İran'ın dini lideri Ayetullah Ali Hamenei'nin cenaze töreni, başkent Tahran'da tarihi bir kalabalıkla gerçekleşti. Yüz binlerce yaslı, Hamenei'nin naaşının geçtiği güzergâh boyunca toplanırken, tören ilerledikçe kalabalıktan artan bir şekilde intikam çağrıları yükseldi. 17 Nisan 2025'te 85 yaşında vefat eden Hamenei, 1989'dan bu yana ülkenin en üst dini ve siyasi otoritesiydi. Cenaze, Devrim Muhafızları'nın yoğun güvenlik önlemleri altında, Tahran Üniversitesi'nden başlayarak İmam Humeyni Türbesi'ne doğru ilerledi. Hamenei'nin ölümü, İran'da yeni bir dönemin kapısını aralarken, yas sürecindeki intikam çağrıları bölgesel dengeleri de etkileyebilecek nitelikte.
Törenin Arka Planı ve Katılım
Hamenei'nin cenaze töreni, İran'da son yılların en büyük halk katılımlı etkinliklerinden biri olarak kayıtlara geçti. Tahran sokaklarını dolduran kalabalık, özellikle kırsal kesimden ve diğer şehirlerden gelen yaslılarla birlikte milyonlara ulaştı. Törene, İranlı yetkililerin yanı sıra Lübnan, Irak, Suriye ve Yemen'den gelen üst düzey heyetler de katıldı. Katılımcılar, Hamenei'nin İslam devrimi ideallerine bağlılığını vurgulayan sloganlar atarken, özellikle genç kuşak arasında duygusal anlar yaşandı. Tören sırasında Hamenei'nin halefinin kim olacağı sorusu da gündeme gelirken, resmi açıklamalar henüz yapılmadı. Uzmanlar, Hamenei'nin ölümünün İran'da bir iktidar boşluğu yaratabileceğini ve Uzmanlar Meclisi'nin yeni lideri seçmek için hızla toplanacağını belirtiyor.
İntikam Çağrıları ve Bölgesel Boyut
Cenaze töreninde yükselen intikam çağrıları, özellikle Hamenei'nin ölümünden sorumlu tutulan aktörlere yönelikti. İran devlet medyası, bu çağrıları halkın doğal tepkisi olarak yorumlarken, bazı gruplar İsrail ve ABD'yi hedef alan sloganlar attı. Hamenei'nin uzun yıllar boyunca İran'ın nükleer programı ve bölgesel müdahaleleri konusunda katı bir duruş sergilediği biliniyordu. Ölümü, Orta Doğu'da İran'ın etkisini azaltabileceği gibi, yeni liderin bu politikaları yumuşatma veya sertleştirme ihtimali de bölgesel dengeleri etkileyebilir. İran'ın İsrail, Suudi Arabistan ve ABD ile ilişkileri, Hamenei sonrası dönemde yeniden şekillenebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hamenei'nin ölümü, Türkiye'nin İran ile olan ilişkilerinde yeni bir dönemin başlangıcı olabilir. İran'daki iktidar değişimi, Suriye, Irak ve Kafkaslar gibi bölgelerde Türkiye'nin çıkarlarını doğrudan etkileyebilecek bir faktördür. İran'ın daha pragmatik veya daha katı bir dış politika izlemesi, Türkiye'nin PKK ve diğer terör örgütleriyle mücadelesinde İran'ın tutumunu da şekillendirecektir. Ayrıca, İran'daki enerji politikaları ve Türkiye'nin enerji arz güvenliği, Hamenei sonrası dönemde yeniden değerlendirilmelidir. Türkiye, bu geçiş sürecinde istikrarı korumak ve bölgesel dengeleri gözetmek adına İran ile diplomatik temaslarını artırmalıdır.