GlobalMercek
Telegram
⚠ EDİTÖRYEL NOT

Bu platform, başta Batı medyası olmak üzere küresel ana akım haber kaynaklarını çeviri yoluyla Türk okuyucuya sunmaktadır. Amacımız bu haberlerin önemli bir bölümünün ne denli taraflı, çifte standartlı ve manipülatif olduğunu açığa çıkarmaktır. Batı medyasının kendi çıkarlarına göre şekillendirdiği bu içerikleri eleştirel bir bakışla okumanızı tavsiye ederiz.

DÜNYA GÜNDEMİ
Savunma

İran savaşı, ABD'nin son 80 yılda en az destek gören askeri müdahalesi

✍️ GlobalMercek 📖 3 dk okuma
İran savaşı, ABD'nin son 80 yılda en az destek gören askeri müdahalesi
📊
📡 Batı Medyası
Kaynak perspektifi: Batı Liberal Ekonomi Medyası
📊 Batı Liberal Ekonomi Medyası
Çeviri Kaynağı
The Economist — Bu haber, The Economist'da yayımlanan haberin Türkçe çevirisidir.
Orijinal Habere Git

ABD'nin İran'a yönelik olası bir askeri müdahale senaryosu, kamuoyu araştırmalarının 1930'larda başlamasından bu yana en düşük halk desteğine sahip. Yeni analizlere göre, Amerikan halkı İran ile yaşanacak bir savaşın maliyetini ve sonuçlarını sorgularken, savaşın süresinin uzamasıyla birlikte desteğin daha da erozyona uğrayacağı öngörülüyor. Bu durum, ABD yönetiminin İran'a yönelik politikalarını şekillendirirken, uluslararası dengelerde de yeni bir kırılma noktası yaratıyor.

Kamuoyu desteği neden düşük?

Anket verileri, Amerikalıların İran'a yönelik askeri müdahaleye verdiği desteğin, Vietnam Savaşı'ndan bu yana en düşük seviyede olduğunu gösteriyor. 2020 yılında Kasım Süleymani'nin öldürülmesi sonrası yapılan anketlerde, halkın sadece %38'i İran'a yönelik bir saldırıyı desteklerken, bu oranın uzayan çatışmalarla birlikte ciddi şekilde azaldığı görülüyor.

Siyaset bilimciler, savaşların başlangıcında 'ülkelerini destekleme' eğiliminin yüksek olduğunu, ancak savaş uzadıkça, kayıplar arttıkça ve maliyetler belirginleştikçe kamuoyunun desteğinin hızla düştüğünü belirtiyor. Irak Savaşı örneğinde olduğu gibi, ilk işgal haftalarında %70'lere varan destek, yıllar içinde %30'lara kadar gerilemişti. İran'a yönelik bir harekatın daha uzun ve daha yıkıcı olma potansiyeli, bu düşüşün çok daha hızlı yaşanmasına neden olabilir.

Ekonomik endişeler de bu düşük destekte belirleyici rol oynuyor. Ortadoğu'daki bir çatışmanın enerji fiyatlarını fırlatacağı, küresel tedarik zincirlerini bozacağı ve ABD ekonomisini resesyona sürükleyebileceği endişesi, özellikle enflasyonla mücadele eden Amerikan halkını savaştan uzaklaştırıyor. 1973 petrol krizinde olduğu gibi, İran ile olası bir askeri çatışma, küresel enerji piyasalarında yeni bir şok dalgası yaratabilir ve bu da halkın tepkisini artırabilir.

Bölgesel ve küresel boyut

İran'a yönelik bir müdahale, yalnızca ABD'yi değil, tüm bölgeyi ve küresel aktörleri derinden etkileyecek. İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatma tehdidi, küresel petrol arzının yaklaşık beşte birini tehlikeye atıyor. Çin ve Rusya'nın İran'a verdikleri siyasi ve ekonomik destek göz önüne alındığında, ABD'nin herhangi bir askeri harekatı, büyük güç rekabetini de yeni bir boyuta taşıyabilir.

İsrail ise İran'a yönelik tehditlerin en yüksek sesle dile getiren ülke konumunda. Ancak İsrail'in de savaşın bölgesel yayılma riskinin farkında olduğu ve ABD'yi bu konuda temkinli olmaya çağırdığı biliniyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleri, İran ile gerilimin kendi güvenliklerini tehdit etmesinden endişe ediyor. Bu nedenle, bu ülkelerin ABD'nin savaş senaryolarına mesafeli yaklaştığı ve diplomatik çözüm çağrılarını desteklediği görülüyor.

Avrupa Birliği, İran nükleer anlaşmasını (JCPOA) canlandırma çabalarıyla biliniyor. ABD'nin bu anlaşmadan çekilmesi ve yeniden yaptırım uygulaması, Avrupa'nın ticari çıkarlarını zedelemişti. Yeni bir askeri müdahale, bu diplomatik süreci tamamen rafa kaldırabilir ve bölgeyi daha da istikrarsızlaştırabilir.

Türkiye Açısından Değerlendirme

Türkiye, İran ile karmaşık ve çok katmanlı bir ilişkiye sahip. Komşu ülkeyle olan ekonomik bağlar, enerji ihtiyacı ve sınır güvenliği, Ankara'nın İran'a yönelik bir askeri müdahaleye karşı çıkmasının ana nedenleri arasında. Böyle bir çatışma, Türkiye'ye düzensiz göç akışını artırabilir, PKK'nın İran kolu olan PJAK'ın faaliyetlerini güçlendirebilir ve bölgesel bir istikrarsızlık yaratabilir. Aynı zamanda, Türkiye'nin enerji ithalatını bozarak ekonomisini zor durumda bırakabilir. Bu nedenle Türkiye, hem diplomatik inisiyatifleriyle hem de bölgesel iş birlikleriyle savaşın önlenmesi için çaba gösteriyor; ancak böyle bir durumda, Ankara'nın kendi güvenlik çıkarlarını korumak için proaktif ve esnek bir politika izlemesi bekleniyor.

Etiketler:
İranABDsavaşkamuoyuOrtadoğuTürkiye

İlgili Haberler

İsveç Kendi MI6'sını Kuruyor: Avrupa İstihbaratında Yeni Dönem
Savunma

İsveç Kendi MI6'sını Kuruyor: Avrupa İstihbaratında Yeni Dönem

1 sa önce

Romanya, F-16 ile NATO Hava Sahasında İHA Düşürdü
Savunma

Romanya, F-16 ile NATO Hava Sahasında İHA Düşürdü

1 sa önce

Tayvan Donanması İlk Batch 2 Tuo Chiang Sınıfı Korveti Hizmete Aldı
Savunma

Tayvan Donanması İlk Batch 2 Tuo Chiang Sınıfı Korveti Hizmete Aldı

1 sa önce

Avrupa'nın Tehlikeli Füze Açığı Kapanıyor
Savunma

Avrupa'nın Tehlikeli Füze Açığı Kapanıyor

2 sa önce

Yorumko SPONSORLU
Gerçek insanlar, gerçek yorumlar. Yorum yap, ek gelir elde et — kredilerini hediye çekine çevir.
Google yorumu satın al Yorum yap, kazan
Para kazandıran uygulamalar Evden ek gelir Instagram takipçi satın al Blog
SEPA.tr SPONSORLU
Türkiye'nin bağımsız SEPA, IBAN ve euro transfer rehberi. 30'dan fazla ücretsiz araç — IBAN/BIC doğrulama, transfer maliyeti, banka SEPA desteği.
IBAN Doğrulama SEPA mı SWIFT mi?
SEPA transfer ücreti Türkiye'nin SEPA başvurusu Tüm araçlar sepaturkiye.com sepaturkey.com (EN)
O
Offerqo SPONSORLU
Diş klinikleri için teklif platformu — diş bazında tedavi planı, hastanın dilinde markalı teklif, okunma anında bildirim.
30 gün ücretsiz dene Türkçe