İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu'nun seçimler öncesinde daha fazla savaş aradığını belirterek, bölgede artan gerilime dikkat çekti. Arakçi'nin açıklaması, Yemen'de Husiler ile Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçleri arasındaki çatışmaların yeniden şiddetlenmesiyle aynı döneme denk geldi.
Diplomatik gerilim ve iç siyaset
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, yaptığı açıklamada İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu'nun yaklaşan seçimler öncesinde daha fazla savaş arayışında olduğunu öne sürdü. Netanyahu'nun iç siyasi baskılardan kaçmak için bölgesel çatışmaları körüklediğini ima eden Arakçi, İsrail'in eylemlerinin Orta Doğu'da istikrarsızlığı artırdığını vurguladı. İran'ın resmi haber ajansı IRNA'ya konuşan Arakçi, "Netanyahu, seçimler yaklaşırken savaş çığırtkanlığı yaparak kamuoyunun dikkatini dağıtmaya çalışıyor" dedi.
İsrail tarafından henüz bu açıklamaya resmi bir yanıt gelmedi. Ancak İsrail hükümeti daha önce İran'ı bölgede istikrarsızlık yaratmakla suçlamıştı. Netanyahu'nun koalisyon ortaklarıyla yaşadığı anlaşmazlıklar ve yargı reformu protestoları, erken seçim tartışmalarını beraberinde getirmişti. İsrail'de bir sonraki seçimlerin ne zaman yapılacağı henüz netleşmiş değil; ancak siyasi analistler, Netanyahu'nun dış politika ve güvenlik konularını öne çıkararak seçmen desteğini konsolide etmeye çalışabileceğini belirtiyor.
Yemen'de çatışmalar tırmanıyor
Öte yandan Yemen'de, İran destekli Husiler ile Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçleri arasındaki çatışmalar son günlerde yoğunlaştı. Yerel kaynaklara göre, başkent Sana'nın kuzeyinde ve Marib ilinde şiddetli çatışmalar yaşanıyor. Husiler, koalisyon güçlerine ait hedeflere insansız hava araçları ve balistik füzelerle saldırılar düzenlediğini açıkladı. Suudi Arabistan, birkaç gün önce Husilerin kontrolündeki bölgelere yönelik hava saldırılarını artırdı.
Birleşmiş Milletler Yemen Özel Temsilcisi Hans Grundberg, taraflara itidal çağrısında bulunarak, çatışmaların siviller üzerindeki yıkıcı etkisine dikkat çekti. Yemen'de yıllardır süren iç savaş, dünyanın en büyük insani krizlerinden birine yol açmış durumda. BM verilerine göre, ülke nüfusunun yüzde 80'i insani yardıma muhtaç.
Bölgesel ve küresel yansımalar
İran ve İsrail arasındaki karşılıklı suçlamalar, Orta Doğu'da zaten kırılgan olan güvenlik ortamını daha da gerginleştiriyor. Arakçi'nin açıklamaları, İran'ın İsrail'e yönelik söylemini sertleştirdiği bir dönemde geldi. İsrail ise İran'ın nükleer programına ilişkin endişelerini sık sık dile getiriyor ve askeri seçeneği masada tuttuğunu belirtiyor.
Yemen'deki çatışmalar ise Suudi Arabistan ile İran arasındaki vekalet savaşının bir yansıması olarak görülüyor. Suudi Arabistan, Husileri İran'ın bölgedeki uzantısı olarak nitelendiriyor. İran ise Husilere verdiği desteği kabul etmekle birlikte, siyasi bir çözüm çağrısı yapıyor. BM Güvenlik Konseyi, Yemen'de ateşkes sağlanması için çeşitli girişimlerde bulundu; ancak kalıcı bir barış sağlanamadı.
Uluslararası toplum, İran ve İsrail arasındaki gerilimin daha geniş bir bölgesel çatışmaya dönüşmesinden endişe ediyor. ABD, Suudi Arabistan'ın güvenliğine verdiği desteği yinelerken, İran'a yönelik yaptırımları sürdürüyor. Avrupa Birliği ise diplomatiye öncelik verilmesi çağrısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ve İsrail arasındaki gerilimin tırmanmasından doğrudan etkilenebilecek konumda. Yemen'deki çatışmaların şiddetlenmesi, Kızıldeniz ve Aden Körfezi'ndeki ticaret yollarının güvenliğini tehdit ediyor; bu da Türkiye'nin enerji ithalatı ve ihracat rotaları için risk oluşturuyor. Ayrıca Türkiye, bölgesel istikrarın sağlanması için diplomatik girişimlerini sürdürüyor ve İran ile Suudi Arabistan arasında denge politikası izliyor. Olası bir geniş çaplı çatışma, Türkiye'nin güvenlik çevresini olumsuz etkileyebilir ve mülteci akınlarını tetikleyebilir.