İran, savaş sonrası dönemin getireceği tehlikeli geçişe hazırlanıyor. Uzmanlar, savaşın bitmesiyle birlikte ülkede birliğin yerini alacak kırılgan barış ortamında hiperenflasyon, yüzde 10’luk ekonomik daralma, elektrik kesintileri ve yargı reformu çağrılarının öne çıkacağını belirtiyor. Savaş öncesi kanlı protestolara yol açan koşulların daha da ağırlaştığı ifade ediliyor.
Gelişmenin arka planı
İran, son yıllarda ağır uluslararası yaptırımlar ve iç ekonomik krizle boğuşuyor. Ülkede enflasyon oranı yüzde 50’nin üzerine çıkarken, temel gıda maddelerine erişim giderek zorlaşıyor. Elektrik kesintileri, özellikle yaz aylarında sanayi üretimini ve günlük yaşamı felç ediyor. Savaş sırasında uygulanan olağanüstü önlemler, hükümetin bir nebze kontrolü elinde tutmasını sağlamıştı. Ancak savaşın sona ermesiyle birlikte bu önlemlerin kaldırılması, birikmiş toplumsal hoşnutsuzluğu yeniden su yüzüne çıkarabilir.
Uzmanlara göre, 2022’de Mahsa Amini’nin ölümüyle başlayan protesto dalgasının temelinde ekonomik sorunlar yatıyordu. O dönemde hükümet, güç kullanarak protestoları bastırmış ancak altta yatan nedenleri çözememişti. Şimdi ise aynı koşullar, savaşın yarattığı yıkım ve kaynak kıtlığıyla daha da ağırlaşmış durumda. İran’ın doğal gaz ve elektrik altyapısı savaş sırasında ciddi hasar gördü. Bu durum, kış aylarında daha büyük karartmalara yol açabilir.
Bölgesel ve küresel boyut
İran’daki istikrarsızlık, tüm Ortadoğu’yu etkileme potansiyeline sahip. Ülke, Yemen’deki Husiler, Lübnan’daki Hizbullah ve Suriye’deki rejim gibi bölgesel aktörlerle olan bağlantıları nedeniyle kilit bir konumda. Ekonomik kriz ve iç karışıklık, İran’ın bölgesel projeksiyonunu zayıflatabilir. Ayrıca, nükleer programı konusunda Batı ile devam eden görüşmelerde Tahran’ın elini zayıflatabilir. Küresel petrol piyasaları da İran’daki gelişmelere duyarlı; ülke, OPEC üyesi olarak önemli bir üretici konumunda.
Uluslararası toplum, İran’daki durumu yakından izliyor. ABD ve Avrupa Birliği, tahıl ve ilaç gibi insani yardım malzemelerinin İran’a ulaşması için yaptırım muafiyetleri sağlamış olsa da, genel yaptırım rejimi devam ediyor. Çin ve Rusya ise İran’la ekonomik ve askeri işbirliğini sürdürüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran’daki istikrarsızlık, Türkiye için de önemli sonuçlar doğurabilir. İki ülke arasındaki ticaret hacmi 2023’te yaklaşık 5 milyar dolar seviyesindeydi; enerji alanında ise Türkiye doğal gaz ve petrol ithalatının bir kısmını İran’dan karşılıyor. Ekonomik kriz nedeniyle bu ticaretin daralması, Türkiye’yi enerji arzı ve dış ticaret açığı açısından etkileyebilir. Ayrıca, sınır güvenliği ve PKK/PJAK gibi ortak terör tehdidi, Tahran’daki otorite boşluğundan olumsuz etkilenebilir. Bölgesel güç dengesi açısından, zayıflayan bir İran, Türkiye’nin Kafkasya ve Ortadoğu’daki manevra alanını genişletebilir ancak aynı zamanda yeni güvenlik riskleri de yaratabilir.