Eski CIA görevlisi ve FBI özel ajanı Tracy Walder, Perşembe günü yaptığı açıklamada, İran'ın eski Başkan Donald Trump'a yönelik bir suikast girişimi planladığı yönündeki yeni haberlere tepki gösterdi. Wall Street Journal'ın bu hafta yayımladığı habere göre, İsrail ABD ile paylaştığı istihbaratta, İran'ın Trump'ı hedef alan yeni bir suikast planını ortaya çıkardı. Walder, bu tür bir girişimin İran'ın geçmişteki eylemleri ve söylemleri düşünüldüğünde hiç de şaşırtıcı olmadığını belirtti.
Gelişmenin arka planı
Tracy Walder, Fox News'e verdiği mülakatta, "Kimse İran'ın başkanı öldürmek istemesine şaşırmamalı" dedi. Walder, İran'ın uzun süredir ABD'ye ve müttefiklerine yönelik düşmanca tutumunu ve intikam söylemlerini hatırlatarak, bu tür bir planın önceden tahmin edilebilir olduğunu ifade etti. Wall Street Journal'ın haberine göre, İsrail istihbaratı, İran'ın Trump'ı hedef alan bir komplo planladığını tespit etti ve bu bilgiyi ABD'li yetkililerle paylaştı. Haber, henüz resmi olarak doğrulanmamış olsa da, ABD ve İsrail arasındaki istihbarat işbirliğinin boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Walder, İran'ın bu tür bir girişiminin, ülkenin devrimci söylemleri ve ABD'ye yönelik düşmanlığıyla uyumlu olduğunu söyledi. İran, geçmişte de ABD'li yetkililere yönelik suikast girişimleriyle anılmış, özellikle 2020 yılında Kasım Süleymani'nin öldürülmesinin ardından intikam tehditlerinde bulunmuştu. Walder, İran'ın bu tür eylemlerinin, ülke içindeki sertlik yanlılarının elini güçlendirdiğini ve bölgesel gerilimi artırdığını belirtti.
Bölgesel ve küresel boyut
İran'ın Trump'a yönelik suikast planı, sadece ABD-İran ilişkilerini değil, tüm Ortadoğu dengelerini etkileyebilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, böyle bir girişimin başarılı olması halinde ABD ile İran arasında doğrudan bir çatışmayı tetikleyebileceği uyarısında bulunuyor. Ayrıca, İsrail'in bu istihbaratı ABD ile paylaşması, iki ülke arasındaki yakın işbirliğinin bir göstergesi olarak yorumlanıyor. Ancak bu durum, İran'ın İsrail'e yönelik tehditlerini de artırabilir.
ABD'deki siyasi çevrelerde, eski Başkan Trump'ın güvenliğine yönelik tehditler daha önce de gündeme gelmişti. Özellikle 2020 seçimlerinin ardından yaşanan süreçte, Trump'ın maruz kaldığı tehditler artmıştı. Bu son istihbarat, ABD'nin üst düzey yetkililerini koruma mekanizmalarının yeniden gözden geçirilmesine neden olabilir. Aynı zamanda, İran'ın nükleer müzakereler ve bölgesel politikaları üzerinde de etkili olması bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ABD ve İran arasındaki gerilimi yakından takip ediyor. Bu tür bir suikast planının ortaya çıkması, bölgesel istikrarı tehdit eden bir unsur olarak değerlendirilebilir. Türkiye, İran'la komşu bir ülke olarak, bu tür girişimlerin yol açabileceği çatışma ortamından doğrudan etkilenebilir. Ayrıca, Türkiye'nin NATO üyesi olarak ABD ile ittifakı ve İran'la sınırlı da olsa ekonomik ve siyasi ilişkileri, bu tür gelişmelerde dengeli bir pozisyon almasını gerektiriyor. Ankara'nın, İran-ABD geriliminin bölgeye yansımalarını minimize etmek için diplomatik girişimlerde bulunması beklenebilir.