İran’da dini lider Ayetullah Seyyid Ali Hamaney, yargı başkanının talebi üzerine 2 binin üzerinde mahkumun cezasının affedilmesi, hafifletilmesi veya dönüştürülmesi yönünde karar verdi. Anadolu Ajansı’nın haberine göre, Hamaney’in onayladığı af kararı, Şii Müslümanların en önemli dini günlerinden biri olan Gadir-i Hum Bayramı öncesinde kamuoyuna duyuruldu. Karar, İran yargı sisteminde genellikle dini bayramlar ve ulusal günlerde uygulanan toplu af geleneğinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Af kararının kapsamı ve niteliği
İran yargı erki başkanı Muhsin Ejei'nin hazırladığı ve dini lider Hamaney'e sunduğu listede, çeşitli suçlardan hüküm giymiş 2 bin 74 kişinin bulunduğu belirtiliyor. Af kapsamına giren mahkumların bir kısmının cezalanın tamamen kaldırılması, bir kısmının ise hafifletilmesi veya para cezasına dönüştürülmesi öngörülüyor. İran yasalarına göre, dini liderin onayı olmadan kitlesel af çıkarmak mümkün değil. Hamaney daha önce de Nevruz Bayramı ve İslam Devrimi’nin yıldönümü gibi özel günlerde binlerce mahkumun affedilmesine yeşil ışık yakmıştı. Bu tür af kararları, rejimin toplumda bir miktar nefes alma ve kamuoyu desteğini artırma aracı olarak görülüyor.
Af kararının özellikle ekonomik suçlar, hafif şiddet içeren suçlar ve belirli siyasi mahkumları kapsadığı belirtiliyor. Ancak İran yargısı, casusluk, ulusal güvenliğe karşı suçlar ve büyük çaplı uyuşturucu kaçakçılığı gibi ağır suçları af kapsamı dışında tutuyor. Gadir-i Hum Bayramı, Şii mezhebine göre Hz. Ali'nin halife olarak tayin edildiği günü temsil eder ve dini lider Hamaney, bu bayram arifesinde çıkarılan aflarla dini bir mesaj vermekten geri durmuyor.
Bölgesel ve siyasi bağlam
Af kararı, İran’ın iç siyasetinde yumuşama rüzgarlarının estiği bir döneme denk geldi. Yeni Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi yönetimi, Batı ile nükleer müzakerelerde esneklik sinyali verirken, içeride de toplumsal gerginliği azaltmak için adımlar atıyor. Reisi’nin yargı geçmişi, insan hakları örgütlerinin yoğun eleştirilerine maruz kalmasına neden olsa da, bu tür af kararları yurt içinde bir miktar meşruiyet kazanmasına yardımcı olabilir. Ancak uluslararası kamuoyu, İran’daki infaz sayılarının hala dünyanın en yükseklerinden biri olduğuna dikkat çekiyor. Birleşmiş Milletler ve insan hakları kuruluşları, İran’da idam cezasının sıklıkla kullanıldığını ve adil yargılama standartlarının ihlal edildiğini raporluyor.
Bölgesel düzeyde, İran’ın bu tür dini günlerde af çıkarması, özellikle Irak, Lübnan, Bahreyn gibi Şii nüfusun yoğun olduğu ülkelerde Ankara’nın itibarını artırabilir. Gadir-i Hum Bayramı, Şii coğrafyasında büyük kutlamalarla geçirilirken, Tahran yönetimi bu tür sembolik adımlarla bölgedeki dini liderliğini pekiştirmeye çalışıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran’daki toplu af kararı, doğrudan Türkiye’yi hedef alan bir gelişme olmasa da bölgesel istikrar ve ceza adaleti sistemi açısından dolaylı etkiler taşıyor. Af kapsamı dışında tutulan casusluk ve milli güvenlik suçları, İran’ın yargı sisteminde Türkiye’ye yönelik casusluk faaliyetlerinde bulunan kişilerin de bu aftan yararlanamadığı anlamına geliyor. Bölgesel boyutta, İran rejiminin içeride rahatlama adımı atması, uzun vadede Tahran ile Ankara arasındaki diplomatik ilişkileri pozitif etkileyebilir. Ancak İran’daki insan hakları ihlalleri ve idam cezası uygulamaları, Türkiye’nin AB sürecinde ve Batı ile ilişkilerinde sıklıkla gündeme gelen konulardan biri. Bu nedenle Ankara, İran’ın adımını memnuniyetle karşılasa da, sistematik sorunların çözülmediği sürece bu tür afların kalıcı bir etki yaratmayacağını düşünüyor.