İran, Umman'la Hürmüz Boğazı'ndan deniz trafiğinin yönetimine ilişkin bir anlaşmanın 'son aşamalarında' olduğunu duyurdu. Bu anlaşma, dünya petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği stratejik su yolunda olası bir çatışmayı önleme açısından kritik öneme sahip. Tahran, anlaşmanın ABD ile İran arasındaki gerilimi düşüre bileceğini ve bölgesel istikrara katkı sağlayacağını vurguluyor.
Gelişmenin Arka Planı
İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan, yaptığı açıklamada, Umman ile yürütülen müzakerelerin 'son aşamasına' geldiğini belirtti. Bakan, anlaşmanın Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer güvenliğini artırmayı ve iki ülke arasındaki deniz sınırlarını netleştirmeyi hedeflediğini ifade etti. Görüşmelerin, İran'ın nükleer programı konusundaki uluslararası müzakerelerin yanı sıra, ABD ile dolaylı görüşmelerin de yapıldığı Umman'ın başkenti Maskat'ta gerçekleştiği bildiriliyor.
Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi'ni Umman Körfezi'ne bağlayan ve dünya ham petrol ticaretinin yaklaşık %20'sine ev sahipliği yapan hayati bir enerji koridoru. İran, daha önce ABD'nin yaptırımları veya askeri hareketliliğe tepki olarak boğazı kapatmakla tehdit etmişti. Bu nedenle, boğazın güvenli yönetimi sadece bölgesel değil küresel enerji piyasaları için de kritik.
Uzmanlar, Umman'ın bu tür müzakerelerde arabulucu rolü üstlendiğine ve Tahran ile Washington arasında bir iletişim kanalı sağladığına dikkat çekiyor. Umman, daha önce de İran ile Batı arasında gizli diplomasi için bir zemin olmuştu. Anlaşmanın, İran'ın uluslararası izolasyonunu kırması ve ekonomik baskıyı hafifletmesi yönünde bir adım olarak görülüyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Hürmüz Boğazı'ndaki herhangi bir aksaklık, petrol fiyatlarında keskin artışlara ve küresel ekonomide dalgalanmalara yol açabilir. 2019 yılında, ABD'nin İran'a yönelik 'maksimum baskı' politikası döneminde, boğazda bazı tankerlere yönelik saldırılar yaşanmış ve piyasalar tedirgin olmuştu. Bu nedenle, İran ile Umman arasındaki bu anlaşma, bölgede tansiyonu düşürmeye yönelik somut bir adım olarak değerlendiriliyor.
Anlaşma, aynı zamanda İran'ın komşularıyla ilişkilerini geliştirme stratejisinin bir parçası. İran, son yıllarda Suudi Arabistan ile Çin arabuluculuğunda anlaşmış, Birleşik Arap Emirlikleri ile de ekonomik ilişkilerini canlandırmıştı. Bu adımlar, İran'ın bölgesel izolasyonunu kırma çabaları olarak yorumlanıyor. Ancak, anlaşmanın Mart 2024'te Umman'a yapılan ziyarette masada olduğu ve tarafların teknik detaylar üzerinde çalıştığı belirtiliyor.
ABD, şu ana kadar bu anlaşmaya ilişkin resmi bir yorum yapmadı. Ancak, Washington'un boğazın açıklığına ve güvenliğine büyük önem verdiği biliniyor. ABD Beşinci Filosu, Bahreyn'deki üssünden bölgede deniz devriyeleri yürütüyor. Anlaşmanın, ABD ile İran arasında doğrudan bir müzakerenin de önünü açıp açmayacağı merak konusu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hürmüz Boğazı, Türkiye'nin enerji tedariki açısından da önem taşıyor. Türkiye, ham petrolünün önemli bir kısmını Körfez ülkelerinden ithal ediyor ve bu tedarikin büyük bölümü boğazdan geçiyor. Bu anlaşma, bölgedeki gerilimi düşürerek enerji arz güvenliğine katkı sağlayabilir. Aynı zamanda, Türkiye'nin İran ile ilişkilerinde yeni bir diyalog zemini oluşabilir. Ankara, İran'a yönelik uluslararası yaptırımlara katılmıyor ve iki ülke enerji ve ticaret alanlarında işbirliğini sürdürüyor. Bu gelişme, Türkiye'nin bölgesel istikrar çabalarıyla örtüşüyor ve enerji maliyetlerinin düşmesine katkıda bulunabilir.