İran Genelkurmay Başkanvekili Tümgeneral Mohammad Reza Ashtiani, İsrail'in Beyrut'un güneyine düzenlediği hava saldırısının 'karşılıksız kalmayacağını' açıkladı. Saldırıda, Lübnan Sağlık Bakanlığı'na göre en az 14 kişi hayatını kaybederken, 30'dan fazla kişi yaralandı. Ashtiani, İran devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, 'İsrail'in bu barbar saldırısına uygun yanıt vereceğiz' ifadelerini kullandı. Saldırının hedefinin, İran destekli Hizbullah'ın üst düzey komutanları olduğu belirtiliyor.
Gelişmenin arka planı
Beyrut saldırısı, İsrail ile Hizbullah arasındaki çatışmaların son haftalarda tırmandığı bir dönemde geldi. İsrail, 7 Ekim 2023'te Hamas'ın düzenlediği saldırının ardından Gazze'de başlattığı operasyonları genişletirken, Lübnan sınırında da Hizbullah ile karşılıklı ateş açıldı. Hizbullah, İsrail tarafından Lübnan topraklarına yönelik herhangi bir saldırıya misilleme yapacaklarını duyurmuştu. İran, uzun yıllardır Hizbullah'a mali ve askeri destek sağlıyor. Tahran yönetimi, İsrail'in Lübnan'daki varlığına yönelik en ufak bir tehdidi bile kendi ulusal güvenliğine yönelik bir saldırı olarak değerlendiriyor.
İranlı yetkililer, Beyrut saldırısının ardından İsrail'e karşı 'sürpriz' bir yanıt planladıklarını ima etti. Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Nasser Kanaani, 'Bu saldırıların hesabı sorulacak' dedi. İran'ın Birleşmiş Milletler temsilcisi de İsrail'in Lübnan'daki eylemlerinin uluslararası hukuku ihlal ettiğini ve bunun sonuçları olacağını vurguladı. Öte yandan, ABD ve Avrupa Birliği, taraflara itidal çağrısı yaparken, bölgede daha geniş çaplı bir savaştan endişe ediyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Beyrut'a yönelik saldırı, sadece İsrail-Hizbullah ekseninde kalmıyor; İran'ın doğrudan tehditleri, bölgesel dengeleri yeniden şekillendirebilir. İran, Suriye'deki varlığı ve Yemen'deki Husiler üzerindeki etkisiyle, İsrail'e karşı 'çok cepheli' bir strateji yürütüyor. Uzmanlar, Tahran'ın Beyrut saldırısına yanıt olarak, Körfez'deki ABD üslerine ya da İsrail'in kuzeyine yönelik füze saldırıları düzenleyebileceğini öngörüyor. Bu durum, küresel enerji piyasalarını da etkileyebilir. Petrol fiyatları, Hürmüz Boğazı'nın olası bir çatışmaya sahne olması durumunda yükselebilir. NATO, İran'ın misilleme tehditlerini yakından izlerken, ABD Savunma Bakanlığı, bölgeye savaş gemileri konuşlandırdığını duyurdu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran'ın Beyrut saldırısına yanıt verme tehdidi, Türkiye'nin güney sınırlarındaki güvenlik ortamını doğrudan etkileyebilir. Türkiye, İran ve İsrail arasında artan gerilimde arabulucu rolü üstlenmeye çalışsa da, bölgesel bir çatışma Türkiye'nin Suriye ve Irak'taki askeri varlığını zorlaştırabilir. Ayrıca, Doğu Akdeniz'deki enerji hatlarının güvenliği de risk altına girebilir. Türkiye, tarafları itidale çağırarak diplomatik süreçlerin öne çıkmasını destekliyor. Ancak, İran'ın olası bir misillemesi, Türkiye'nin enerji ticaretinde önemli bir partner olan İran ile ilişkilerini de sınayabilir.