Umman Dışişleri Bakanı, İran ile birkaç Körfez ülkesi arasında Hürmüz Boğazı'nda geçici bir deniz şeridi oluşturulmasına yönelik pazartesi günü yapılması planlanan toplantının ertelendiğini duyurdu. Basına kapalı gerçekleşmesi beklenen görüşme, bölgede artan gerginlik ortamında kritik bir adım olarak görülüyordu. Umman'ın ev sahipliğinde yapılacak toplantıya İran'ın yanı sıra Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar gibi Körfez ülkelerinin katılması öngörülüyordu. Erteleme kararının nedeni henüz resmi olarak açıklanmadı.
Gelişmenin arka planı
Hürmüz Boğazı, dünya petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği stratejik bir su yolu. Son aylarda bölgede yaşanan tanker olayları, İran'ın nükleer programına ilişkin müzakerelerin tıkanması ve ABD yaptırımları, bölgeyi istikrarsızlaştırdı. İran ile Körfez ülkeleri arasında doğrudan temas kanalları sınırlı; bu toplantı, taraflar arasında nadir bir diyalog kapısı olarak değerlendiriliyordu. Geçici seyir şeridi fikri, askeri çatışma riskini azaltmak ve ticari gemilerin güvenliğini artırmak amacı taşıyor. Ancak taraflar arasındaki güvensizlik ve bölgesel rekabet, böyle bir mekanizmanın hayata geçirilmesini zorlaştırıyor.
Umman, uzun süredir İran ile Batı ve Körfez ülkeleri arasında arabuluculuk rolü üstleniyor. Maskat yönetimi, hem İran ile iyi ilişkilerini koruyor hem de ABD ve Suudi Arabistan ile güvenlik işbirliği yapıyor. Bu nedenle toplantının Umman'da yapılması sembolik açıdan önemliydi. Erteleme, arabuluculuk çabalarına darbe vurdu. Uzmanlar, ertelemenin arkasında İran'ın şerit oluşturma konusundaki isteksizliği veya Körfez ülkelerinin yeterli katılım göstermemesi gibi nedenlerin olabileceğini belirtiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Hürmüz'de yaşanabilecek bir tıkanıklık, küresel enerji piyasalarında fiyat şoklarına yol açabilir. Dünya petrol ticaretinin önemli bir kısmı bu boğazdan geçiyor; Asya'dan Avrupa'ya uzanan tedarik zincirleri doğrudan etkilenir. Bu nedenle bölgesel istikrar sadece kıyıdaş ülkeler için değil, tüm dünya ekonomisi için kritik. Toplantının ertelenmesi, diplomatik çözüm arayışlarının sekteye uğradığını gösteriyor ve gerilimin daha da tırmanma ihtimalini artırıyor.
Öte yandan İran, nükleer anlaşmazlıkta Batı ile müzakereleri sürdürürken Körfez ülkeleriyle de güven artırıcı adımlar atmak istiyor. Ancak Suudi Arabistan ve BAE gibi ülkeler, İran'ın bölgesel yayılmacı politikalarından endişeli. Geçici seyir şeridi, askeri çatışmayı önlemek için bir güvenlik mekanizması olarak düşünülmüştü. Erteleme, bu mekanizmanın yakın vadede kurulamayacağını gösteriyor. Uluslararası denizcilik kuruluşları, bölgede seyreden gemilere yönelik risklerin sürdüğünü belirtiyor.
ABD, Hürmüz'deki güvenlik için Körfez ülkeleriyle ortak devriyeler düzenliyor. İran ise bu devriyeleri provokasyon olarak nitelendiriyor. Toplantının ertelenmesi, Washington'un bölgedeki askeri varlığını yeniden gözden geçirmesine neden olabilir. Ayrıca Çin ve Rusya gibi aktörler de bölgedeki gelişmeleri yakından izliyor; enerji güvenlikleri Hürmüz'e bağlı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hürmüz Boğazı'ndaki istikrarsızlık, Türkiye'nin enerji arz güvenliğini doğrudan etkiliyor. Türkiye, petrol ve doğalgaz ihtiyacının büyük kısmını bu bölgeden karşılıyor; boğazda yaşanacak bir kriz, enerji fiyatlarını yükselterek cari açığı artırabilir. Ayrıca Türkiye, İran ile Körfez ülkeleri arasında denge gözetiyor ve bölgesel diyalog girişimlerini destekliyor. Erteleme, Türkiye'nin arabuluculuk rollerine de zarar verebilir. Orta Doğu'da istikrarın sağlanması, Türkiye'nin güvenliği ve ekonomik çıkarları için hayati önem taşıyor.