İranlı müzakereciler, nükleer programla ilgili kritik görüşmeler için İsviçre'ye doğru yola çıkarken, ABD Başkanı Donald Trump, barış görüşmelerinin başarısız olması halinde Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilere vergi uygulama tehdidinde bulundu. Trump, düzenlediği bir basın toplantısında, boğazdan geçişlerin şu anda ücretsiz olduğunu ancak İran ile varılacak bir anlaşmanın sağlanamaması durumunda ABD'nin bu geçişlerden vergi almayı değerlendirebileceğini ifade etti. Bu açıklamalar, küresel enerji ticaretinin can damarı olarak kabul edilen bölgede yeni bir gerilim dalgasına işaret ediyor.
Gelişmenin Arka Planı
Hürmüz Boğazı, dünya petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği stratejik bir su yoludur. Son yıllarda İran'ın nükleer faaliyetleri nedeniyle artan uluslararası baskı, Tahran yönetimini müzakere masasına oturmaya itti. İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif liderliğindeki heyet, İsviçre'nin Cenevre kentinde ABD'li yetkililerle bir araya gelmeye hazırlanıyor. Trump'ın sözleri, bu görüşmelerin hemen öncesinde bir pazarlık kozu olarak yorumlanıyor.
Uzmanlar, ABD'nin boğaza vergi getirmesinin uluslararası hukuka aykırı olabileceğine dikkat çekiyor. Öte yandan Trump yönetimi, bu tür bir önlemin İran'ı ekonomik olarak daha da sıkıştırmak ve müzakerede daha esnek hale getirmek amacıyla gündeme geldiğini savunuyor. Bölgede ABD donanmasının varlığı, bu tehdidin uygulanabilirliğini artıran bir faktör olarak değerlendiriliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Trump'ın tehdidi, yalnızca İran'ı değil, aynı zamanda Basra Körfezi'ne kıyısı olan diğer ülkeleri ve küresel enerji piyasalarını da yakından ilgilendiriyor. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar gibi büyük petrol ihracatçıları, boğazdan geçişlerin vergilendirilmesi durumunda ciddi ekonomik kayıplarla karşı karşıya kalabilir. Çin ve Hindistan gibi enerji ithalatçısı devler için de bu durum, petrol fiyatlarında ani bir artış anlamına gelebilir.
Bölgesel güvenlik uzmanları, ABD'nin bu hamlesinin İran'ı daha da köşeye sıkıştırabileceğini ve bunun da Tahran'ın askeri yanıtını tetikleyebileceğini belirtiyor. İran daha önce defalarca Hürmüz Boğazı'nı kapatma tehdidinde bulunmuş, ancak bu tehditlerini şimdiye kadar hayata geçirmemişti. Şimdi ise yeni bir kriz senaryosu, bölgede sıcak bir çatışma riskini artırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ihtiyacının büyük bir kısmını ithal eden bir ülke olarak Hürmüz Boğazı'ndaki olası bir krizden doğrudan etkilenecektir. Petrol fiyatlarındaki dalgalanma, Türkiye'nin cari açığını ve enflasyonunu artırabilir. Öte yandan Ankara, İran ve ABD arasında arabulucu rolü oynamaya çalışırken, boğazın güvenliği konusunda da taraf olmak zorunda kalabilir. Türkiye, bölgesel istikrarın korunması için diyalog çağrısında bulunsa da, Trump'ın bu tehdidi Ankara'nın dış politikasını zorlayacak yeni bir sınav anlamına geliyor. Ayrıca Türk şirketlerinin Körfez ülkeleriyle ticareti de bu durumdan olumsuz etkilenebilir.