İran Dışişleri Bakanı Seyid Abbas Arakçi, Irak'ın Kürdistan Bölgesi'ne yönelik son füze saldırısına ilişkin dikkat çekici bir açıklama yaptı. Arakçi, bu saldırının 'düşüncesiz' olduğunu ve hiçbir meşru gerekçesi bulunmadığını belirtti. Saldırının, bölgedeki istikrarı daha da karmaşık hale getirdiğini vurgulayan İranlı Bakan, söz konusu eylemin uluslararası hukuka aykırı olduğunu da sözlerine ekledi. Bu açıklama, İran'ın kendi askeri operasyonlarına yönelik nadir bir eleştiri olarak değerlendiriliyor.
Olay, Irak'ın kuzeyindeki Kürdistan Bölgesi'nin başkenti Erbil çevresinde yaşandı. İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun (IRGC) 15 Mart'ta düzenlediği füze saldırısında, aralarında sivil vatandaşların da bulunduğu en az üç kişi hayatını kaybetti, onlarca kişi yaralandı. Saldırıda hedef alınan noktalar arasında İsrail'e yakınlığıyla bilinen bazı muhalif grupların ofisleri olduğu iddia edildi. İran, saldırının arkasında İsrail'in bölgedeki istihbarat faaliyetlerinin olduğunu öne sürdü. Ancak Arakçi'nin bugün yaptığı açıklama, bu iddiaların aksine saldırıyı 'düşüncesiz' olarak nitelendirmesi, Tahran yönetimindeki iç çekişmelere işaret ediyor olabilir.
Arka Plan: İran-İsrail Bölgesel Mücadelesi
İran ile İsrail arasındaki gerginlik, Suriye ve Irak sahasında uzun yıllardır devam eden bir vekalet savaşının parçası olarak görülüyor. İsrail, İran'ın Suriye'deki askeri varlığına yönelik düzenli saldırılar düzenlerken, İran da Irak'ta İsrail hedeflerine yönelik füze saldırıları gerçekleştiriyor. Kürdistan Bölgesi, bu mücadelenin kilit alanlarından biri. İran, bölgede İsrail'e bilgi sızdırdığı gerekçesiyle bazı Kürt grupları hedef alırken, İsrail de Irak'ın kuzeyinde İran destekli milislerin varlığını izliyor. Bu bağlamda, Arakçi'nin son saldırıya yönelik sözleri, İran'ın bölgesel stratejisindeki çelişkileri gözler önüne seriyor.
Saldırıdan hemen sonra Irak hükümeti ve Kürdistan Bölgesel Yönetimi (KBY) İran'ı kınadı. Irak Dışişleri Bakanlığı yaptığı yazılı açıklamada, saldırının Irak'ın egemenliğini ihlal ettiğini ve iki ülke arasındaki ilişkileri olumsuz etkileyeceğini belirtti. KBY Başkanı Neçirvan Barzani de saldırıyı 'terör eylemi' olarak nitelendirdi ve uluslararası topluma İran'ı durdurma çağrısında bulundu. Irak Başbakanı Muhammed Şiya el-Sudani, İran'ın büyükelçisini çağırarak sert tepki gösterdi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu saldırı, yalnızca İran-Irak ilişkilerini değil, aynı zamanda bölgesel güç dengelerini de yakından ilgilendiriyor. ABD, saldırıyı kınayarak Irak'ın güvenliğine destek verdiğini açıkladı. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, 'Bu saldırılar bölgesel istikrarı tehdit ediyor ve Irak'ın egemenliğini hiçe sayıyor.' ifadelerini kullandı. İsrail ise konuyla ilgili resmi bir açıklama yapmadı ancak İran karşıtı uluslararası koalisyonların bu tür saldırıları kınadığı biliniyor. Rusya da benzer şekilde saldırıya tepki göstererek, tarafları itidale çağırdı.
Uzmanlar, Arakçi'nin 'düşüncesiz' ifadesinin İran yönetimindeki iç siyasi tartışmaları yansıttığını düşünüyor. Devrim Muhafızları'nın bağımsız hareket etme eğiliminde olduğu biliniyor. Dışişleri Bakanlığı'nın bu eleştirisi, muhafazakarlar ile reformistler arasındaki güç mücadelesine işaret ediyor. Ayrıca, İran'ın bu saldırısının, nükleer müzakereler bağlamında Batı ile yaşadığı diplomatik süreci zora sokma riski bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin güvenlik ve dış politika öncelikleri açısından kritik önem taşıyor. Türkiye, Irak'ın toprak bütünlüğünü savunan bir politika izliyor ve Iran'ın bu tür saldırılarını egemenlik ihlali olarak değerlendiriyor. Ayrıca, Ankara'nın Kürdistan Bölgesi ile güçlü ekonomik ve siyasi bağları bulunuyor. İran'ın saldırıları, bölgedeki istikrarsızlığı artırarak Türkiye'nin enerji projelerini ve terörle mücadele stratejisini olumsuz etkileyebilir. Türkiye, İran ve İsrail arasındaki gerilimin tırmanmaması için diplomatik çaba gösteriyor. Bu bağlamda, Türkiye'nin bölgesel istikrarı önceleyen bir tavır takınması beklenir.