Orta Doğu'da İran'ın da dahil olduğu çatışmaların tetiklediği borçlanma maliyetleri, İngiltere'de konut kredisi faizlerini yükselterek ev sahiplerinin yıllık ortalama 840 sterlin daha fazla ödeme yapmasına yol açtı. Küresel piyasalarda artan risk algısı, tahvil getirilerini yukarı çekerken, bankaların konut kredisi faiz oranlarını da hızla artırmasına neden oldu. Bu durum, hane halkının harcanabilir gelirini doğrudan azaltarak tüketici harcamaları üzerinde baskı oluşturuyor.
Gelişmenin Arka Planı: Çatışma ve Piyasa Tepkisi
İran'ın dahil olduğu çatışma, küresel enerji fiyatlarında dalgalanma yarattı. Brent petrol fiyatları kısa sürede varil başına 90 doların üzerine çıktı. Artan enerji maliyetleri, enflasyon beklentilerini yukarı yönlü revize ettirdi. Merkez bankaları, enflasyonla mücadele kapsamında faiz indirimlerini ertelemek zorunda kaldı. Özellikle İngiltere Merkez Bankası (BoE), politika faizini sabit tutarak piyasalara temkinli mesaj verdi. Bu ortamda, konut kredisi veren kuruluşlar, fonlama maliyetlerindeki artışı müşterilere yansıtmaya başladı.
İngiltere'de tipik bir değişken faizli konut kredisi sahibi, aylık ödemelerinde ortalama 70 sterlin artışla karşılaşıyor. Bu da yıllık 840 sterlinlik ek bir yük anlamına geliyor. Sabit faizli kredilerde ise yeniden finansman döneminde benzer artışlar söz konusu. Özellikle 2022'deki mini bütçe krizinin ardından faizlerin yükseldiği bir dönemde, yeni bir şok dalgası ev sahiplerini zorluyor.
Ülke genelinde konut kredisi başvurularında düşüş gözlenirken, mevcut kredi sahipleri ödeme planlarını gözden geçirmek zorunda kalıyor. Tüketici güven endeksi son aylarda geriledi. Perakende satışlar, özellikle dayanıklı tüketim mallarında yavaşladı. Ekonomistler, bu durumun büyümeyi sınırlayabileceği uyarısında bulunuyor.
Küresel ve Bölgesel Boyut: Yeni Bir Borçlanma Dalgası
İran kaynaklı gerilim, sadece İngiltere'yi değil, küresel tahvil piyasalarını da etkiliyor. ABD 10 yıllık tahvil faizleri son bir ayda 30 baz puan arttı. Almanya ve Fransa'da da benzer yükselişler görüldü. Yatırımcılar, güvenli liman olarak gördükleri altına yönelirken, gelişmekte olan ülke para birimleri değer kaybetti.
Orta Doğu'daki çatışmanın uzaması, enerji arz güvenliğini tehdit ediyor. OPEC+ ülkelerinin üretim politikaları belirsizliğini koruyor. İran'ın petrol ihracatına yönelik olası yaptırımlar, arz sıkışıklığını derinleştirebilir. Bu da enflasyonun kalıcı hale gelme riskini artırıyor.
İngiltere özelinde, konut piyasası zaten yavaşlama eğilimindeydi. Artan kredi maliyetleri, ilk kez ev alacaklar için hayalleri erteletiyor. Kiralık konut talebi artarken, kiralar da yükselişte. Hükümet, konut arzını artırmaya yönelik adımlar açıkladı ancak kısa vadede etkili olması beklenmiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ithalatında İran'a bağımlılığı nedeniyle Orta Doğu'daki çatışmalardan doğrudan etkileniyor. Artan petrol fiyatları, cari açığı ve enflasyonu olumsuz etkileyebilir. Ayrıca küresel faizlerdeki yükseliş, Türkiye'nin dış borçlanma maliyetlerini artırarak ekonomik kırılganlığı derinleştirebilir. Jeopolitik riskler, TL üzerinde baskı oluşturarak Merkez Bankası'nın faiz politikasını zorlaştırıyor.