ABD'de yetkililer, IŞİD'e (DEAŞ) destek verdiği iddia edilen bir kadını, New York eyalet binalarına bombalı saldırı düzenlemeyi planladığı gerekçesiyle terör suçlamasıyla gözaltına aldı. 43 yaşındaki Jessica Bowie, Perşembe günü federal mahkemede yargıç karşısına çıkarıldı. Adalet Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre Bowie, FBI'a bilgi veren bir muhbire, "New York Eyaleti Meclis Binası'nı yok etmek istediğini" söyledi. Olay, ABD'de terör tehditlerinin arttığı bir dönemde, güvenlik güçlerinin ihbarlara ne kadar hızlı tepki verdiğini bir kez daha gözler önüne serdi.
Gelişmenin arka planı
Jessica Bowie'nin tutuklanması, FBI'ın terörle mücadele birimlerinin uzun süreli bir takibi sonucunda gerçekleşti. Mahkeme belgelerine göre Bowie, geçtiğimiz aylarda New York'un başkenti Albany'deki eyalet binalarını hedef alan bir saldırı planından bahsetmişti. Bowie'nin, IŞİD'in ideolojisini benimsediği ve sosyal medya üzerinden örgütün propagandasını yaptığı belirtiliyor. FBI ajanları, Bowie'nin bu konuşmalarını kayıt altına aldı. Bowie, daha önce de federal yetkililer tarafından bilinen bir isimdi; 2019 yılında IŞİD'e katılmaya teşebbüs ettiği şüphesiyle soruşturma geçirmişti. The New York Times'ın haberine göre Bowie, ifadelerinde "cihat" çağrıları yapmış ve intihar saldırısı düzenlemek istediğini dile getirmişti.
Bu yılın başlarında FBI, Bowie'nin Albany'deki bir alışveriş merkezinde keşif yaptığını tespit etti. Bowie'nin, eyalet binalarının yoğun olarak bulunduğu Empire State Plaza'yı araştırdığı, güvenlik kameralarının yerlerini ve kalabalık saatleri incelediği kayıtlara geçti. FBI'ın muhbiriyle yaptığı bir görüşmede Bowie'nin, "Büyük bir patlama ile insanları korkutmak istiyorum" dediği aktarılıyor. Savcılar, Bowie'nin bombalı saldırı için gerekli malzemeleri temin etmeye çalıştığını da iddia ediyor. Bowie'nin evinde yapılan aramada, kimyasal madde kalıntıları ve el yapımı bomba yapımına dair notlar bulunduğu bildirildi.
Bowie'nin avukatı ise müvekkilinin sadece "sözlü ifadelerde bulunduğunu" ve eyleme geçmediğini savundu. Ancak federal savcılar, Bowie'nin bu söylemlerinin eyleme dönüşme potansiyeli taşıdığını ve ciddi bir tehdit oluşturduğunu vurguluyor. Mahkeme, Bowie'nin yargılanıncaya kadar tutuklu kalmasına karar verdi. Bowie suçlu bulunursa, 20 yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya kalabilir.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu olay, ABD'de ve dünya genelinde artan yabancı terörist savaşçıların ve "yalnız kurt" saldırılarının yarattığı tehdidi yeniden gündeme getirdi. IŞİD'in Suriye ve Irak'taki toprak kayıplarına rağmen, örgütün ideolojisinin ve çağrılarının hâlâ bazı bireyleri etkilemeye devam ettiği görülüyor. Terörle mücadele uzmanları, sosyal medya üzerinden yapılan radikalleşme propagandalarının, geleneksel istihbarat önlemlerini zorlaştırdığına dikkat çekiyor. Bu tür saldırı girişimleri sadece ABD'de değil, Avrupa'da da ciddi bir güvenlik sorunu olarak öne çıkıyor. İngiltere, Fransa, Almanya ve Belçika'da son yıllarda benzer planların engellendiği biliniyor. Özellikle Fransa'da 2015 ve 2016'daki saldırıların ardından, IŞİD bağlantılı hücrelere yönelik operasyonlar artırılmıştı. Aynı şekilde, Almanya'da da son aylarda Suriye'den dönen kadınların ve ergenlerin radikalleşme riski taşıdığı belirtiliyor.
ABD'de, Başkan Joe Biden yönetimi, terörle mücadele konusunda "önleyici" bir strateji izliyor. FBI, yerel polis teşkilatlarıyla koordineli çalışarak şüpheli faaliyetleri erken aşamada tespit etmeye çalışıyor. Bu operasyon, istihbarat paylaşımının ve toplum temelli ihbar mekanizmalarının ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Öte yandan, IŞİD'in Horasan kolu (IŞİD-K) gibi örgütlerin Afganistan'dan da saldırı planlayabildikleri biliniyor. Küresel terör endeksi raporlarına göre, Batı ülkelerinde aşırı sağcı terörizm kadar, tek başına hareket eden radikal İslamcıların da önemli bir tehdit oluşturmaya devam ettiği belirtiliyor. Bu tür vakalar, ülkelerin güvenlik politikalarını sürekli güncellemesini zorunlu kılıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, yıllardır DEAŞ ve diğer terör örgütlerine karşı mücadelede ön saflarda yer alıyor. New York'ta engellenen bu saldırı, terör tehdidinin uluslararası boyutunu ve istihbarat iş birliğinin önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Türkiye'nin bu konudaki deneyimi, ABD ve Avrupa ülkeleri için önemli bir referans noktası olabilir. Özellikle terörle mücadelede sınır güvenliği, istihbarat paylaşımı ve radikalleşmeyle mücadele programları gibi alanlarda iş birliği yapılabilir. Türkiye, DEAŞ'a karşı yürüttüğü operasyonlarda elde ettiği tecrübeleri NATO ve diğer uluslararası platformlarda paylaşarak, küresel güvenliğe katkı sağlamaya devam etmektedir.