcak sularda hayatta kalabildiğini gösteriyor. İlk bulgulara göre, Majuro lagünündeki bazı Acropora türleri, komşu bölgelere kıyasla 2-3 derece daha yüksek sıcaklıklara dayanabiliyor.
Küresel Bir Model Olarak Pasifik
Marshall Adaları gibi Pasifik ada ülkeleri, iklim değişikliğinin etkilerini en ağır şekilde hisseden bölgelerin başında geliyor. Deniz seviyesinin yükselmesi, okyanus asitlenmesi ve artan fırtına şiddeti, hem mercanları hem de kıyı topluluklarını tehdit ediyor. Ancak Woods Hole araştırması, bu zorlu koşullara rağmen bazı mercanların adapte olabildiğini gösteriyor. Projenin nihai hedefi, 'süper resif' genlerini dünyanın dört bir yanındaki hassas resiflere aşılayarak, ekosistemin çöküşünü yavaşlatmak. Benzer çalışmalar, Avustralya'nın Büyük Set Resifi'nde ve Karayipler'de de yürütülüyor. Uluslararası Mercan Resifi Girişimi verilerine göre, sağlıklı mercanlar okyanus yaşamının dörtte birine ev sahipliği yapıyor ve 500 milyondan fazla insanın geçim kaynağını oluşturuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Akdeniz'deki mercan resifleri açısından kritik bir konumda yer alıyor. Özellikle Gökova, Kaş ve Fethiye kıyılarında bulunan Cladocora caespitosa gibi türler, küresel ısınma ve kirlilik tehdidi altında. Woods Hole'un Pasifik'te uyguladığı sıcaklığa dayanıklı mercan gen haritalama yöntemi, Türkiye'nin deniz koruma alanları için de kullanılabilir. Türkiye, 2020'de ilan ettiği 'Mercan Resifi Koruma Eylem Planı' ile bu alandaki çalışmalara öncülük etse de, iklim değişikliğinin Akdeniz'deki etkileri giderek artıyor. Araştırma sonuçları, Türkiye'nin deniz ekosistemini koruma politikalarına bilimsel temel sağlayabilir ve uluslararası işbirliği fırsatları doğurabilir. Aynı zamanda, turizm ve balıkçılık sektörlerini de yakından ilgilendiren bu gelişme, Türkiye'nin iklim diplomasisinde elini güçlendirebilir.