İran'ın gayri safi yurtiçi hasılası (GSYH), 21 Mart-21 Haziran 2024 döneminde bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla %10,1 oranında küçüldü. Resmi verilere göre bu, ülke ekonomisinin son yıllarda kaydettiği en sert daralma oldu. İran hükümeti, ABD ile yaşanan askeri ve diplomatik gerilimin ekonomiyi derinden sarstığını kabul etti.
Ekonomik Daralmanın Arka Planı
İran İstatistik Merkezi'nin açıkladığı verilere göre, ülke ekonomisi yılın ilk çeyreğinde ciddi bir daralma yaşadı. Bu dönem, İran ve ABD arasındaki gerilimin zirveye ulaştığı, bölgede askeri hareketliliğin arttığı ve İran'a yönelik yaptırımların sıkılaştırıldığı bir zaman dilimine denk geldi. GSYH'deki %10,1'lik düşüş, tarım, sanayi ve hizmet sektörlerinin tamamında görülen zayıflıktan kaynaklandı.
Uzmanlar, bu daralmanın temel nedenleri arasında petrol ihracatındaki kesintiler, döviz gelirlerindeki azalma, yüksek enflasyon ve artan işsizlik olduğunu belirtiyor. ABD'nin uyguladığı yaptırımlar, İran'ın uluslararası finans sisteminden dışlanmasına ve ticaret ortaklarının azalmasına yol açtı. Ülke içinde ise yatırımlar durma noktasına geldi, üretim maliyetleri arttı.
İran hükümeti, ekonomik daralmayı kabul etmekle birlikte, bunun geçici olduğunu ve savaş sonrası toparlanma sürecinin hızlı olacağını savunuyor. Ancak bağımsız ekonomistler, yapısal sorunlar ve dış baskılar nedeniyle iyileşmenin zaman alacağı görüşünde. Özellikle genç nüfusta işsizlik oranının %25'i aştığı, enflasyonun ise resmi rakamlara göre %40'ın üzerinde seyrettiği belirtiliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İran ekonomisindeki bu daralma, Orta Doğu'nun genel istikrarını da olumsuz etkiliyor. İran, bölgede önemli bir ticaret ve enerji aktörü konumunda. Ekonomik küçülme, İran'ın Suriye, Irak, Lübnan ve Yemen gibi ülkelerdeki vekil gruplara sağladığı mali desteği azaltabilir. Bu durum, bölgesel güç dengelerini değiştirebilir.
Küresel enerji piyasaları açısından ise İran'ın petrol üretimi ve ihracatındaki düşüş, arz sıkıntısı yaratarak fiyatları yukarı çekebilir. Ancak Suudi Arabistan ve BAE gibi üreticilerin devreye girmesiyle bu etki sınırlanabilir. Yine de İran'ın nükleer programı ve bölgesel politikaları nedeniyle Batı ile ilişkilerinin gergin seyretmesi, yaptırımların sürmesine ve ekonominin daha da küçülmesine yol açabilir.
Uluslararası Para Fonu (IMF) da İran ekonomisinin 2024 yılı genelinde %6 civarında küçüleceğini öngörüyor. Bu tahmin, savaşın etkilerinin yıl boyunca hissedileceğini gösteriyor. İran'ın en büyük ticaret ortakları olan Çin ve Rusya ile ilişkileri ise kısmen devam ediyor; ancak bu ülkelerle yapılan ticaret, Batı pazarının kaybını tam olarak telafi edemiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran ekonomisindeki %10'luk daralma, Türkiye'yi doğrudan etkileyen sonuçlar doğurabilir. İran, Türkiye'nin önemli bir ticaret ortağı ve doğal gaz tedarikçisidir. Ekonomik küçülme, İran'ın Türkiye'ye gaz sevkiyatında aksamalara yol açabilir; bu da Türkiye'nin enerji güvenliğini riske atar. Ayrıca, İran'da artan işsizlik ve yoksulluk, Türkiye'ye yönelik düzensiz göçü tetikleyebilir. Sınır ticaretinin azalması, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da ekonomik sıkıntıyı artırır. Türkiye, İran ile dengeli ilişkiler yürütürken bir yandan da ABD yaptırımlarına uymak zorunda; bu ikilem, dış politikada manevra alanını daraltıyor. Bölgesel istikrar için İran'ın ekonomik toparlanması kritik önem taşıyor.