NPR sunucusu Ayesha Rascoe, Orta Doğu Enstitüsü kıdemli araştırmacısı Natan Sachs ile gerçekleştirdiği söyleşide, İran'a yönelik olası bir askeri müdahalenin ABD ve İsrail'deki seçmen davranışları üzerindeki etkilerini ele aldı. Söyleşide ayrıca Batı Şeria'daki son gelişmeler ve her iki ülkedeki seçim dinamikleri de masaya yatırıldı. Sachs, İran'ın nükleer programına ilişkin artan endişelerin, özellikle İsrail'deki seçim kampanyalarında belirleyici bir tema haline geldiğini vurguladı.
İran Meselesi ve Seçim Kampanyaları
ABD'de Başkan Donald Trump yönetiminin İran'a yönelik sert tutumu, Cumhuriyetçi seçmen tabanında geniş destek görürken, Demokratlar arasında diplomasiye öncelik verilmesi yönünde bir eğilim olduğu belirtiliyor. Sachs, İran'a yönelik bir askeri operasyonun ABD'deki seçim sonuçlarını doğrudan etkileyebileceğini, ancak bunun seçmenin güvenlik algısına ve ekonomik kaygılara bağlı olduğunu ifade etti. İsrail'de ise Başbakan Binyamin Netanyahu'nun İran karşıtı söylemi, sağ seçmenin mobilizasyonunda kilit rol oynuyor. Ancak Sachs, İsrail kamuoyunda İran'a karşı geniş bir fikir birliği olsa da, askeri eylemin zamanlaması ve kapsamı konusunda bölünmeler yaşandığını kaydetti.
Batı Şeria'daki gelişmeler de seçim gündemini şekillendiriyor. İsrail'in Batı Şeria'daki yerleşim politikaları ve Filistinlilere yönelik muamele, hem İsrail iç siyasetinde hem de ABD'deki Demokrat Parti içinde tartışma yaratıyor. Sachs, özellikle genç Amerikalı Yahudi seçmenler arasında İsrail politikalarına yönelik eleştirilerin arttığını ve bunun ABD siyasetine yansıdığını belirtti.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İran'ın nükleer programı, Orta Doğu'nun en hassas güvenlik meselelerinden biri olmayı sürdürüyor. 2015'te imzalanan nükleer anlaşmadan ABD'nin 2018'de tek taraflı çekilmesi sonrası İran, uranyum zenginleştirme faaliyetlerini hızlandırdı. Bu durum, İsrail ve ABD'de askeri seçeneklerin tartışılmasına yol açtı. Sachs, olası bir İran savaşının sadece bölgesel değil, küresel enerji piyasaları ve güvenlik dengeleri üzerinde de derin etkiler yaratacağını vurguladı. Ayrıca, İsrail'deki seçimlerin ABD'nin Orta Doğu politikasını şekillendireceğini, çünkü iki ülke arasındaki özel ilişkinin Washington'ın bölgedeki stratejik kararlarını etkilediğini sözlerine ekledi.
ABD'de ise 2024 başkanlık seçimleri yaklaşırken, İran politikası her iki partinin de odak noktasında. Cumhuriyetçiler, Biden yönetimini İran'a karşı yumuşak davranmakla suçlarken, Demokratlar diplomasi kanallarının açık tutulması gerektiğini savunuyor. Sachs, seçmenlerin bu konudaki tutumunun, ekonomik kaygılar ve güvenlik endişeleri arasındaki dengeye bağlı olduğunu belirtti. İsrail'de ise seçimlerin, Netanyahu'nun liderliğinde İran'a karşı daha agresif bir çizgi izlenip izlenmeyeceğini belirleyeceğini ifade etti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran'a yönelik olası bir askeri müdahale ve İsrail-ABD seçim dinamikleri, Türkiye'nin bölgesel güvenlik ve enerji politikalarını doğrudan etkileyebilir. Türkiye, İran ile ticari ve enerji ilişkilerine sahip olup, aynı zamanda ABD ve İsrail ile dengeli bir diplomasi yürütmektedir. İran'da istikrarsızlık, sınır güvenliği ve mülteci akınları açısından risk oluştururken, ABD'nin İran politikasındaki değişim Türkiye'nin NATO içindeki konumunu ve bölgesel denklemleri etkileyebilir. Ayrıca, İsrail'deki seçim sonuçları, Doğu Akdeniz ve Suriye başta olmak üzere Türkiye'nin bölgesel çıkarlarını şekillendirecek faktörler arasında yer alıyor.