Tahran'da 19 yaşındaki ikiz kız kardeşler Taraneh ve Romina Rahimi, 2022 yılında Mahsa Amini'nin ölümünün ardından başlayan protestolara katıldıkları gerekçesiyle gece yarısı maskeli kişilerce evlerinden alınarak tutuklandı. İran İslam Devrimi Muhafızları tarafından gönderildikleri tespit edilen bu kişiler, kız kardeşleri bilinmeyen bir yere götürdü. Şimdi, Taraneh Rahimi hakkında verilen ölüm cezası, İran'daki protestolara yönelik sert baskının son örneği olarak uluslararası kamuoyunda yankı buldu.
Tutuklanma ve İşkence İddiaları
Kaynaklara göre, Taraneh Rahimi'ye kız kardeşi Romina'yı tehdit ederek itiraf imzalatıldı. Yetkililer, Taraneh'e, eğer itiraf etmezse hapishane gardiyanlarının kız kardeşine tecavüz edeceğini söyledi. Bu baskı altında Taraneh'in suçunu kabul ettiği belirtiliyor. İkiz kardeşler, tutuklandıklarında henüz 19 yaşındaydı ve lise öğrencisiydiler. Gözaltına alınma anı, İran genelinde protestoların sürdüğü 2022 sonbaharına denk geliyor.
İran yargısı, Taraneh Rahimi'yi "yeryüzünde fesat çıkarmak" suçlamasıyla yargılayarak ölüm cezasına çarptırdı. Bu suçlama, İran'da sıklıkla protestoculara karşı kullanılan ve idamla sonuçlanabilen ağır bir suçlama. Romina'nın durumu ise belirsizliğini koruyor; kendisinin de ağır işkence gördüğü ve cezaevinde tutulmaya devam ettiği bildiriliyor. Ailesi, kızlarının akıbetini öğrenmek için girişimlerde bulunsa da yetkililerden bilgi alamıyor.
İran'da Protestoların Bastırılması ve Uluslararası Tepkiler
2022'de Mahsa Amini'nin "ahlak polisi" tarafından gözaltına alındıktan sonra hayatını kaybetmesiyle başlayan protestolar, İran'ın dört bir yanına yayıldı. Gösterilerde yüzlerce kişi hayatını kaybetti, binlercesi tutuklandı. İran hükümeti, protestoları "dış güçlerin kışkırttığı" bir komplo olarak nitelendirerek sert müdahalede bulundu. Birçok kişi idam cezasına çarptırıldı, bazıları infaz edildi. Uluslararası Af Örgütü ve insan hakları kuruluşları, İran'da adil yargılanma olmadığını ve itirafların işkence altında alındığını belirtiyor. Birleşmiş Milletler de İran'daki insan hakları ihlallerini kınadı, ancak Tahran yönetimi uluslararası çağrıları reddediyor. İkiz kardeşlerin hikâyesi, İran'daki adalet sisteminin siyasi amaçlarla nasıl kullanıldığının çarpıcı bir örneği olarak görülüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran'daki bu insan hakları ihlali, Türkiye'nin sınır komşusu olan bir ülkede istikrarsızlık ve baskı ortamının sürmesi anlamına geliyor. Türkiye, İran ile diplomatik ve ekonomik ilişkilerini sürdürürken, bölgede artan otoriterleşme ve insan hakları ihlalleri, uzun vadede güvenlik riskleri doğurabilir. İran'daki protestoların bastırılması, Türkiye'ye yönelik olası mülteci akınını tetikleyebilir ve sınır güvenliğini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, Türkiye'nin Batı ile ilişkilerinde İran faktörü, denge politikası açısından hassas bir konum oluşturuyor. Türkiye, insan hakları savunuculuğu ile İran'la olan enerji ve ticaret bağlarını dengeleme çabasında. Bu tür olaylar, Türkiye'nin bölgesel istikrar arayışını zorlaştırırken, uluslararası toplum nezdinde İran'a yönelik yaptırımların artması hâlinde Türkiye'nin ekonomik etkilenmesi de söz konusu olabilir.